• Dolar Alış 7.9641TL
  • Dolar Satış 7.9324TL
  • Euro Alış 9.4252TL
  • Euro Satış 9.3876TL
Reklam
Reklam

ANNELER GÜNÜ, BABALAR GÜNÜ VE DİĞER GÜNLER

Reklam
, 0 Yorum

Tüketim ekonomisini canlı tutmak için günler icat ediliyor. Her Mayıs ayının ikinci Pazar Günü (ANNELER GÜNÜ) olarak kutlanır. Anneler Gününü kutlayıp, Babaları ihmal etmek, babalara karşı saygısızlık(!) olacağından hemen bir de (BABALAR GÜNÜ) devreye sokuldu. Haziran aylarının üçüncü Pazar günleri de (BABALAR GÜNÜ) olsun, denildi! Biz de, toplum olarak (haydi olsun!) dedik!

Annelerin, babaların günlerini kutlarsanız, nineler ve dedeler boynu bükük kalmaz mıydı! Bunun için bir de (NİNELER VE DEDELER GÜNÜ) kotarıldı!

Çağdaş(!) Türkiye’de de, batı âlemine uyum sağlanarak Anneler Günü, Babalar Günü kutlanır hale geldi. Tabii, yine çağdaşlığın sonucu olarak (Nineler ve Dedeler Günü) kutlamaları da ihmal edilmedi!

Çağdaş olmak, çağdaş dünyanın hızına yetişmek elbette ki arzu edilen bir durumdur. Ancak teknolojik alanda da böyle bir atılım gösterebilseydik, kendimizi gerçek anlamda çağdaşlaşmış hissedebilecektik. Oysa teknoloji alanında batı medeniyetinden o kadar gerilerdeyiz ki! Tüketim ekonomisine yönelik günleri ön plana çıkararak çağdaşlaşacağımızı vehmediyorsak, bu gerçekten çok gülünçtür.

Anneler Günü ilk kez Amerika Birleşik Devletlerinde 1908 yılında kutlandı.  Bu ülkenin senatosu ise 1914 yılında bu günü resmi bayram olarak kabul etti  Aradan 41 yıl geçtikten sonra Türkiye’de de kutlanmaya başlandı.

Babalar Günü ise ilk defa yine ABD’de 19 Haziran 1910’da Washington’un Spokane şehrinde kutlanmıştır. Babalar Günü, Anneler Günü gibi babalar için özel bir gün olarak kutlanmaktadır. 1972 yılındaysa başkan Richard Nixon’ın imzasıyla Babalar Günü yasal olarak ABD’de resmi tatil ilan edilmiştir. Anneler Günü ve Babalar Günü artık Türkiye’nin de gelenekleri arasına girmiştir.

Peki, Batı kültürüne ait olduğu halde artık, toplumumuzun geniş bir kesimi tarafından da benimsenen “ANNELER GÜNÜ” kutlamaları nereden geliyor, tarihi süreci nedir!

Tarihteki ilk anneler günü kutlamalarının, antik Yunan’da, tanrıların anası Rhea onuruna düzenlenen bahar kutlamalarına dayandığı iddia edilir. 16. asırda İngiltere’de “Anneler Pazarı” kutlamaları yapıldığı belirtilmekte. “Lent” adı verilen ve Paskalya’nın 40 gün öncesinden başlayan sürecin dördüncü pazarında kutlanılan “Anneler Pazarı” ile bütün İngiliz anneler onurlandırılırdı.

O zamanlar yoksul İngilizlerin çoğu, varlıklı ailelerin yanında hizmetçilik yapmaktaydı. Çalıştıkları evler çoğunlukla kendi evlerinin çok uzağında kaldığından, hizmetçilerin işverenlerinin yanında yaşamasına izin verilirdi. “Anneler Pazarı”nda hizmetçilere izin verilir, evlerine giderek günü annelerinin yanında geçirmeleri teşvik edilirdi.

“Anneler Pastası” denilen özel bir pasta, bu kutlamayı daha da özel kılardı. Hıristiyanlığın Avrupa’da yaygınlaşmasıyla kutlama biçim değiştirerek “Kilise Ana” kutlamasına dönüştü. Kendilerine hayat veren ve kötülüklerden koruyan gücün “Kilise Ana” olduğuna inanılırdı. Zamanla kilise festivali ile “Anneler Pazarı” kutlamaları karıştı ve insanlar, kiliseyle birlikte annelerine de şükranlarını sunar oldular.

ABD’de Anneler Günü ilk defa 1872’de Julia Ward Howe tarafından, barışa adanan bir gün olarak önerildi. Bayan Howe her yıl Boston’da Anneler Günü kutlamaları organize etti.

1907 yılında Philadelphia’da Ana Jarvis adında bir kadın, ulusal bir Anneler Günü için kampanya başlattı. Bayan Jarvis, West Virginia eyaletinde annesinin bağlı olduğu kiliseyi, annesinin vefatının ikinci yıldönümü olan Mayısın ikinci pazarında, Anneler Günü’nü kutlamaya ikna etti. Ertesi yıl Anneler Günü, bütün Philadelphia’da kutlanmaya başladı.

Bayan Jarvis ve onu destekleyenler bakanlara, iş adamlarına ve politikacılara, ulusal bir Anneler Günü ilan edilmesi için dilekçeler yazmaya başladılar. 1911’de arzuları gerçekleşti ve Anneler Günü tüm eyaletlerde kutlanır oldu. Başkan Woodrow Wilson, 1914’te resmi bir açıklama ile Anneler Günü’nü ulusal tatil ilan etti. Böylece Anneler Günü’nün, her yıl mayısın ikinci pazarında kutlanmasına karar verilmiş oldu.

Anneler ve Babalar için özel günler olunca, haliyle Nineler ve Dedeler için de özel bir günün olması gerekliydi. Her Nisan ayının ilk Pazar günü de (NİNELER VE DEDELER GÜNÜ) olarak kutlanmaktadır. Ha, şunun da altını çizelim. (Nineler ve Dedeler Günü) Türk Malı! 1999 yılında (Bursa Türk Lions ve Leo kulüpleri) tarafından Nisan ayılarının ilk Pazar günleri (Nineler ve Dedeler Günü) olarak ilan edilmiştir.

Sonuç itibarıyla her yılın Nisan aylarının ilk Pazar günü (NİNELER VE DEDELER GÜNÜ), Mayıs aylarının ikinci Pazar günleri (ANNELER GÜNÜ) ve her Haziran ayının da üçüncü Pazar Günleri (BABALAR GÜNÜ) olarak kutlanmaktadır!

Dünyanın çeşitli ülkelerinde Anneler Günü’nün farklı tarihlerde kutlanmasına karşın aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Danimarka, Finlandiya, İtalya, Avustralya ve Belçika’da Mayıs ayının ikinci pazarında kutlanmaktadır.

Bir aklı evvel çıkıp da (NEDEN AMCALAR, DAYILAR, HALALAR, TEYZELER İÇİN DE GÜNLER DÜZENLEMİYORUZ!) diyebilir. Aman, kimseler duymasın. Bir bakarsınız, her yılın Temmuz aylarının dördüncü Pazar günleri de, böyle bir kutlama için ayarlanır.  Başımıza yeni ve fuzuli işler açılır!

Gerçekte, gelenek ve göreneklerimizde böyle  günler yoktur. Hele, Anneler Günü hiç olmamalı. Çünkü bize göre yılın 365 günü de “ANNELER GÜNÜ”dür.

Pazar günü kutlanacak ANALAR GÜNÜ dolayısıyla yine de bütün ANNELERE saygılarımızı sunuyor, ellerinden öpüyoruz.

(CENNET, ANNELERİN AYAKLARI ALTINDADIR)

Sözde medeni dünyanın (ANNELER GÜNÜ) adı altında kutlama düzenlemelerinin geçmişi yüzyılın biraz üzerindedir. Oysa, İslam Dini bundan 1500 yıl öncesine dayanan bir süreden beri özellikle ANNELERİN ÖNEMİNE vurgu yapmıştır. Gerek ayet-i kerimelerde, gerekse hâdis-i şeriflerde annelerle ilgili o kadar çok emir ve tavsiyeler var ki, yüce dinimizin ANNELERE VERDİĞİ ÖNEM GAYETLE AÇIKTIR. Peygamber Efendimiz Hazret-i MUHAMMED’İN (O’na, al ve ashabına salat ve selam olsun) buyurdukları (CENNET ANNELERİN AYAKLARI ALTINDADIR) mealindeki hâdis-i şerifleri dinimizin annelere verdiği önemi belirtmek açısından yeterlidir.

İslam dininin temel kaynakları olan ayetler ve hadis-i şerifler ışığında anne ve baba hakkına riayet konusunda verilen emirleri okuyucularımızın dikkatlerine sunarak yazımızı noktalıyoruz:

ANNE BABA HAKKI İLE İLGİLİ AYETLER VE HADİSLER

*Biz, insana, ana-babasına iyilik etmeyi emrettik. (Ankebut)

*Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri,ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “ÖF” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle. (İsra)

*(Ana-babasına hizmet edenin ömrü bereketli ve uzun olur.)

*(Ana-babasını dine uygun hizmetleriyle razı eden  Allahü teâlâyı razı etmiş olur  onları gazaplandıran  Allahü teâlâyı gazaplandırmış olur.)

*(Ana-babası  yanında ihtiyarladığı halde [rızalarını alamayıp] Cenneti kazanamayanın burnu sürtsün.)

*Anneye hürmet ve hizmet  babadan önce gelir. Hadis-i şeriflerde buyruldu ki: (Anneye yapılan iyiliğin ecri iki mislidir.)

*(Önce annene  sonra babana  kız kardeşine erkek kardeşine ve sırası ile diğer yakınlarına iyilik et!)

*(Veysel Karani’nin kavuştuğu bütün ihsan ve dereceler  anasına yaptığı iyilik sebebiyledir.)

*(Ya Resulallah  annem müşriktir. Ona iyilik etmem caiz midir?) diye sorana  (Evet  annene iyilik ve ihsanda bulun!) buyruldu.

*İyilik etmek. Ana-babaya iyilik ve ihsan evlada farzdır. Hadis-i şeriflerde buyruldu ki: (Ana-babasına iyilik eden evlat Peygamberlerle beraber Cennete girer.)

*(Ana-babasına iyilik edenin ömrü uzun  rızkı bereketli olur.)

*(Ana-babanıza ihsan ederseniz  çocuklarınız da size ihsan eder.)

*(Sen de malın da babana aittir.)

*Asi olmamak  karşı gelmemek. Hadis-i şeriflerde buyruldu ki: (Ana-babaya karşı gelmek büyük günahtır.)

*(Ana-babasına asi olan Cennete giremez.) [Nesai]

*(Ana-babasına karşı gelenin ömrü bereketsiz ve kısa olur.)

***

Mensubu olduğumuz İslâm Dinine göre, her gün, anneler günüdür. Gerek KURAN-I KERİMİN ÂYETLERİNDE, gerekse HÂDİS-İ ŞERİFLERDE annelerle, babalarla ilgili emirler, bunun ispatı açısından delil olarak   yeterlidirler.

Konuyla ilgili Kuran-ı Kerim ayetlerinden bazılarının meallerini sunalım:

“Rabbin, yalnız kendisine tapmanıza ve ana-babaya iyi davranmanıza hükmetmiştir. Eğer ikisinden biri veya her ikisi senin yanında kocayacak olursa, onlara ‘ÖF!’ bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle. Onlara acıyarak alçak gönüllülük kanatlarını ger ve ‘Rabbim küçükken beni büyüttükleri gibi, sen de onlara acı’ de.”

“De ki: ‘Gelin, size Rabbinizin haram kıldığı şeyleri anlatayım. O’na hiçbir ortak koşmayın. Ana-babaya iyi davranın.”

“Biz insana, ana babasını tavsiye etmişizdir. Annesi onu güçsüzlükten güçsüzlüğe uğrayarak karnında taşımıştı. Çocuğun sütten kesilmesi ise iki yıl sürer. ‘Bana ve ana-babana şükret!’ diye ona öğütte bulunmuşuzdur.”

“Biz insana, ana-babasına karşı iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Zira annesi onu (karnında) güçlükle taşımış ve güçlükle doğurmuştur. Taşınması ve sütten kesilmesi otuz ay sürer. Sonunda (büyüyüp) olgunlaşıp da kırk yaşına varınca: ‘Rabbim! Bana ve ana-babama verdiğin nimete şükretmemi ve senin hoşnut olacağın yararlı işler yapmamı sağla; soyumu da (iyi insanlar) yap. Ben sana yöneldim; ben kendimi sana verenlerdenim’ der.”

“Rabbimiz! Hesabın görüleceği günde, beni, ana-babamı ve inananları bağışla.”

 “Sana ALLAH yolunda mallarını neye harcayacaklarını sorarlar De ki: ‘Vereceğiniz nafaka anne baba en yakınlar öksüzler yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak daha ne yaparsanız ALLAH onu muhakkak bilir.”  Dua:  İbrahim Suresi/ 41:

“Ey Rabbimiz hesabın görüleceği kıyamet günü beni annemi babamı ve bütün müminleri bağışla!” İsra Suresi/ 24:

“İkisine de merhametle tevazu kanatlarını indir Ve şöyle de: ‘Ey Rabbim! Onların beni küçükten terbiye edip yetiştirdikleri gibi sen de kendilerine merhamet et’

Yine konuyla ilgili birkaç hadis-i şerifin meali alilerini sunalım:

Bir adam, Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme gelip, şöyle dedi:

“Ey Allahın Resulü! Kendisine iyilik yapmaya kim daha lâyıktır?’

“Annen, sonra annen, sonra baban, sonra yakınlık derecelerine göre diğer yakınların,” buyurdu.

Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

“Yanında ana babası, ya da onlardan biri yaşlanıp da, gerekeni yaparak cennete giremeyen kimsenin burnu sürtülsün!” 

Cahime dedi:

“Ey Allahın Resulü! Harbe katılmak istiyorum, sana danışmaya geldim.” 

“Annen var mı?”

“Evet.”

“Onun yanından ayrılma! Çünkü cennet, onun ayakları yanındadır.”

Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

“Allah’ın hoşnutluğu babanın hoşnutluğunda, öfkesi de babanın öfkesindedir.”

Esma: Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme sordum:

“Müşrik olan annem yanıma geldi. Ona yardım edeyim mi?”

“Evet. Annene yardım et!” buyurdu.

Bir adam Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme dedi ki:

“Ey Allahın Resalü! Çok büyük bir günah işledim, acaba tövbe edebilir miyim?”

“Annen var mı?” buyurdu.

“Hayır.”

“Teyzen var mı?”

“Evet.”

“Öyleyse ona bir iyilikte bulun!” buyurdu.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, bir gün oturuyordu. Sütbabası geldi. Ona hemen elbisesinin bir tarafını serdi. Sütbabası onun üzerine oturdu. Sonra sütannesi geldi. Elbisesinin öbür tarafını da ona serdi. O da onun üzerine oturdu. Sonra sütkardeşi geldi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hemen ayağa kalktı, onu önüne oturttu.

 Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

“Ana babasına iyilik yapana ne mutlu! Allah onun ömrünü artırsın!”

Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

“Babalarınıza iyilik edin ki, oğullarınız da size iyilik etsin. Siz kendiniz namuslu olun ki, kadınlarınız da namuslu olsunlar.”

Evet, yukarıda meallerini sunduğumuz ayet-i kerime ve hâdis-i şeriflerden de anlaşılacağı üzere, Müslümanlar için her gün “ANNELER GÜNÜDÜR.” Amma, madem yıl içinde böyle bir gün özelleştirilmiş, o halde, Annenize hediye almak mı istiyorsunuz, elbette alınız. Ancak unutmayınız ki, annelerin istediği hediye değil, yılın 365 gününde de çocukları tarafından hatırlanmak ve sevilmektir.

İşte, din-i İslâm ve işte ana-baba haklarına verilen önem. Yılda bir gün değil, yılın her günü…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN