• Dolar Alış 8.1479TL
  • Dolar Satış 8.1154TL
  • Euro Alış 9.6291TL
  • Euro Satış 9.5907TL
Reklam
Reklam

BAYRAM HAFTASI, BAYRAM İKRAMİYESİ, SEÇİMLER VE EKONOMİK DURUM!

Reklam
, 0 Yorum

Mübarek Ramazan’ı Şerif’in son haftasındayız.  Ramazan bu yıl daha çok seçim endeksli açılımlara yol açtı. Ramazan bitecek bir hafta sonra (24 Haziran 2018 günü) sandıklara gidilecek. Hem de. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin belki de en önemli seçimleri gerçekleştirilecek. Türkiye Cumhuriyetinin 13. Cumhurbaşkanı seçimi ile 27. Dönem milletvekili seçimleri var.

Şüphesiz, Ramazan ayının ve Bayramının İslam coğrafyasında ve Türk kültüründe çok önemli bir yeri vardır. Ramazan ayı boyunca ülkemiz genelindeki büyük camilerin minareleri arasına mahya denilen ışıklandırma sistemleri kurulur. Ramazan ayının ilk günlerinde genelde “Hoşgeldin ya Şahr-ı Ramazan” benzeri mesajlar içeren mahyalar, Ramazan ayı boyunca her gece farklı bir mesaj verilmesi açısından değiştirilir. Ramazan Bayramından birkaç gün önce mahyalarda genellikle “Elveda Ya Şahr-i Ramazan” benzeri uğurlama mesajlarına yer verilir.

Geçmiş yıllarda Türkiye’de Ramazan ayı ve bayramı ile özdeşleşen bir başka kültürel öğe de gölge oyunudur. “Hacıvat ve Karagöz” ile gölge oyunu kültürümüzün önemli bir parçasını oluşturur. Eski zamanlarda, gölge oyunu Ramazan gecelerinde insanların en büyük eğlencesini oluşturmaktaydı. Aileler, iftardan sonra toplanıp gölge oyunu izlemeye giderlerdi. Her ne kadar bugün bu gelenek pek revaçta olmasa da, hala Ramazan ayı ve bayramı ile özdeşleşmişliğini korumaktadır. Ramazan’a ilişkin her türlü etkinlik ve çalışmada, gölge oyunu ve karakterleri en baş figürler olarak yer almaktadır.

Son yıllarda, Ramazan etkinliklerine özellikle Belediyeler müdahil olmağa başladılar. Tabii, belediyelerin bu yaklaşımları siyasi amaçlıdır. Bir yerlere mesaj vermek hükmündedir. Siirt Belediyesi de, Ramazan ayının 30 gecesinde etkinlikler düzenleyerek bu kervana katılan Belediyeler arasında yerini aldı.  İftar ziyafetlerinin  ardından çeşitli etkinliklerle milleti uyutma ve  avutma politikası sürdürülüyor.

Ramazan orucunun ardından gelen bir de Ramazan Bayramımız vardır. Dini Bayramlar, ailelerin bir araya gelip beraberce zaman geçirdikleri, etik anlamda ailenin önemini vurgulayan zaman dilimleridir. Bayram günleri herkes mümkün mertebe ve ekonomik durumuna göre çok özenli giyinir. Özellikle çocuklar, bayramlık elbiseler giyecekleri için çok heyecanlıdırlar. Bu yüzden bayramları dört gözle beklerler.

Dini Bayramlarda ailelerin genç bireyleri daha yaşlı olan bireyleri ziyaret eder. Büyüklerin elleri öpülür. El öpen çocuklara büyükleri harçlık verir. Tatlılar, şekerler, çikolatalar ikram edilir. Ayrıca küs olanların bayram sebebiyle barışması da bir gelenektir. Ancak, bu gelenek de son yıllarda ağır darbe almıştır. İnsanlar, yaşadıkları yerlerde kalıp, bayramı kutlamak yerine tatil yerlerine giderek günlerini geçirmeyi tercih etmektedirler.

Bayram tatillerinde yaşanan bir gerçek daha vardır. O da bir türlü önlenemeyen TRAFİK KAZALARIDIR. Her bayram tatilinde sık-sık uyarılar yapılır ama trafik kazalarının yaşanması, bayram tatillerinin olmasa olmazı gibidir. Daha şimdiden otobüslerde, uçaklarda yer bulmak sorunu yaşanmaktadır. Bir de özel araçlarıyla tatile çıkanlar olacaktır. Otobüs firmaları, bayram dolayısıyla ek seferler düzenleyeceklerini belirtmektedirler.

Bayram haftasında başlayacak tatil yolculuklarındaki trafik kazalarını, dönüş günlerinde meydana gelen kazalar izleyecektir. Tatil gidiş ve dönüşlerinde yaşanacak trafik kazalarında kim bilir kaç vatandaşımız hayatlarını kaybederlerken, kaç vatandaşımız da yaralanacak, belki de ömür boyu sakat kalacaklardır.

Bayram tatilini değerlendirerek, tatil yörelerine gitmek isteyenler yanında, ailelerinin bulunduğu illere gidenler de trafik canavarından nasiplerini almaktadırlar. Hemen her Ramazan ve Kurban Bayramında ölümlü trafik kazalarının yaşanmasına rağmen, hala uslanmadığımız bir gerçektir. Hedeflerindeki menzile azami 1-2 saat önce ulaşmak için hız yapan trafik canavarları, sadece kendilerinin değil, yollardaki diğer vatandaşların da kabusu olmaktadırlar.

Trafik, tek yönlü bir kavram değildir. Kişi, ne kadar dikkatli araç kullansa bile, karşıdan, arkasından veya yanından geçen bir trafik canavarının her an için kurbanı olmak tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Bunun için sürücülerin dikkatli olmaları gerektiği kadar,  trafik kontrollerinin de özellikle bayram günleri gibi trafiğin yoğunluk kazandığı günlerde ağırlık kazanması gerekmektedir. İşin içinde (tatil yapacağım) derken, ebedi tatile gitmek de vardır. Kimi vasıtaların üzerlerinde (YOLLARIN KRALI) ibaresini sizler de okumuşsunuzdur. Oysa yolların KRALI yok, yolların KURALLARI vardır. Trafik kazalarının minimum düzeye düşürülmesi için bu kurallara riayet etmek gerekir. Kuralları takmayanlar ve kuralsızlık peşinde olanlar, cezalarını elbette bulacaklardır. Bu arada, başkalarına da zarar vermeselerdi bari…

Türkiye’de bulunan Suriyeli göçmenlerden de tatil için memleketlerine gidenler olmaktadır. Bilindiği gibi komşumuz Suriye’deki ateş, Türkiye’yi de sarmış durumdadır. Zeytin Dalı harekâtı kapsamında Suriye’de Mehmetçiklerimiz var.

Bayram haftasına terör ve savaş korkusu içinde girerken, vatandaşların ekonomik durumlarının hiç de iç açıcı olmadığı ortada. Emeklilere bayram harçlığı olarak verilen bin TL ikramiyeler, çekilen ekonomik sıkıntının hafiflemesine az-buçuk bir katkı sağlayacak ama hiç mi, hiç yeterli değildir. Çünkü çoğu emekli aldıkları bin lira ikramiyeyi kredi kartı borçlarını kapatmak için kullanacaklardır. Büyük bir mali sıkıntı içinde olan esnafımız bayram haftasında biraz soluklanma ümidinde!

Türkiye’de milyoner sayısı artıyor amma, ters orantılı olarak fakir sayısı da giderek yükselmektedir. Bin orta direk ailenin fakirleşmesi pahasına, bir milyoner yaratılmakta! Bir zamanlar Merhum Başbakanlardan Adnan Menderes’in “her mahallede bir milyoner yarattık!”  söyleminde olduğu gibi, her mahallede bir milyoner yaratıldı amma, bir mahallenin tümüyle fakirleştirilmesi pahasına!

Evet, Bayram Haftasına girdik. Ne var ki bu yıl Bayram tatili kısa süreli olacak. Bayramın arife günü Perşembe, birinci günü ise Cuma günüdür. Bu sebeple normal zaman dilimlerine göre ekstradan topu-topu 2 gün tatil var. Tatil 2 gün değil de 9 gün olsa ne yazar, diyebilirsiniz!

Millet Bayram hazırlığı içindeyken, birdenbire Kandile Bayrak dikmek hevesine kapıldık. Bırakın bayram havasını, terör ve savaş kokan günler içinde olduğumuz kesin! Hal ve şerait bu iken Müslüman Milletimiz nasıl Bayram yapacak, bunun cevabını veriniz bakalım.

Ramazan ayında piyasayı hareketlendirmesi gereken, fitre ve zekât paraları var. Zenginlerden, fakirlere gidecek bu para piyasayı biraz canlandırır, umudundayız.

Bayram haftasına girdik amma, bayram haftasının havası yok! Özellikle Bölgemizde insanlar çok tedirgin. Çünkü geleceklerinin ne olacağını kestiremiyorlar.

Ne diyelim, bayram gibi bayram günleri dileklerimizle…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN