• Dolar Alış TL
  • Dolar Satış TL
  • Euro Alış TL
  • Euro Satış TL
Reklam
Reklam

BİLE-BİLE LADES!

Reklam
, 0 Yorum

(BİLE-BİLE LADES) deyiminde olduğu gibi Siirtli Arap kökenlilerin bilerek ve isteyerek asimile oldukları söylenir. Gerçekten Siirtli Araplar isteyerek ve bilerek asimile mi oldular!

İsmet İnönü tarafından hazırlanan bir Kürt Raporu vardır. Belma Akçura’nın yazdığı 1925-2007 yıllarını kapsayan Devletin Arşivlerindeki “KÜRT RAPORLARI” gerçekten çok enteresan. Kitabın “İSMET İNÖNÜ’NÜN KÜRT RAPORU” bölümünün bir kısmını, İlimizi ilgilendirmesi açısından okuyucularımızın dikkatlerine sunmayı uygun bulduk. İşte İSMET PAŞA’NIN 1935 yılında hazırlayarak ATATÜRK’E SUNDUĞU “KÜRT RAPORU”ndaki Siirt’le ilgili bölüm:

“Siirt Türklüğe hevesli bir Arap Şehridir. Tüccar ve hükümete mûti (itaatkâr) halkı vardır. Havası gayet iyi olan Siirt susuz, pis bir trahom merkezidir. Siirt’in Doğu’ya naklini tercih ederim. Tamamen Kürtlerle dolu olan Siirt vilâyetinde başlıca kuvvetimiz; idare merkezlerimiz memurlarımız ve zabitlerimizdir. İdare merkezimiz çok kuvvetli olmalıdır. İcabında konulup kaldırılmak üzere özel adliye rejimi kurulmalıdır. Som Kürt’le meskûn olan bu ilimizde başlıca kuvvetimiz, idare merkezlerimiz, memurlarımız ve zabitlerimizdir. Halkın içine girmek, Mutki ve Sason gibi bütün Siirt vilâyetinde önemli bir iştir. Halkın içine behemahâl (mutlaka) girmeliyiz. Şimdiki halde halk daha çok kendi ağaları elindedir. Halkın içine girmek için buralarda seyyar doktorları tesirli bir tedbir olarak göz önüne almalıyız. Siirt vilâyeti bugünkü halinde, en su yüzünde bulduğumuz mıntıkamızdır.”

Evet, 1935 yılında, yani bundan tam 78 yıl önce İSMET PAŞA (İsmet İnönü) tarafından Siirt ile ilgili olarak tutulan rapor bu. Yani, ta o zamandan Siirtli Arapların Türklüğe hevesli olduklarına vurgu yapılmıştır.

Sözün özü, Siirtli Araplar dün de Devlete muti oldukları gibi, bugün de mutidirler. Buna, “gönüllü olarak asimile olmak” veya (bile-bile lades) de denilebilir. Siirtli Araplar dün de Türkiye Cumhuriyetini seviyor ve Devletleri olarak kabul ediyorlardı, bugün de! İlimiz genelinde, Arapça eğitim veren sayısız medreseler var. Öğrenmek isteyenler için kapılar açık…

GERÇEK AMCA KİME DENİLİR!

Şehrimizde, Ermenilerin yaşadıkları yıllarda, Müslüman bir genç, iş yeri açmak için çok zengin olan öz amcasından destek istemiş. Ama amcası, destek olacak yerde, elinden gelse yeğenini bir kaşık suda boğacak meymenetsizin biriymiş. Tabii, isteğini geri çevirmiş ve destek vermemiş…

Müslüman gencin bir de zengin Ermeni bir komşusu varmış. Genç, iyi niyetli gördüğü ve hemen her gün “SABAH-IL ĞEYR=HAYIRLI SABAHLAR” diyerek selâmlaştığı Ermeni’nin evine giderek, halini anlatmağa, maddi destek istemeğe karar vermiş. Kararını da uygulamış. Ermeni komşusu, çok yakın bir hüsnü kabul göstermiş. İş kurmak için, ümit ettiğinden çok daha yüklü bir parayı borç olarak vermiş.

Bir gün bu Ermeni’yi , elinde ciğer, evine gitmekteyken gören genç arkasından:

-Amca, Amca! diye koşmaya başlamış.

Zorla ciğeri elinden almış ve: -Sen zahmet etme, müsaade et, evine ben götüreyim, demiş!

O zamanların “DABAKLAR” çarşısında meydana gelen bu durum, gencin, öz amcasının çok gücüne gitmiş. Genç, ciğeri Ermeni’nin evine götürüp, geri döndükten sonra, öz amcası olan şahıs, genci yanına çağırmış. Yanında, çarşının ileri gelenlerinden birkaç kişi de varmış. Yeğenine hiddetle:

-Bunca kişinin ortasında bir Ermeni’nin arkasından “amca, amca!” diye bağırmaya utanmadın mı? demiş!

Genç, fırsatını bulmuşken, taşı gediğine koyacak bir cevap vermiş:

-Ben anlatayım, yanındaki hacı, hocalar da kim haklı, kim haksız karar versinler, demiş.

Sonra, Amcasının yanında oturmakta olan çarşının ileri gelenlerine anlatmağa başlamış:

-Biliyorsunuz, ben yetim olarak büyüdüm. Yıllarca, Amcamın yanında çırak gibi çalıştım. Üstelik, bu amcam, babamın mirasına da konmuştu. Benim gibi çıraklar 5 kuruş alırlarsa, amcam bana 1 kuruş verirdi. Yine ses etmez, sadakatle çalışırdım. Vakti gelince, Kendi iş yerimi kurmak için kendisinden borç sermaye istedim. Beni, kovmaktan beter etti. Borç  talep ettiğim bu Ermeni komşumuz ise, istediğim borcun 2-3 katı borç verdi, bana yardımcı oldu. Şimdi söyleyin bakalım, bana amcalık yapan kim. Babamdan kalan hakkımı da gasbeden ve borç istediğim zaman beni kovmaktan beter eden bu sözde Amcam mı, Ermeni bile olsa, insanlık gösterip, bana borç veren mi!!!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN