• Dolar Alış 7.5796TL
  • Dolar Satış 7.5493TL
  • Euro Alış 8.8341TL
  • Euro Satış 8.7989TL
Reklam
Reklam

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE KADIN HAKLARI GÜNÜ

Reklam
, 0 Yorum

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak Mustafa Kemal ATATÜRK’ü elbette çok sevmemiz lâzım. Ancak, Türk kadınlarının ATATÜRK’Ü Türk erkeklerden kat-kat fazla sevmeleri gerektiğinin altını çizelim. Mustafa Kemal ATATÜRK, kadınlara o kadar çok önem vermiş ki, bütün bu gerçeğe rağmen O’nu sevmeyen kadın varsa, sözün tam anlamıyla nankörlük ediyor demektir.

5 Aralık gününü (Kadın Hakları Günü) olarak kutlamamızın sebebi 1934 yılında Türk Kadınına seçme ve seçilme hakkının tanınmasından dolayıdır. Mustafa Kemal ATATÜRK Türkiye’sinde kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildiği tarihte, henüz Avrupa’nın hiçbir ülkesinde kadınlara böyle bir hak tanınmamıştı. Türk kadınını, erkekle eşit şartlara taşıyan da ATATÜRK’TÜR.

Atatürk öncesi dönemde erkeğinin arkasında yürüyen kadın, çıkarılan yasalarla erkeklerle eşit haklara sahip olmuş, kafesini kırarak hak ettiği yere gelmiştir. Atatürk’ün kadınlar hakkındaki sözleri ise vecize olarak  nitelendirilmesi gereken söylemlerdir.

İşte, büyük ATATÜRK’ÜN kadınlara verdiği önemi vurgulayan söylemlerinden bazıları:

*Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye lâyıksın.

*Milletimiz güçlü bir millet olmaya azmetmiştir. Bunun gereklerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükselmelerini sağlamaktır. Bundan dolayı kadınlarımız ilim ve fen sahibi olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim basamaklarından geçeceklerdir.

*Kadının en büyük vazifesi analıktır! İlk terbiye verilen yerin ana kucağı olduğu düşünülürse, bu vazifenin ehemmiyeti lâyıkıyla anlaşılır.

*Dünyada her şey kadının eseridir.

*Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar.

*Kadınlar içtimai hayatta erkeklerle birlikte yürüyerek birbirinin yardımcısı ve destekçisi olacaklardır.

*Tarlalarda erkeklerle birlikte çalışan, kasabalarda pazar yerine giden, yumurta ve tavuğunu satan, ondan sonra kendisine gerekenleri bizzat satın alan, çalışmalarının hepsinde kocalarına yardımcı olan kadınlar!..

Ben bu kadınlar arasında kocalarından daha iyi işten anlayanlara ve hesap yapanlara rastladım.

*Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur.

*Milletin kaynağı, toplumsal hayatın temeli olan kadın ancak faziletli olursa görevini yerine getirebilir.

*Zaman ilerledikçe, ilim geliştikçe, medeniyet dev adımlarıyla yürüdükçe; hayatın, asrın bugünkü gereklerine göre evlat yetiştirme’nin güçlüklerini biliyoruz.

Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye, eski devirlerdeki gibi basit değildir. Gerekli özellikleri taşıyan evlat yetiştirmek, pek çok özelliği şahıslarında taşımalarına bağlıdır. Bu sebeple kadınlarımız, hatta erkeklerden daha çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgin olmaya mecburdurlar!

*Bir toplum, bir millet  erkek  ve  kadın  denilen iki cins insandan meydana gelir. Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça, diğer kısmı göklere yükselebilsin!

*Kadınlarımızın genel görev ve çalışmalarda paylarına düşen işlerden başka, en önemli, en hayırlı, en faziletli bir ödevleri de “iyi anne” olmalarıdır.

*Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan biçim ve kılıkta başarıdan çok; ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır! Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacağı aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım.

*Dünyada hiç bir milletin kadını “Ben Anadolu Kadınından fazla çalıştım. Milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu Kadını kadar emek verdim,” diyemez!

*Bizim toplumumuz için ilim ve fen lazım ise, bunları aynı derecede hem  erkek hem de kadınlarımızın iktisap etmesi lazımdır.

***

Evet, Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN KADINLARA VERDİĞİ VE YASALARLA PEKİŞTİRDİĞİ DEĞERİ kendi sözleriyle perçinledik. Şimdi annelerimiz, bacılarımız, teyzelerimiz, halalarımız, büyük annelerimiz, kızlarımız ve eşlerimiz hükmünde olan tüm KADINLARA seslenerek diyoruz ki, yatıp kalkın Atatürk’e dua edin. Hiçbir emek sarf etmeden sizlere verilen haklarınıza sahip çıkın. Sakın ha sakın, art niyetlilere kaptırmayın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN