• Dolar Alış 7.5593TL
  • Dolar Satış 7.5292TL
  • Euro Alış 8.9590TL
  • Euro Satış 8.9232TL
Reklam
Reklam

“ABD’YE HİÇ BU KADAR YAKIN OLMAMIŞTIK” DERKEN!!!

Reklam
, 0 Yorum

Türkiye ile ABD Arasında Vize krizi yaşanıyor. Vize olayının Kahramanı(!)    Mehmet Topuz adında (iddialara göre) bir vatan haini! ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu çalışanlarından olan Metin Topuz’un casusluk iddiasıyla FETÖ’den tutuklanması üzerine ABD ile Türkiye arasında vize krizi alevlendi.

ABD, Başkonsolosluk görevlisi Türk Vatandaşı Metin Topuz’un tutuklanmasının ardından Türkiye’den yapılacak vize taleplerini askıya aldığını açıkladı. Hemen arkasından Türkiye de (Madem sen benim vatandaşlarımın vize işlemlerini askıya aldın, ben de senin vatandaşlarının Türkiye’ye giriş taleplerini askıya aldım) dedi. İyi de kardeşim, bu durum biraz da (tavşan dağa küsmüş, dağın haberi yok!) deyimini anımsatmıyor mu!

Diyelim ki, mütekabiliyet hakkını kullanarak ABD vatandaşlarının Türkiye’ye girişlerini yasakladık. Peki, ABD’nin bundan ne zararı olacak. Zararı olmasına olacak ama Türkiye’nin zararıyla mukayese edilince asıl zarar edenin Türkiye olduğu aşikârdır. ABD’nin, vatandaşlarımıza vizeleri durdurduğunu açıklamasının hemen saatinde döviz ve altın fiyatları fırladı, borsa tepetaklak oldu.

ABD’nin dünya ülkeleri arasında daha önce  vatandaşlarına vize vermeyi durdurduğu 8 ülke vardı. Bunlar  İran, Libya, Somali, Suriye, Yemen, Çad, Kuzey Kore ve Venezuela idi. Şimdi bunlara bir de Türkiye eklendi.

Peki, ABD ile vize krizine yol açan bu Metin Topuz kimdir, bir de ona bakalım. 17/25 Aralık kumpasını planlayan FETÖ’cü  polis  müdürleri ve kaçak savcı Zekeriya Öz ile irtibatı belirlenen  ABD İstanbul  Başkonsolosluğu görevlisi! İşbu Metin Topuz, ‘Siyasi ve askeri casusluk’, ‘Anayasal düzeni bozmaya teşebbüs’ ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya  teşebbüs’ suçlaması kapsamında tutuklanmış bulunuyor. Daha sonra eşinin ve oğlunun da tutuklandığı söyleniyor. İddialara göre, Topuz’un irtibatta olduğu askerler arasında  İstanbul  eski İl Jandarma Komutan Yardımcısı Yarbay Oktay Akkaya,  Jandarma  Subay Yüksel Asan ile  Batman’da darbeye karşı direnen polisleri sindirmeye çalışan Emniyet Amiri Ali Şerbetçi ve Ankara’da Emniyet Genel Müdürlüğü’ne yapılan saldırıda etkin rol oynadığı iddia edilen Emniyet Müdürü Zeki Taşkın var.

17-25 Aralık kumpasını gerçekleştirdikleri iddia edilen polis müdürleri ve firari savcı Zekeriya Öz ile yoğun irtibatı tespit edilince tutuklanarak cezaevine gönderilen  ABD  İstanbul  Başkonsolosluğu çalışanı Metin Topuz’un, Zekeriya Öz’e, Beşiktaş Adliyesi’nde çalıştığı dönemde gizli tanık ayarladığı da ortaya çıkmış bulunmakta.

Metin Topuz’un FETÖ firarisi Zekeriya Öz ile irtibatlı olduğu için gözaltına alındığı,  aralarında çok sayıda telefon görüşmesi gerçekleştiğinin de tespit edildiği söyleniyor..

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı sevk yazısında, 1994-2017 yılları arasında 120 kez yurt dışına giriş çıkış kaydı bulunduğu belirtilen şüpheli Metin Topuz’un, başkası adına kayıtlı cep telefon numarasını kullandığı kaydedilerek, Fetullahçı Terör Örgütü’nün taşeron olarak kullanıldığı 17-25 Aralık girişiminde emniyet ve yargı ayağını yürüten şüphelilerle, eylemin asıl faili konumundaki dış istihbarat ve ülkeler arasında “aracılık görevini” yürüttüğü ifade edilmekte.

Metin Topuz’a isnat edilen suçlar arasında FETÖ’nün 17-25 Aralık’ta taşeron olarak kullanıldığı, dış istihbaratın ve ülkelerin 17-25 Aralık’ın asıl faili olduğu belirtilmekte.

Savcılık sorgusunda kendisine yöneltilen suçlamaları reddeden Topuz, görüştüğü emniyetçi ve askerlerle sadece görevi nedeniyle görüştüğünü, bunun dışında 17-25 Aralık’ta da 15 Temmuz darbe girişiminde de kendisinin bir rolü bulunmadığını söyleyerek suçlamaları reddetmekte.

ABD Büyükelçisi Bass, Metin Topuz’un tutuklanmasına ilişkin rahatsızlığını dile getirirken, “hükümetten bazılarının intikam peşinde olduğunu” söylemişti. Topuz’un tutuklanmasının ardından ABD Büyükelçiliği de Ankara’ya tepkisini “Mahkeme yerine medyada yargılıyorsunuz” diyerek göstermiş ve “Ortaklığımızı bozuyorsunuz” uyarısında bulunmuştu. Açıklamada, “Amerikan hükümeti, ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğunda görevli bir yerel çalışanın 4 Ekim tarihinde tutuklanmasından ve Türk hükümeti kaynakları tarafından sızdırılan ve görünüşe göre bu çalışanın hukuka dayalı bir mahkeme yerine medyada yargılanmasının amaçlanmasından büyük bir rahatsızlık duymaktadır” denilmişti. Askıya almayla, Trump’ın Başkanlık Kararnamesi’yle büyük tartışma yaratan kararı sonucu  ABD’nin  vize vermediği ülkeler olan  Suriye,  İran,  Libya,  Somali, Sudan ve Yemen’in yanına pratikte Türkiye de eklenmiş oldu. Bu suretle ABD ile “İlişkilerimiz Hiç Olmadığı Kadar Yakın” sözünden “ABD ile hiç bu kadar uzak düşmemiştik” durumuna gelindi. ABD’nin, Türk vatandaşlarının vize başvurularını askıya almasının, TSK’nın İdlib’e girdiği gün olması da dikkatleri çekici bir durum.

“SEN BENİMKİMİ YIKA,  İKİ KAT PARA VEREYİM!”

Siirt’in şakalarıyla ve nükteleriyle ünlü MOLLASI sürgünde, Batı’daki bir köyde imamlık yaparken, köylülerin cenazeleri olmuş. Kendisini çağırmışlar. Gasil ve tekfin işlerini en güzel şekilde yerine getirmiş, cenaze namazını da kıldırmış. Mezarda defin işlemine de nezaret etmiş ve ölünün telkinini yapmış.

Bütün bu işleri yapmasının bir bedeli olacağı muhakkak. Nitekim ölü sahipleri de MOLLANIN mezarlıktan ayrılmasına fırsat bırakmadan cebine bir miktar para bırakmışlar.

Hoca’nın:

-Gerek yok, ben bu işleri ALLAH RIZASI için yapıyorum! demesine karşılık, cenaze sahipleri parayı vermekte ısrarcı olmuşlar. Bunun üzerine Hoca da verilen parayı kabullenmek zorunda kalmış. Ölülerine bir kere daha rahmet dileklerini iletmiş.

Ancak, cenaze sahipleri ile Hoca arasında hasıl olan al-ver işine şahit olan yaşlı bir köylü, Hocanın parayı kabullenmesinden sonra, adeta tehdit edercesine, elindeki bastonu Hocaya doğru sallamış. Hoca, önce görmezden gelmiş ama, yaşlı adam baston sallama işini bir-iki defa daha tekrarlayınca dayanamamış, yaşlı adamın yanına gitmiş.

-Hayrola Amca, deminden beri bana ne demeye bastonunu sallayıp duruyorsun! diye sormuş.

Yaşlı adam hiddetle:

-Daha ne olsun, senin bu yaptığın düpedüz rüşvet almaktır! İmam, rüşvet alır mı? diyerek çatmış.

Bunun üzerine Siirtli Molla:

-Gerçi ben bu işi ALLAH RIZASI için yaptım. Cenaze sahipleri zorla cebime para koydular. Bak amca, imamların namaz kıldırmaktan başka bir görevleri de yoktur. Buna rağmen, ben cenazeyi yıkadım. Affedersiniz, haya yerlerini bile ufaladım.  Halâ cebime zorla konulan para için “RÜŞVETTİR!” diyorsan, gel sen de benimkimi yıka, ben sana, cebime konulanın iki katı para vereyim, demiş…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN