• Dolar Alış TL
  • Dolar Satış TL
  • Euro Alış TL
  • Euro Satış TL
Reklam
Reklam

120 SAATLİK SÜREDEN SONRA, 150 SAATLİK SÜRE DE DOLDU

Reklam
, 0 Yorum

Önce Türkiye ile ABD arasında mutabakata varılmış ve terör örgütü mensuplarının güvenli bölgeyi boşaltmaları için 120 saatlik süre tanınmıştı. 120 saatlik süre dolmuşken bu defa da Türkiye ile Rusya arasında Soçi’de varılan mutabakat çerçevesinde terör örgütü YPG/PKK’ya Güvenli Bölge’den çekilmesi için 150 saatlik bir süre daha verildiği açıklandı.

YPG’li teröristlerin Fırat’ın doğusundaki sınır hattından 30 kilometre güneye inmesini, Fırat’ın batısındaki Menbiç ve Tel Rıfat’tan ise tamamen çekilmelerini taahhüt altına alan anlaşma için tanınan 150 saatlik süre de 29 Ekim 2019 günü saat 18.00’de sona ermiş bulunmaktadır. Terör örgütleri, gerçekten de güvenli bölgeyi terkettiler mi, yoksa bu bir oyalamaca taktiğimiydi!

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar “YPG terör örgütünün Barış Pınarı Harekat Bölgesinde kaldığı gözüküyor. ABD’nin de ‘çıkardık’ diye beyanları açık. ABD askeri ataşesini Genelkurmay’a davet edip, ‘Bunun izahı nedir?’ diye sorduk” dedi. Bu açıklamadan sonra konuşan Rusya Genelkurmay Başkanı Sergey Şoygu ise  çekilmenin tamamlandığını öne sürdü.

120 saatlik ilk süreye 150 saatlik süreyi de eklerseniz, 270 saatlik zaman dilimi olur. Bu süre zarfında genişliği 450, derinliği 30 kilometre olan bir alanı boşaltmak gayetle kolaydır. Tabii, gerçekten boşaltmaya niyetleri vardıysa!

Gerçekte, terör örgütünün güvenlikli bölgeyi boşaltıp, boşaltmamalarının pek bir anlamı yok. Terör örgütü ha sınırımızda olmuş, ha 30 kilometre öteye çekilmiş, ne farkeder. Terör örgütü kalıcı hale getirildikten sonra, asıl tehlike devam ediyor demektir.

Şimdi sorulması gereken soru budur. YPG denilen terör örgütü dağıtılacak mı, varlığını koruyacak mı! YPG’nin sözde lideri Mazlum Kobani, Başkan Trump’ın davetlisi olarak ABD’ye gideceğine göre, bu terör örgütünün dağıtılması söz konusu değildir. Üstelik ABD, Suriye’deki petrol yataklarının bekçiliğini de YPG’ye devrettiğini açıklamış bulunuyor. Bu duruma Suriye’nin meşru hükümetiyle, destekçisi Rusya ne der, henüz belli değil!

İşin gerçeği şu ki baştan itibaren Suriye’ye müdahale etmemiz ve (EMEVİ CAMİİNDE CUMA NAMAZI KILMAK) hayâlimiz yanlıştı. Suriye politikası baştan sona yanlıştı. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekâtları, siyasi otoritenin hatalarının onarılması açısından gerçekleştirilmiştir. TSK’nın büyük bir başarıyla gerçekleştirdiği bu harekâtlar, siyasi otoritenin Suriye politikasındaki yanlışları düzeltmeğe yetecek mi, bunun sonucu bugün değil, ancak birkaç yıl sonra ortaya çıkacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN