• Dolar Alış TL
  • Dolar Satış TL
  • Euro Alış TL
  • Euro Satış TL
Reklam
Reklam

BİZ BÜTÇEMİZDEKİ, ONLAR EVRENDEKİ KARA DELİKLERLE UĞRAŞIYORLAR!

Reklam
, 0 Yorum

Biz millet olarak, devlet olarak BÜTÇELERİMİZDEKİ KARA DELİKLERLE uğraşırken, ELİN GÂVURU ulaştığı bilim ve teknik sayesinde evrenin sonsuzluğundaki kara deliklerin fotoğraflarını bile çekebiliyor.

(UZAYDAKİ KARA DELİKLER) tezini hep duyardık, aklımız ermediği, bilgimiz yetmediği için gerçek olup olmadıklarını da anlamış değildik. Adlarına (Gâvur) dediğimiz bilim adamları 10 Nisan 2019 tarihinde, tespit ettikleri bir kara deliğin ilk fotoğrafını yayınladı. Böylece, uzayda (KARA DELİKLER) olduğu kanıtlandı. Kara deliğe ait çekilen bu ilk fotoğraf, insanlığın uzay teknolojilerindeki ufkunu genişletti. Bir taraftan evrenin sonsuzluğu kanıtlanırken, insan zekâsının evrenin sırlarını çözmek konusundaki yeteneği de  kanıtlanmış oldu.

Bilim adamları, evrende varlığını teorik olarak ispatladıkları kara deliklerin bir fotoğrafını çekebilmek için 20 yıldan bu yana emek sarfetmekteydi. Türkler olarak bir tesellimiz var.  Kara deliği fotoğraflamak için çalışan ekibin içinde   Feryal Özel adında bir Türk bilim adamı da bulunuyor. Yaptığı ilk bilimsel araştırmadan bu yana, karadelikleri görüntülemek üzerine çalışmalar yürütüyor. Özel, yayınlanan ilk karadelik fotoğrafını hayatının en önemli dönüm noktalarından birisi olarak tanımlıyor.

Feryal Özel dışında, sayısız isim bize merakın bir sınırı olmadığını kanıtladı. Meğer insanoğlu, 53 milyon ışık yılı uzaklığını miyop olarak görüyormuş. Bu kadar bozuk bir görüşe sahip olmamıza rağmen bilimsel veriler her zaman daha çok şey sunuyor.

Fotoğrafı çekilen Messier 87 Galaksisi’nin merkezindeki kara delik  Güneş’ten 6,5 milyar kat daha ağır ve oldukça küçük bir alana sıkışan bir yoğunlukta bulunuyor. Bu cisim aynı zamanda Samanyolu’nun merkezindeki kara delikten 1000 kat daha büyük olduğu belirdtilmekte.

Güneş’ten 6,5 milyar kat daha ağır olan bir cisme göre, kara delik çok ufak görünüyor. Bilim adamlarına göre işin ince detayı da burada. Kütle ile hacim aynı şey değildir. M87 kara deliği o kadar yoğun ki Güneş’ten 6,5 milyar kat daha ağır olan gövdesinin hacmi çok çok düşük.

M87 kara deliği, kendi çevresinde saatte 3,5 milyon kilometre hızla dönüyor:

Ateş renginde görünen bulanık ışık, aslında kara deliğin etrafında dönen sıcak gaz kütlesi. Kütlenin dönüş hızı ise neredeyse ışık hızıyla aynı!

Üstelik o kütle sürekli olarak kara deliğin içerisine giriyor, kara deliğin çevresindeki malzemeler sürekli onu besliyor.

Diskin yoğun bölgesine arka arkaya 5 adet Güneş Sistemi sığabiliyor:

Yahudi asıllı ünlü Alman Bilim adamı Albert Einstein (1879- 18 Nisan 1955) Samanyolu’nun merkezinde süper kütleli bir kara deliğe çok yakın çekim sahasından geçen bir yıldızın varlığını genel görelilik teorisinin etkileriyle gözlemlemiş, kara deliklerin dairesel yapıda olduğunu kağıt üzerinde göstermişti.

Bilim adamları Einstein’in ölümünden 64 yıl sonra kara deliğin fotoğrafını çekerek, teorisini ispatlamış oldular.

Biz millet ve devlet olarak bütçelerimizdeki kara deliklerle, soğan, patates, patlıcan fiyatlarının ne olacağıyla uğraşırken, elin gâvuru uzaydaki karadelikin fotoğrafını çekmekle uğraşmakta. Medeni dünya ile aramızdaki farkı, sadece bu duruma bakarak  kıyaslayabilirsiniz…

ANEKDOT

Siirt’te, dini ilimler açısından otorite sayılan biri, öylesine kibirliydi ki, sanki “küçük dağları ben yarattım!” havasındaydı. Buna ders vermek işi Siirtli bir meczuba düştü. Meczup Siirtli, bu kibirli din adamına bir ders vermeyi aklına koymuştu. Bir gün divanına giderek, müritlerinin önünde O’na şöyle bir soru yönetti:         -Şeyh Hazretleri, ben en çok şu hususu merak ediyorum. Acaba, Yüce ALLAH’IN bilgisiyle, insanoğlunun bilgisini mukayese etmek gerekirse, nasıl bir misal vermek gerekir.

Kendisini bilge gören din adamı istihza eder bir tavırla söylendi:

-Düşündüğün şeye bak! Hiç Yüce Allah’ın ilmiyle, insanların ilmini mukayese etmek mümkün olur mu! Amma, madem sordun sana cevap vereyim!

Bunu söyleyen sözde allame, önündeki büyük bir parşömen kâğıdının ortasına kaleminin ucuyla bir NOKTA koydu ve sözlerine şöyle devam etti:

-Teşbihte hata olmazsın. Şayet Yüce ALLAH’ın ilmini bu parşömen kâğıdı kadar kabul etsek, geçmişte kalan, yaşayan ve gelecek bütün insanların ve cinlerin ilimleri ancak bu nokta kadar olur!      Verdiği misaldeki isabetinden dolayı meclisteki müritlerini kibirle süzen din adamı, meczubun verdiği ders mahiyetindeki cevap karşısında şaşırdı kaldı. Çünkü meczup bu sefer şöyle soruyordu:    -Peki Şeyh Hazretleri,  şimdi bu nokta içinde, ilminize düşen payı gösterir misiniz!              Meczuptan aldığı cevabın manasını kavrayan din adamı, o günden sonra kibri, gururu bıraktı, çok mütevazi bir din adamı olmanın yolunu buldu…

TAŞLAMALAR

ONBEŞ GÜN GEÇTİ HALA

SONUÇLANMADI SEÇİM

ONLAR SEÇİM DERDİNDE

MİLLETİN DERDİ GEÇİM

 TÜRKİYE’NİN KALBİNİ

AMEL’YATA ALMIŞLAR 

BAYPASS AMELİYATI

DAMARLAR TIKANMIŞLAR

 AMELİYAT HEKİMİ

YÜKSEK SEÇİM KURULU

ÖLDÜRMESİN HASTAYI

ZOR BİR AMELİYAT BU

 PEK HAZIK BİR HEKİME

BENZEMİYOR GERÇEKTE

YAPTIĞI AMEL’YATLAR

BUNUN KANITI İŞTE

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN