• Dolar Alış 7.5796TL
  • Dolar Satış 7.5493TL
  • Euro Alış 8.8341TL
  • Euro Satış 8.7989TL
Reklam
Reklam

(AT ÖLÜR MEYDAN KALIR, YİĞİT ÖLÜR, ŞANI KALIR!)

Reklam
, 0 Yorum

Türk dilini küçümseyen aklı evvellere bakmayın. Aslında çok zengin bir dilimiz, kültürümüz var. Hele; deyimler ve atasözleri yönünden birçok dillerden çok daha zengin! Asırlar boyu yaşayan ve tarihle birlikte doğmuş bir Millet olduğumuzdan, buna paralel deyimlerimiz, atasözlerimiz de bir hayli artmıştır. Bu güzel deyimlerimizden biri de (At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şanı kalır!) şeklinde olanıdır.

Gerçekten de bu böyledir. Geçmişimizden, günümüze nice kahramanların adları şerefle, şanla anılmaya devam etmektedir ve devam edecektir. Bu gibi şanlı, şerefli isimleri tarih altın harflerle yazmıştır, anmağa ve yazmağa devam edecektir. Bizim bugünkü yazımızda işleyeceğimiz isimler için (tarihi) deyimini kullanırsak, belki abartılı olabilir. Ancak, tarihi olmasalar bile, günlük hayatımızla ilgilidirler. Şüphesiz, ölümleriyle unutulan isimler olduğu gibi, ölümlerinden sonra da yıllarca anıla gelen isimler vardır. Tarihe mal olmasalar da, ölümlerinden sonra anımsanan isimler arasında kabadayıların, eşkıyaların, dolandırıcıların isimleri de yer alır.

Yaşadığımız günlerde bile Heybetli Hasan, Arap Hıso, Çilli Burhan, Yarımdünya Nemci gibi çoktan rahmetlik olmuş kabadayıların, Koçero, Hakimo gibi eşkıyaların adları sık-sık anılmıyor mu!

Dolandırıcılar arasında nam salanların en tanınmış olanı şüphesiz Sülün Osman’dır. Banker Kastelli, Banker Bako, Ayşe Benli, Selçuk Parsadan, Eyüplü Halit gibiler de ölmüşler amma, hala adlarından bahsedilenler arasındalar! Bunlar ve daha nicelerinin anekdotları dilden dile dolaşıyor.  Türkiye’nin ünlü kabadayıları ve dolandırıcıları yanında, bir de dünyaca ünlü BABALAR ve DOLANDIRICILAR VARDIR.

Neyse, biz geçmişi bir yana bırakalım da, günümüzde konuşulan bazı unvanları verelim. Bakalım, bunların kimler olduklarını bilebilecek misiniz!

Sıfırla Recep, Önünde Yatarım Muammer, Saat Kaç Zafer, Emirkulu Erdoğan, Çikolata Egemen, Ağlayan Bülent, Vakıf Bilal, Milletin Anasına ..yan Cengiz, Paralel Fethullah, Örgüt Başı İlker, Gavvat Avni, Huber Abdullah, İtaizil Kurba Metin…

Daha çok sayılacak isim ve unvan var amma, bu kadarı yeter. (At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şanı kalır!) özdeyişimizde olduğu gibi, yukarıda sıraladıklarımız da yıllar boyu unutulmayacak unvanlar arasında yerlerini alacaklardır.

Dünyanın hali budur, kimi iyi bir unvanla anılırken, kiminin şöhreti de kötü olur. Kim ne ekerse, onu biçer. Amma, muhakkak olan ve olması gereken:

(Baki kalan bu kubbede hoş bir seda imiş)

Yüce Allah bizleri, ölümlerinden sonra arkalarında (hoş bir seda) bırakanlardan eylesin!

ANEKDOT

Motorlu vasıtaların olmadığı, bir yerden bir yere gidiş gelişlerin yaya veya hayvan sırtında yapıldığı yıllarda bir Siirtli, At sırtında, Diyarbakır’a gidiyormuş. Yol güzergâhında uğradığı köylerde gecelediği de oluyormuş. Yöremiz, halkımız ve özellikle köylülerimiz gerçekten misafirperverdirler. Ama, din adamlarına karşı daha bir saygılı, daha bir misafirperver olurlar. Bunu bilen Siirtli de, uğradığı köylerde kendisini Hoca olarak tanıtıyormuş ki, köylüler daha bir kıymet versinler.

Yine, yol güzergâhındaki bir köyde geceleyecek olan Siirtli, akşam ezanı vaktinde ulaştığı köyün camiine gitmiş. Ve kendisini yine Hoca olarak tanıtmış, gece misafir edilmesini istemiş. Köylüler, kendisini “HOCA” olarak tanıtan Siirtliyi adeta kapışmışlar. Sonunda, köyün ağasının evinde misafir edilmesine karar verilmiş.

İzzet ve ikramlarla ağırlanan Siirtliyi, sabah saatlerinde bir sürpriz bekliyormuş. Köylülerin bir cenazesi varmış ve köyün imamı da bir işi için erken saatlerde köyden ayrılmış olduğundan, ölünün telkinini yapacak başkası yokmuş. Bunun için, mevtanın sahipleri telkin görevini, Hoca zannettikleri Siirtliye yaptırmak için ricaya gelmişler. Siirtli, bakmış ki kaçış yok. Bu saatten sonra, “Ben, Hoca falan değilim. Öylesine söyledim!” diyemeyeceğine göre, çârnaçâr mezarlığa gitmiş.

Defin işini bitiren köylüler, telkini yapması için Siirtliye:

-Buyur Hocam! demişler.

O da bozma Arapça olan Siirt’çe lisanıyla ölüye şöyle telkinde bulunmuş:

-ELEMTARA, ELEMTARA, INKE AMELOK IKVES, ĞAYRAN YARA, INKE AMELOK ÇIRGİN, EKLİL ĞARA, FATKIL MARA. AMİN VELHAMDULİLLEHİ RABBİL ÂLEMİN!

Siirtlinin, ölüye Siirt’çe lisanıyla yaptığı telkini şu şekilde tercüme edebiliriz.

“Göreceksin, göreceksin! Amellerin iyi idiyse hayrını göreceksin! amellerin kötü idiyse, boku yiyeceksin! ÂMİN! Alemlerin Rabbine hamdolsun.!”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN