• Dolar Alış 7.9021TL
  • Dolar Satış 7.8706TL
  • Euro Alış 9.3181TL
  • Euro Satış 9.2809TL
Reklam
Reklam

AYASOFYA’NIN MÜZEYE ÇEVRİLMESİ İSABETLİ BİR KARARDI!

Reklam
, 0 Yorum

24 Kasım 1935 tarihinde yayımlanan bakanlar kurulu kararıyla Ayasofya müzeye çevrilmişti. Bu kararda, başta Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere, ebediyete intikalini takiben Cumhurbaşkanlığı makamını deruhte edecek olan dönemin Başbakanı İsmet İnönü’nün ve İktisat Vekili Celal Bayar’ın da imzaları vardı. Yani, Türkiye Cumhuriyetinin ilk üç cumhurbaşkanı Ayasofya’nın müze olması kararına imza atmışlardı. Tabii ki, o dönemin bütün icra vekilleri heyeti de kararı ittifakla imzalamışlardı.

İşte, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün de imzasının bulunduğu bu Bakanlar Kurulu kararının iptali için sürekli müracaatlarda bulunan ve her defasında talebi reddedilen bir vakfın, ortamın en müsait olduğu son müracaatı üzerine konu Danıştay 10. Dairesine intikal ettirilerek iptali istenmiş, 1 Temmuz 2020 tarihinde toplanan daire önce (bu konuda yetkili merci Cumhurbaşkanlığı makamıdır) demişse de, ilgili dairenin savcısının ve Cumhurbaşkanlığı avukatının aksi tezi savunmalarına karşılık, Ayasofya’nın müzeden, tekrar camiye çevrilmesine oy birliğiyle karar vermiştir! Danıştay 10. Dairesinin kararının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanmasıyla Ayasofya’nın 86 yıl aradan sonra tekrar cami olarak ibadete açılması kararı kesinleşmiştir.

Yine Cumhurbaşkanlığı kararıyla Müze olmak konumundan çıkarılarak, Camiye çevrilen Ayasofya, Diyanet İşleri Başkanlığının uhdesine verilmiş, yapılan hazırlıklardan sonra açılışı 24 Temmuz 2020 günü (24 Temmuz aynı zamanda 1923 yılında imzalanan Lozan anlaşmasının yıldönümüdür) Cuma Namazının kılınması şeklinde gerçekleştirilmiştir.

Ayasofya’nın, müzeden tekrar camiye çevrilmesiyle ilgili olarak yapılan açılış için 500 kadar zat-ı muhterem, cami içinde namaz kılmak için davet edilirken, ilk Cuma namazına katılmak isteyen çok sayıda Müslüman kardeşlerimiz de caminin kıblesine nazır caddelerde, sokaklarda namazlarını eda etmek durumunda kalmışlardır. Böylece, İslam tarihinde de bir ilk gerçekleşmiş ve Cuma namazına davetiye usulü katılım olmuştur.

Peki, altında Mustafa Kemal Atatürk ile İsmet İnönü ve Celal Bayar’ın imzalarının da bulunduğu Ayasofya’nın müzeye çevrilmesi kararı gerçekten de TARİHE İHANET MİYDİ! Bugün bu sorunun cevabını vermek gereğini hissettim. Bence, Mustafa Kemal Atatürk ve 24 Kasım 1935 tarihli kararda imzaları bulunan bakanlar kurulu üyeleri çok isabetli bir iş yapmışlardı.

Şimdi öyle söyleyince benim için (Vay dinsiz, imansız vay. Ayasofya’nın cami olmasına karşı) diyenler olacağını tahmin ettiğimden kendimle ilgili kısa bir tanıtım yapmak zaruretini hissettim. Kendimi bildim bileli Allah’a şükürler olsun namazımı kılarım, Hac görevimi çok genç yaşlarda ifa ettim. Yıllarca Siirt Ulu Camii, Siirt Çarşı Camii, Siirt Melih Camii, Tillo Hazret-i Fakirullah Camii Derneklerinin başkanlıklarını yaptım. Diyanet Vakfı Siirt Şubesinin ilk kurucu heyetinde yer aldım. Siirt İmam Hatip Lisesi Derneğinde uzun yıllar yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptım. Bütün bunları yaparken, kendim hiçbir zaman görev talep etmedim. Bu çevreler (seni de aramızda görmek istiyoruz) diyerek görev verdiler.

Ayrıca Milli Nizam Partisi Siirt il teşkilatının ilk kurucu üyesiyim. Hatta bu partiden 1974 yerel seçimlerinde Belediye Başkanlığına aday gösterildim.

Çok sayıda yayınlanmış kitaplarım bulunmakta. Bunların arasında (ÂLEMLERE RAHMET, HAZRET-İ MUHAMMED), (PEYGAMBERLERİN HAYATI), (MESNEVİ’DEN ÖĞÜTLER) gibi dini içerikli olanları da yer almaktadır. Bunları yazmamın sebebi beni (VAY DİNSİZ, VAY!) diyerek itham edeceklere peşin bir cevap olduğu gibi, Ayasofya konusundaki düşüncemin samimi olduğuna vurgu yapmak içindir.

Evet, bana göre Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının 24 Kasım 1935 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile Ayasofya’yı müzeye çevirmeleri çok isabetliydi. Her şeyden önce İslam Dininin bütün dinlere karşı hoşgörülü olduğunun ispatıydı. Unutmayalım ki 480 yıllık cami geçmişi olan Ayasofya’nın 1000 yıllık katedral olarak Hıristiyanlara mabet olmak özelliği vardır. Ayasofya’nın İslam dini açısından, cami olarak kullanılmış olması dışında hiçbir kutsallığı yoktur. Yeryüzündeki onbinlerce cami ve mescidin yeri neyse, Ayasofya’nın da yeri odur. Ancak, kabul etmek gerekir ki Hıristiyan âleminin üç kutsalından biridir. Fatih Sultan Muhammed Han İstanbul’u fethettiğinde, artık şehrin bir İslam beldesi olduğunun vurgulanması açısından o yılların şartları içinde Hıristiyanlık âleminin 1000 yıllık mazisi olan en büyük katedralini de camiye çevirmiş olması isabetli bir mesaj olabilir. Bugün için, böyle bir ihtiyaç yoktur. Çünkü İstanbul’un her sokağında bile bir değil birkaç cami veya mescit bulunmaktadır.  Diyanet İşleri Başkanlığının verilerine göre İstanbul Müftülüğüne bağlı 3 bin 271 cami ve mescit vardır. Bu arada bazı iş hanlarında, AVM’lerde özel kişiler tarafından yapılmış mescitler bulunduğunu da anımsatalım.

Bakanlar Kurulu kararıyla değil ama sözde Danıştay 10. Dairesinin kararıyla 86 yıl aradan sonra Ayasofya müze olmaktan çıkarılarak yeniden cami olarak açılırken, başta CHP olmak üzere, muhalefet partileri,  Atatürk’ün imzasının da bulunduğu 24 Kasım 1935 tarihli Bakanlar Kurulu kararını sahiplenemediler. Sahiplenmek şöyle dursun, Danıştay’ın kararını alkışlarla karşıladılar. İşin doğrusu, karşı çıkmaları bir şey değiştirmeyeceği gibi (zaten CHP dinsizlerin, camileri, müzelere değil, ahırlara çevirenlerin partisi) denilerek ağır tenkitlere uğrayacaklardı. Ama bu gerçeğe rağmen, başta CHP olmak üzere bütün muhalefet partileri, altında Mustafa Kemal Atatürk’ün de imzasının bulunduğu 24 Kasım 1935 tarihli bakanlar kurulu kararını sahiplenmeleri gerekirdi. Hem şunu bilmeliler ki tarikatçıları, IŞİD’Çİ ve benzeri kafa yapısına sahip olanları muhalefetin, hele-hele CHP’nin çizgisine çekmek imkânsızdır. Bunun için de, bu gibilere sevimli görünmek adına ATATÜRK’ÜN İMZASININ BULUNDUĞU BAKANLAR KURULU KARARINI SAHİPLENMEMELERİ BÜYÜK BİR NAKİSE OLMUŞTUR.

Sözün özü, (DİNSİZLİKLE) itham edilmek korkusundan olsa gerek MUHALEFET ÜZERİNE DÜŞÜN GÖREVİ YAPAMAMIŞTIR. KORKUNUN, ECELE FAYDASI YOKTUR!

Yazımı noktalarken yine de AYASOFYA’NIN MÜZEDEN TEKRAR CAMİYE ÇEVRİLMESİ KARARININ HAYIRLARA VESİLE OLSANI DİLİYORUM.

TAŞLAMALAR

ATATÜRK’Ü DOLAYLI

TEL’İN EYLEYEN MEL’UN

MEVKİİN VE MAKAMIN

SAYESİNDE BİL O’NUN

AYASOFYA’YI CAMİ

YAPTINIZ OH NE ALÂ

OCAKTA TENCEREMİZ

KAYNAMIYOR, BOŞ HALA

ALLAH, MUHAMMED İLE

KANDIRMAYI BIRAKIN

GENÇLER İŞSİZ, GÜÇÜZDÜR

ÇÂRESİNE BİR BAKIN

MİLLET BU DOLMALARI

ARTIK YUTMUYOR İNAN

MİDEM BOŞKEN BANA NE

OKUNAN FERMANLARDAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN