• Dolar Alış 7.8438TL
  • Dolar Satış 7.8125TL
  • Euro Alış 9.2983TL
  • Euro Satış 9.2612TL
Reklam
Reklam

ATATÜRK’E, CUMA HUTBELERİNDE  NEDEN HİÇ YER VERİLMİYOR!

Reklam
, 0 Yorum

21 Ağustos 1915 tarihimiz içinde İkinci Anafartalar Zaferinin kazanıldığı gündür. 21 Ağustos 2020 günü ise Cuma gününe müsadifti. Cuma namazına giderken, herhalde hutbenin konusu Anafartalar Zaferi olacak diye düşünmüştüm. Cuma günleri İslam  inançlarına göre günlerin en faziletlisidir. Peygamber Efendimiz HAZRET-İ MUHAMMED (O’na, al ve ashabına salat ve selâm olsun)  bir hadis-i şeriflerinde mealen şöyle buyurmaktadırlar:

“Üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün cuma günüdür; Âdem o gün yaratılmış, o gün cennete girmiş ve o gün cennetten çıkarılmıştır. Kıyamet de cuma günü kopacaktır.”

Cuma gününün bir özelliği ve güzelliği de bugüne özel olarak kılınan CUMA NAMAZIDIR. Cuma günleri öğle namazı yerine Cuma namazı kılınır. 4 rekat yerine 2 rekat olarak eda edilir. Ayet-i Kerime meali alisinde YÜCE RABBİMİZ (CELLE CELELÜHÜ) şöyle buyurmaktadır:

“Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alış verişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.”

Bazı Müslüman kardeşlerimiz cuma namazından sonra öğle namazını da kılarlar. Din âlimlerine göre bu yanlış bir uygulamadır. Cuma namazının bir özelliği de okunan hutbelerdir. Hutbelerin basmakalıp olmamaları ve güncel olmaları gerekir. Cuma namazlarının müdavimi bir Müslüman olarak bugüne kadar dinlediğim hiçbir Cuma Namazı Hutbesinde Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN adına hiç yer verildiğine şahit olmadım. Denilebilir ki, Cuma hutbeleriyle Mustafa Kemal ne alâka. Alaka çok! Çanakkale Savaşlarından bahsediliyor, bu savaşların en önemli kahramanlarından olduğu şüphesiz olan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN adı geçmiyor. Anafartalar Zaferi’nin kazanıldığı gün Vaiz efendiler yine Mustafa Kemal’i anımsamadılar. Ne hikmetse, vaizlerimiz her telden çalarlar ama (ATATÜRK) kelimesini mübarek ağızlarına hiç almazlar. Acaba diyoruz, Mustafa Kemal’in adının hutbelerde geçmesine yasak mı getirilmiş! Oysa bilinmelidir ki Mustafa Kemal ATATÜRK olmasaydı, belki bu camiler, mescitler, minareler de olmayacak, millet esir olduğu ve esirlere Cuma namazı farz olmadığı için Cuma Namazı da kılınmayacaktı.

Vaiz efendilerin mübarek ağızlarına almadıkları 2. Anafartalar zaferini bari biz anımsatalım. İkinci Anafartalar Muharebesi, Çanakkale Savaşı’nda son müttefik taarruzudur. Türk resmi tarihinde 21 Ağustos günü müttefik kuvvetlerce girişilen ve Çanakkale Savaşı’nın son büyük çatışması olan muharebeler, İkinci Anafartalar Muharebesi olarak geçer. İngiliz resmi tarihinde ise iki ayrı stratejik hedefe, iki ayrı cephe kuvvetlerince girişilen iki ayrı muharebedir. Her iki operasyon da Osmanlı tarafı açısından Anafartalar Grup Komutanı Kurmay Albay Mustafa Kemal’in mevzilerine yönelmiştir. Gelibolu Yarımadası’na yapılan çıkartmalar, Osmanlı savunması karşısında durma noktasında geldiğinde Müttefik kuvvetler komutanı Sır Ian Hamilton, takviye kuvvetlerden oluşan İngiliz 9. Kolordusu’nu Suvla Koyu’na çıkartarak üçüncü bir cephe açmıştı. 6 Ağustos 1915 günü, Birinci AnafartalarMuharebesi’nde Osmanlı taarruzu, aynı saatlerde başlayan İngiliz taarruzunu kırmıştı. Hemen ertesi gün, 10 Ağustos tarihinde Anafartalar Grup Komutanı Kurmay Albay Mustafa Kemal’in Kocaçimen Tepesi – Conk Bayırı hattında giriştiği taarruz da Anzak Kolordusu’nu geri atmıştı. İzleyen günlerde İngiliz 9. Kolordusu, 12 Ağustos günü Tekketepe Muharebesi, 15 Ağustos günü de Kireçtepe Muharebesi olmak üzere iki başarısız taarruz geliştirmişti.

Müttefik kuvvetler üst komutanı General Sır Ian Hamilton, 15 Ağustos’ta, 9. Kolordu komutanı General F. Stopford’u görevden alarak yerine Seddülbahir Cephesi’ndeki 29. İngiliz Tümeni komutanı General B. De Lisle’i atamıştı. De Lisle, ertesi gün, yaptığı incelemelere dayanarak Hamilton’a bir rapor göndermiştir. Bu rapor öylesine olumsuz ifadeler içermekteydi ki, Hamilton İngiliz Savaş Bakanı Lord Kitchener’e gönderdiği telgrafta, 45.000’i kayıpları karşılamak, 50.000’i de takviye olmak üzere 95.000 askerlik yeni kuvvet istemiştir.

Gelibolu Yarımadası’nda Osmanlı 5. Ordu’sunun 13 tümeni vardır. Bu 13 tümenden ikisi Kuzey Grup Komutanı (Arıburnu) Esat Paşa’nın, dördü Güney Grup Komutanı (Seddülbahir) Vehip Paşa’nın, yedisi de Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal emrindedir. Mustafa Kemal, ihtiyatlarını cephesinin merkez- gerisinde konuşlandırmıştır. Böylece cephenin gerek duyulacak her kesimine hızla ilerletmek mümkün olacaktır.

General De Lisle’in Suvla’da görevi devraldığında İngiliz 9. Kolordusu bünyesinde 11 tugay bulunmaktadır. Birkaç gün içinde Mısır’dan aktarılan 5.000 mevcutlu bir tümen de sahile çıkmış olacaktır. Ayrıca Anzak Kolordusu’ndan bir tugay 9. Kolordu’yla birlikte hareket edecektir. Yapılması planlanan taarruz için, Seddülbahir Cephesi’nde bulunan İngiliz 29. Tümeni’nin üç tugayı da Suvla’ya aktarılmıştır.

Yusufçuk Tepe ve İsmailoğlu Tepesi’ne yapılması planlanan taarruz, Suvla Koyu’nun Osmanlı topçusunun ateşinden koruyabilmek ve cephe hattını kısaltmak amaçlıdır. Bomba Sırtı taarruzu ise Suvla Koyu ile Anzak cephesi arasındaki zayıf hattı düzenlemeyi amaçlamaktadır. Bu hat devriyerle tutulmaktaydı ve özellikle geceleri çok güvensizdi. General Hamilton ve General W. Birdwood, İsmailoğlu Tepesi ile Bomba Tepe arasında bir siper kazılarak bu hattın güven altına alınmasında büyük yarar görmekteydiler.

Taarruzlar için belirlenen tarih 21 Ağustos 1915 günüdür. Plana göre 9. Kolordu’nun 11. Tümeni İsmailoğlu Tepesi’ne, 29. Tümen’in 86. ve 87. tugayları ise Yusufçuk Tepe’ye taarruz edecektir, 88. Tugay ihtiyatta tutulacaktır. Yarım saat sürdürülecek hazırlık ateşi için o güne kadar kullanılan en yüksek sayı olmak üzere 85 namludan oluşan kara topçusu ve bir zırhlı, üç kruvazör, iki destroyerlik donanma ateşi öngörülmüştür. Her iki tümenin taarruz bölgesi Albay Selahattin Adil komutasındaki 12. Tümen bölgesidir. Saat 15:00’da başlayacak taarruz, Osmanlı kuvvetlerinin dikkatini bu bölgeye çekmişken bir tugaylık kuvvet de Mestan Tepe’ye taarruza geçecektir.

Bomba Tepe’ye Anzak Kolordusu’nun bir tugayı taarruz edecektir. Özellikle Sarı Bayır Harekatı’nda uğranılan kayıplar nedeniyle ancak dört tugay bir araya getirilerek bir tugaylık kuvvet oluşturulabilmiştir. İngiliz, Avustralyalı, Yeni Zelandalı ve Gurkalardan oluşan tugay General Cox komutasında, 45 dk.lık bir hazırlık ateşi ardından saat 15:00’de taarruza geçecektir. Taarruz, Albay Halil Bey komutasındaki 7. Tümen mevzilerine yönelmektedir.

Evet, Çanakkale Zaferi’nin  Yıldönümü kutlamalarında Çanakkale Şehitleriyle ilgili hutbeler irat edilir ama hutbelerde Atatürk’ün adı yine yok. Oysa Atatürk’ün olmadığı bir Çanakkale Zaferini düşünmek mümkün olabilir mi! 21 Ağustos tarihi Anafartalar zaferinin kazanıldığı gündür. Cuma hutbelerinde yine es geçildi.

Mustafa Kemal I. Dünya Savaşı başladığında Sofya’da “ateşemiliter” olarak görev yapmaktaydı. Çanakkale Savaşına katılmak için Başkomutanlığa müracaat ederek aktif bir görev istemiş, Başkomutan Vekili Enver Paşa’ya yazdığı mektubunda “Vatanın müdafaasına ait faal vazifelerden daha mühim ve yüce bir vazife olamaz. Arkadaşlarım muharebe cephelerinde, ateş hatlarında bulunurken ben Sofya’da ateşemiliterlik yapamam! Eğer birinci sınıf subay olmak liyakatinden mahrumsam, kanaatiniz bu ise, lütfen açık söyleyiniz” demişti. Mustafa Kemal, bu ısrarları üzerine, 20 Ocak 1915’te, Esat Paşa komutasındaki, 3. Kolordu’ya bağlı olarak Tekirdağ’da kurulacak 19. Tümen Komutanlığı’na atanmıştı.

Arıburnu, Seddülbahir ve Kumkale sahillerinde Mustafa Kemal’in komutasındaki askerler büyük yararlıklar göstermiş ve düşmanları püskürtmüştü.

Kumandasındaki askerlere “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum! Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve komutanlar geçebilir” emrini veren Mustafa Kemal’in, Conkbayırı sırtında yaşanan çatışmada komuta ettiği 57. Alayın neredeyse tamamına yakını şehit düşmüş ama sayıca ve teçhizat bakımından kat-kat üstün olan düşmanları yine de püskürtmüştü.

Aynı Mustafa Kemal, 25 Nisan 1915’teki Arıburnu taarruzunda gösterdiği başarıdan dolayı “Arıburnu Kuvvetler Komutanlığı”na getirilmiş ve 25 Nisan 1915’ten 16 Mayıs 1915’e kadar bölgedeki tüm kuvvetlere tek başına komuta etmiştir.

Gösterdiği başarılardan dolayı 3. Kolordu Komutanı Esat Paşa, 27 Nisan 1915’te, Mustafa Kemal’e bir kutlama telgrafı çekerek: “Başarınızı kutlarım. Raporlarınızı Başkomutanlık Vekaleti Yüksek Makamına arz ediyorum… Emrinize verilen 33. Alay’la birlikte düşmanı denize dökünüz. Donanmamız bizi ateşle destekleyecektir. Tanrı’nın yardımı bizimledir” demiş, aynı Esat Paşa, 30 Nisan 1915’te bir kere daha Mustafa Kemal’e çektiği kutlama telgrafında: “Geceli gündüzlü devam eden harbi, başarı ile yöneterek her an bir başka surette belirmekte olan fedakar hizmetlerinizin devamını bekler, sizi yürekten kutlarım” demiştir.

Mustafa Kemal, Çanakkale’deki başarılarından dolayı 30 Nisan 1915’te Gümüş İmtiyaz Madalyası almış, bunu Altın ve Gümüş Liyakat Madalyaları izlemiştir. Mustafa Kemal’in Arıburnu muharebelerini yönettiği tepeye, 3. Kolordu Komutanlığı’nın günlük emriyle-“KEMALYERİ” adı verilmiş, Başkomutan Vekili Enver Paşa, 3. Kolordu Komutanı Esat Paşa’yla birlikte Kemalyeri’ndeki Arıburnu karargahına giderek cephe hakkında Mustafa Kemal’le görüşmüştü.

Daha sonra Anafartalar Gurup Komutanlığı’na getirilen Mustafa Kemal bu görevi Çanakkale’den ayrılacağı 10 Aralık 1915’e kadar devem etmiştir. Anafartalar Grup Komutanı olarak emrinde 3 kolordu (2.16.15. kolordular) vardır. Bu, Ordu Komutanlığı niteliğinde bir komutanlıktır.

Çanakkale Savaşlarındaki başarılardan dolayı Mustafa Kemal’e Alman İmparatoru tarafından da “Demir Haç” nişanı verilmiştir. Çanakkale’de benzeri daha nice yararlılıklar gösteren Mustafa Kemal’i, diyanetin Cuma hutbelerinde unutması(!) gerçekten esef vericidir. Unutulmaması gereken bir husus daha şudur. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra Diyanet İşleri Başkanlığını kurduran da, Mustafa Kemal’in kendisidir. Bu kadar nankörlüğe pes doğrusu…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN