• Dolar Alış 7.5593TL
  • Dolar Satış 7.5292TL
  • Euro Alış 8.9590TL
  • Euro Satış 8.9232TL
Reklam
Reklam

AB’NİN BİLİNEN TUTUMU

Reklam
, 0 Yorum

Akdeniz’deki hak ve çıkarlarımızı korumaya yönelik alınan önlemleri hazmedemeyen Yunanistan, Mısır ile hukukla bağdaşmayan bir anlaşma imzalarken, Oruç Reis Gemimizin Akdeniz’e açılması nedeniyle de AB’den destek isteyerek acil toplantı çağrısı yaptı aynı zamanda… Medyada yer alan haberlere göre AB Komisyonu Dış İlişkiler Sözcüsü Peter Stano, “AB, Yunanistan ve Rum kesiminin yanında..” derken Güney Kıbrıs Rus Yönetimi Dışişleri Bakanı Nikos Hiristoduldis de Akdeniz’de çalışmalarını sürdüren Oruç Reis gemimizdeki görevli personel için “Uluslararası tutuklama emri çıkarma” tehdidinde bulunmuş küstahça…

Ülkemizin kuru tehditlere pabuç bırakmayacağı kesindir ve bazı yetkililerimiz Akdeniz’deki egemenlik haklarımızı yok saymak isteyen Yunanistan yönetimine mesajlar vererek duyurmuşlardır bu kararlılığı..  Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerin sürdürüleceğini dile getiren Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu; “Doğu Akdeniz’de hem Türkiye’nin hem de Kıbrıs Türkleri’nin haklarını sonuna kadar savunacağız, bundan taviz vermeyiz..” sözleri ile seslendirdi mesajını… Barışçıl tavrımızı dikkate almak yerine Akdeniz’i germeyi tercih eden Yunanistan’ın Başbakanınca AB’ye yapılan acil toplantı çağrısına Peter Stano’nun tarafsızlıkla bağdaşmayan yanıtını okurken, yıllardır çatısı altına girmeye çabaladığımız birliğin, hiç bir zaman lehimizde bir karar almadığı gerçeğini anımsadım bir kez daha… Kıbrıs’ta Güney Kıbrıs Rum Yönetimi gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin de bulunduğu bilindiği halde sadece Rum kesiminin üyeliğe kabul edilmesi, bu gerçeği çok net şekilde seriyor gözler önüne… AB’nin bundan böyle de tutumunda bir değişiklik olmayacağı kamu oyumuzun paylaştığı bir görüştür derken,  paylaşılan bir başka görüşün; “Niye haklı olduğumuz konularda bize destek veren ülkelerin sayısı yok mesabesinde kalıyor. Bazı Müslüman ülkelerin, Yunanistan’ı bize tercih etmeleri düşündürücüdür…” diye seslendirildiğine tanık olduğumu vurgulamak isterim ayrıca…

Yıllardır “Müttefik” ve “Stratejik ortak” diye ifade edilenlerin bizlere yönelik yamukluklarını göz önünde bulundurduğumda; dış politikamızın gözden geçirilmesi ve söz konusu gerekliliğin geciktiğine hükmediyorum başkaları gibi… 1974 yılında gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatlarından bir müddet sonra ilan edilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini tanıyan Müslüman ülkeler olmayışı ise çok düşündürücü… Müslüman ülkelerin güç birliği yapmaları gerekirken çoğunun, kendilerini birbirlerine kırdırmaya çalışan ülkelerle işbirliğini tercih etmeleri düşündürücü olduğu kadar çok üzücüdür aynı zamanda…

AB Komisyonu Dış İlişkiler Sözcüsü Peter Stano’nun Doğu Akdeniz’deki gelişmeler nedeniyle Atina ve Rum kesiminin yanında oldukları ifadesi, AB’nin bilinen her zamanki tutumundan biri olduğunun altını çizerken, yalnızlaşmama noktası da  mutlaka önemsenmelidir diye dikkatini çekiyorum etkili ve yetkililerin!..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN