• Dolar Alış 7.6883TL
  • Dolar Satış 7.6576TL
  • Euro Alış 8.9572TL
  • Euro Satış 8.9215TL
Reklam
Reklam

ATATÜRK VE HARF DEVRİMİ

Reklam
, 0 Yorum

Yeni Türk Alfabesinin kabulü. 1 Kasım 1928’de çıkarılan yasayla yürürlüğe girmiştir.  Bazı aklı evveller (Türkiye bir gecede cahil bırakıldı) diyerek halâ ATATÜRK’ÜN en büyük devrimlerinden biri olan harf devrimine karşı tepkilerini dile getirirler. Peki, Harf devriminden önce Türkiye’de okur-yazar oranı neydi. Ancak 100 erkekten 7’sinin okur-yazarlığı vardı. Her bin kadından ise sadece 4’ü okuryazardı. Yani, millet okuryazarlık oranı açısından cehaletin batağındaydı. Peki, harf devrimi olunca neler yaşandı. Ülkenin dört bir yanında MİLLET MEKTEPLERİ AÇILDI. Millet süratle yeni alfabeye intibak ettirildi.

Arap alfabesi, Arap diline uygundur. Türk diline uydurmak için özel çaba gerektirir. Zaten devri Osmani’de (Türkçe) diye bir dil de yoktur. Farsça, Arapça, Türkçe karışımı bir dil vardır ki bu dilin adına (OSMANLICA) demek en uygun tarif olur. Osmanlı aydınları nesirlerinde, şiirlerinde Farsça ve Arapça kelimeleri ağırlıklı olarak kullanırlarken, bunun kendilerini halkın nazarında daha bilge  konumuna sokacağını düşünmüşlerdir. Sarayda kullanılan dil, sözün tam anlamıyla halktan kopuk bir dildi. Bir saraylıyla, normal bir vatandaşın anlaşmaları gayet zordu. Anlaşılması için araya tercüman koymak gerekirdi.

Saray şairleri, şiirlerini (aruz) vezniyle yazarlarken, halk şairleri (hece) vezniyle şiirler yazarlardı. Halk, saray edebiyatından pek bir şey anlamazdı. Atatürk, harf devrimini gerçekleştirmekle, Türkçe dilini Arapça ve Farsçanın etkisinden kurtarmayı amaçlamıştır. Harf devriminin başlatılmasıyla birlikte ATATÜRK’ÜN emriyle görevlendirilen uzmanlar Anadolu’yu baştan başa gezerek Türkçe kelimeleri tespit etmiş ve kayıt altına almışlardır. Kurulan dil kurultaylarıyla Türkçenin ana dil olmasının önü açılırken, yabancı kökenli bazı kelimelerin kullanılmasına yasaklamalar getirilmiştir.

Harf devriminden önce erkeklerde yüzde 7, kadınlarda binde 4 oranında olan okur-yazar sayısı çok değil, 10 yıl içinde yüzde 20’ler seviyesine çıkmıştır. Yani, bir gecede cahil bırakıldı denilen millet, 10 yıl içinde okur-yazar oranında büyük mesafeler katetmiş, Arapça ve Farsça kelimeler dilimizden ayıklanarak yerlerine öz Türkçe kelimeler konulmuştur. Bugün Türkiye’de okur-yazar oranı yüzde 97’ler düzeyine yükselmişse, buna en büyük katkıyı, harf devriminin sağladığını unutmayalım. Yani harf devrimi iddia edildiği gibi bir gecede bütün bir milleti cahil bırakmamış, zaten, okuma-yazma oranı açısından cahil bir durumda olan bir milletin okuma-yazma oranını bugün için yüzde 97’ler düzeyine çıkarmıştır.

Atatürk’ün harf devrimiyle başlattığı etkinlikler devam ettirilseydi. Çok daha öncesinden okur-yazar oranı yüzde yüzlere ulaşmış olacaktı ama bu kadarına da şükürler olsun…

HAMSİ HAZRETLERİ

Sultan 5. Mehmet, askeri bir karargâhı ziyarete gidecektir. Karargâhın Komutanı, ne olur ne olmaz, Padişah erattan birini kaldırır da, adının ne olduğunu sorar diye, askerleri içtima ederek onlara şöyle söyler:

-Padişah Efendimiz yarın buraya teşrif edecekler. Olur ya, birinizi kaldırır da, (Ben kimim. Adım nedir?) diye soracak olursa cevap olarak diyeceksiniz ki (Halife-i ruy-i zemin Sultan Muhammed Han HAMİS Hazretleri.)

Cümle içindeki (HAMİS) kelimesi (BEŞİNCİ) anlamına gelen Arapça kökenli bir kelimedir.

Komutan, erlere Padişah’ın adını belletmek için defalarca tekrarlar, ancak, bir türlü öğrenen çıkmaz. Komutan, artık canından bezmiş ve umudunu kesmiş olarak son bir defa tekrarlayarak sorar:

-Allah için biriniz bile padişah efendimizin adını  ezberleyemedi mi?

Bu defa erlerden biri biraz da korkarak parmak kaldırır. Komutan rahat bir nefes alarak sevinir:

-Aferin oğlum! Söyle bakalım neymiş Padişah Efendimizin adı?

Er cevap verir:

-Komutanım, Padişah efendimizin adı (HAMSİ HAZRETLERİ)dir!

Karadenizli er (HAMİS) ile (HAMSİ)Yİ birbirine karıştırmıştır! Biz de eski dil ile gerçek dil arasındaki karşılaşmayı bu anekdottan yola çıkarak değerlendirelim istedik…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN