• Dolar Alış 8.0550TL
  • Dolar Satış 8.0228TL
  • Euro Alış 9.5238TL
  • Euro Satış 9.4857TL
Reklam
Reklam

BAYRAM DENİNCE

Reklam
, 0 Yorum

İnsanoğlunun kısa yaşamı boyunca bazı kavramlar zaman içerisinde anlam değiştirir. Anlamı değişen kavramlardan biriside şüphesiz bayramlardır. Şu anda toplumumuzda yaşamlarını sürdüren insanları yaşlarına göre iki bölüme ayırsak ve onlara bayram denince aklınıza ne geliyor diye sorsak, sanırım iki değişik cevap alırız.

Yaş olarak daha büyük olanlar yani yaşlılar, bayram denince sevinç birlik beraberlik, kaynaşma ve yardımlaşmadan bahsederken, daha genç olan grupta tatil diyecek, eğlence diyecek, bilgisayar diyecek, sosyal medya diyecek. Bu duruma son birkaç yıldan beri artık  maalesef Siirt’te de rastlamaya başladık.

Daha önceki yıllarda bayramlar yine şimdilerde olduğu gibi dört gözle beklenirdi, ama  bu beklenti tatil ve eğlence için değil, yukarıda belirttiğim gibi birlikte sevinmek, bir toplumun birer parçası olduğumuzu hatırlamak, akraba ve dostlarımızla hasret gidermek ve muhtaç birilerine el uzatmak için.

Bayram hazırlıkları bir iki hafta öncesinden başlardı. Ağırlıklı olarak çocuklar olmak üzere ailedeki bütün bireylerin elbiseleri gözden geçirilir ve ihtiyaç duyulan giysiler belirlenerek imkanlar ölçüsünde alınırdı. Aile bütçesi el vermiyorsa bile çocuklara bir şeyler almak için  daha çok özen gösterilirdi.

Bunun ardından ev baştan ayağı ele alınırdı. Damdan bodruma kadar neredeyse bütün ev silinip süpürülür ve yıkanırdı. Hem de evlerde su şebekesinin  olmadığı dönemlerde kuyulardan  kova kova çekilen sularla. O dönemde, oturma grupları, koltuk takımları ve kanepeler olmadığı için misafirlerin ağırlanacağı döşek ve yastıkların yüzleri çıkartılır ve bunlarda bir güzel yıkanırdı. Bunların yanı sıra evin bayanları  gündüzleri, erkekleri  geceleri hamamlara gider ve yıkanırlardı.

Bu iki hazırlık tamamlandıktan sonra bayram yemeği ile çıkarılacaksa “kısme”nin hazırlığına başlanırdı. Kısme çıkarılacaksa  tandırda ekmek pişirilir,  helva alınırdı. Siirt’te bayram yemekleri için neredeyse  tek bir menü vardı; o da etli pirinç pilavı ve hoşaftı. Bazı aileler buna birde mevsimine göre, sulu bir sebze yemeği ilave ederlerdi. Bu da genellikle yeşil fasulye ya da bamya olurdu. Bunların çoğu evlerde yıllık olarak alındığı ve kilerde depolandığı  için genellikle bir tek et ve sebzeye ihtiyaç duyulurdu. Bayram da et tüketimi çok fazla olduğu için kasaplara özel olarak et siparişi verilirdi.

Yaygınlaşmaya başlaması ile birlikte hazırlığı yapılan şeylerden biriside şeker ve Türk kahvesiydi. Sigaranın kabul gördüğü ve zararlarının şimdiki kadar bilinmediği dönemlerde misafirler için sigara da satın alınırdı.

Bütün bu çalışmaların tamamlanmasının ardından bayram beklenmeye başlanırdı. Bu konuya bir sonraki yazımızda devam edeceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN