• Dolar Alış TL
  • Dolar Satış TL
  • Euro Alış TL
  • Euro Satış TL
Reklam
Reklam

BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ!

Reklam
, 0 Yorum

2020 mali yılı bütçe görüşmeleri devam ediyor. TBMM’i genel kurulundaki görüşmelerin tümü Meclis Televizyonundan canlı olarak yayınlanmakta. Bütün vatandaşların, bütçe görüşmeleriyle ilgili oturumları dikkatle izlemelerini tavsiye ederim.

Genel Kurul’da 9 Aralık 2019 Pazartesi günü başlayan bütçe mesaisi hafta sonları dahil 12 gün aralıksız devam edecek. Görüşmeler 20 Aralık Cuma günü tamamlanacak.

Bütçeyi hükümet adına sunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“Türkiye, son 17 yılda sadece ekonomik değil siyasi anlamada dünyada ağırlığını hissettirdi. Dünyanın bölgesel güç merkezlerinden biri haline geldi. Ancak bilinçli hamlelerle ülkemiz çok sayıda iç ve dış iktisadi şoklarla karşı karşıya kalmıştır. Ağustos ayında başlayan kur saldırıları bunun en açık örneğidir. Ancak Sayın Cumhurbaşkanımız ve hükümetimizin kararlı tutumuyla saldırılara boyun eğmemiş ve bu saldırılar boşa çıkarılmıştır.

Enflasyonda halkımızın desteğini de alarak büyük bir düşüş yaşanmıştır. 2019 yılın ilk yarısında büyümenin kaynağı net ihracat ve kamu harcamaları olmuştur. Yargı reformu strateji belgesi ve vergi reformu gibi adımlarla ekonomideki yapısal dönüşüm enflasyonu daha da aşağı çekti. Bu çerçevede 2020 yılı büyüme hedefimiz yüzde 5 olarak belirlenmiştir. Yeni Ekonomi Programında öngörülen politikaların hayata geçirilmesiyle enflasyonun kalıcı olarak düşük, tek haneli seviyelere indirilmesi  temel hedeflerimiz.

2020 yılında istihdamı 1 milyon 50 bin arttırmayı hedefliyoruz. Bütçe, dengelenme, disiplin ve değişim yaklaşımına uygun olarak hazırlanmıştır.

İş gücü piyasasına yönelik yapısal adımlar atılacak. Bu kapsamda iş gücü piyasası deneme ve denkleştirme süresi ve kısmi süreli çalışma konularının taraflar arasında mutabakatla esnekleştirilmesi öngörülüyor.

2020-2022 döneminde de mali disiplini kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu kapsamda bütçenin gelir performansının yükseltilmesine yönelik sürekli gelir kaynakları ile vergi tahsilatında etkinliğin artırılması ve ekonomide kayıt dışılığın azaltılmasını hedefliyoruz.

Turizmdeki canlanmanın sürmesini beklediğimiz 2020’de seyahat gelirleri hedefimizi 34,3 milyar dolar olarak öngörüyoruz.

(Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleri) Milli gemilerimiz ile 2020 yılı içerisinde 5 kuyu daha açarak petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerinde aktif bir strateji izlemeye devam edeceğiz.

Eğitime ayırdığımız bütçe kaynaklarını, 2020 yılında 176,1 milyar liraya çıkarıyoruz.

Sağlığa 2020 yılı bütçesinde 188,6 milyar lira kaynak ayıracağız.

Teşvik ve desteklerimizin de etkisiyle, 2023 yılında kadın istihdam oranını yüzde 34’e, kadın işgücüne katılım oranını ise yüzde 38,5’e yükseltmeyi hedefliyoruz.”

Genel kurulda partisi adına söz alan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bütçeyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yerine yardımcısı Fuat Oktay’ın sunmasına tepki gösterdi.

Kılıçdaroğlu ayrıca konuşmasında Türkiye’de 2 milyon 136 bin kişinin aylık 2020 liranın altında aylık aldığını, bin liranın altında emekli aylığı alan 843 bin 647 kişi olduğunu açıkladı. CHP lideri 2002-2019 arasında yabancılara ödenen 173 milyar 55 milyon dolar ödendiğini, Türkiye’nin 1 saniyede 596 dolar faiz ödediğini aktardı.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının satırbaşları şöyle;

“Bütçe dediğimiz olay ciddi bir olaydır. Parlamento bütçe hakkını kullanarak yürütmeye diyor ki şu kadar vergi toplayacaksın şu kadar harcama yapacaksın. Senin sınırlarını bütçe kanunuyla çiziyorum.

Yargı koyma yetkisi parlamentonundur. Madem öyle para alacaklar, borçlanma da yapabilirler. Borçlanmanın sınırlarını da parlamento belirliyor. Paranın nerelere harcandığını gelip burada bize anlatıyor. Bizler de elimizi vicdanımıza koyup “evet parayı oraya harcıyorsa evet diyelim” Bütçede yetkiyi verdik, paranın nerelere nasıl harcandığını kesin hesap kanunu gösteriyor bize.

Parlamentoya bugüne kadar, son düzenlemelere kadar, TBMM’ye yönelik sunan kişi seçilmiş bir kişi. Arkasında milli irade var. Buraya gelip bütçeyi sunan kişi devlet memuru. Hani biz demokrasi diyorduk, milli irade diyorduk. Normalde buraya sayın cumhurbaşkanının gelmesi lazım. Kendi bütçesi. Gelip bütçeyi sunması lazım. Devlet memuru bütçeyi sunuyor. Sayın Erdoğan başka bir yerde konuşma yapıyor.

Sizler vicdan sahibiyseniz buna dur demeniz lazım. Bu bütçe 82 milyonun bütçesi. 82 milyona hizmet götüreceksiniz, vergi toplayacaksınız ama bütçeyi bir devlet memuru sunacak. Ne diyoruz? Gazi meclis diyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e bile Başkomutanlık yetkisini 3 ay süreyle vermiştir.

Atatürk Meclis’i yüceltiyor. Aradan o kadar zaman geçti şimdi Meclis’e gelip bütçeyi sunacak seçilmiş bir kişi yok. Nerede milletin iradesine saygı? Diyoruz ki, atanmışların vesayeti olmaz. En çok şikayet eden AKP Grubu. Bu parlamentonun üzerinde hiçbir vesayeti hiçbirimizin kabul etmesi mümkün değil. Aramızda görüş farklılıkları olabilir. Farklı çözümler üretebiliriz ama vesayeti asla kabul edemeyiz.

Rejimi değiştirdik. Eskiden ne olurdu? Cumhurbaşkanını bir yere gittiğinde TBMM’de temsil ederdi. Şimdi bir yere gittiği zaman kim temsil ediyor? Bir devlet memuru. Nerede milli irade? Bu da doğru değil. Parlamentonun başkanı milli iradeyle seçilmiş kişidir.

2018 kesin hesabın sonuçları, 2020 önümüzdeki yıl öngörülen hedefler. Buradan ne kadar vergiler toplanacak ne kadar harcama yapılacak. Parlamento bu yetkiyi yürütme organına verirken anayasal ve yasal sınırları dikkate alıyor. Anayasanın bir maddesi var, merkezi yönetimin bütçesiyle verilen ödenek harcanabilecek tutarın sınırını gösterir.

2018 yılı Sayıştay raporları. Sayıştay, TBMM’ye bağlıdır, TBMM adına bütçe harcamalarını denetler. Bizim verdiğimiz yetkiyi acaba yürütme organı doğru kullanıyor mu diye rapor yazar.

2018 yılı Merkezi yönetim hükümet bütçesiyle ilgili olarak 63 milyar 295 milyon ö717 bin 486 TL denek üstü harcama tespit edilmiş. Bu harcamaların onaylanması hususu yüce Meclis’e bırakılmıştır. Anayasaya sınır getirdi ödenek üstü harcama yapamazsın cezalandırılırsın diyor.

Ben istediğim gibi para harcarım kimseye de hesap vermem diyorlar. Toplanan para fakir fukaranın parası, bu para nereye harcandı? Neden parlamentonun iradesi çöp sepetine atıldı.

Sayıştay diyor ki ben ceza veremiyorum, saptadım ödenek üstü harcamayı takdiri size bırakıyorum diyor. Evinize gidip başınızı yastığa koyduğunuzda fakir fukarayı düşünün.

Bir olay olur. Bütçenin dışında bir ek ihtiyaç olur, borçlanma olur. Yüzde 2’yi aşmayacak şekilde ödenek üstü harcama yapılabilir. Kaç aşıldı yüzde 7. Siz demeyecek misiniz, ne oluyor bize, bizim irademizi yok sayıyor yürütme organı?

Bir başka garabete daha değinmek istiyorum. Madem samimi bir konuşma yapacağız.  Kanun için dediler ki yürütme organı artık kanun tasarısı getirmeyecek. Dünyanın hiçbir ülkesinde milletvekilleri kanun hazırlamaz. Kanunu bürokratlar hazırlar.

Parlamentonun itibarını korumamız lazım. Milletvekili arkadaşlarım kanunlarını savunacaklar sözde bunu yapıyorlar. Yine oradan size geliyor, biz bunu biliyoruz. Hazırlayan zaten orası. Hazırlamak zorundadırlar. Sorunla bizzat karşılaşanlar onlardırlar biz değiliz. Sorunun çözümüyle ilgili yasal düzenlemeyi yapıp size geliyorlar.

Anayasanın 104. maddesi. Cumhurbaşkanı devlet başkanı sıfatıyla TC’yi ve Türk milletinin birliğini temsil eder, doğrudur. Peki bu tanıma uygun olarak cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin şan ve şerefini korumak ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma and içerim.

Değerli arkadaşlar birbirimizi kandırmayalım. Partili cumhurbaşkanı olmaz. AKP’nin genel başkanı diyelim sorun yok ama ben cumhurbaşkanıyım derse tarafsız olması lazım. Neden tarafsız olması lazım? Cumhurbaşkanı devletin sigortasıdır. Yüzde yüz bir tarafsızlık beklemiyoruz ama sonuçta tarafsızlık üzerine yemin ediyorsa bir siyasi partinin genel başkanlığını yapamaz. Ettiği yemine ters köşe oluyor.

Bütün vatandaşlara, siyasi partilere eşit davranması lazım. Kapsayıcı kucaklayıcı bir dil olması lazım. Sabah öğle akşam bir öfke bir kin bir saldırganlık… Bu yanlıştır. Böyle bir uygulama hiç olmadı olmamalı da zaten.

Cumhurbaşkanı hakim tayin edecek. Bir partinin genel başkanı hakim tayin ediyorsa biz ona farklı gözle bakarız. AKP’nin genel başkanı hakim tayin ediyor. Bir partinin genel başkanı hakim tayin ederseniz olmaz. Benim tayin ettiğim bir hakim düşünün, orada yargılandığınızı düşünün. CHP’nin hakimi bizim aleyhimize karar verdi dersiniz. Böyle düşünmek doğaldır.

Trump’ın yazdığı mektup kabul edilemez. Ya hemen iade edecektin ya da büyükelçisini çağırıp iade edecektin. Cebime koydum vereceğim, ne demek. Beni üzen nokta tek bir cümlenin dahi çıkmamış olması. Bu benim ağırıma gidiyor.”

İYİ Parti Grubu adına söz alan Grup Başkan Vekili ve Kocaeli Milletvekili  Lütfü Türkkan’ın ise bütçe üzerine konuşmasından satır başları şöyle:

“Bu sene bütçede yatırımlara 63,5 milyar lira harcanırken, 139 milyar lira borç faizlerine ayrılmış. Geçen sene 65 milyar lira yatırımlara harcanırken, 117 milyar lira borç faizlerine ayrılmıştı. Biz, Galata tefecilerinin eline düşmüş tüccarlar gibi borcun faizini ödüyoruz. Üstüne üstlük geçen seneye göre hem yatırımlara harcadığınız para daha düşük hem de borç faizlerine ayrılan para geçen seneden 22 milyar lira daha fazla.

2002’de benzinin litre fiyatı 1,62 lirayken bugün neredeyse 7 lira. 2002’de asgari ücretle 17 gram altın alınıyordu, bugün ancak üstünü tamamlayarak 7 gram alınabiliyor. 50 kiloluk 1 çuval un 2002’de 18 lirayken, bugün 168 lira. Siz iktidara geldiğinizde ekmeğin kilosu 1 liraydı şimdi yaklaşık 6 lira. Ama siz pişkince ’17 yılda ihracatımız yaklaşık 165 milyar dolara geldi, milli gelirimiz 10 bin dolara çıktı. Ama yol yaptık, köprü yaptık’ nidalarıyla kulaklarınızı tıkıyorsunuz.  Dünyanın 17. büyük ekonomisini neredeyse ilk 20’nin dışına çıkarmak üzeresiniz.

Diyanet’in açıkladığı rakama göre bir kişinin bir günlük öğünü 23 lira. Dört kişilik bir aile için düşündüğümüzde bu rakam ayda 2 bin 760 lira, o da aç kalmaması için. Bu şartlarda siz insanları açlığa mahkum ediyorsunuz.

Ülkedeki kayıtlı işsiz sayısı yüzde 40,3 arttı, toplam işsiz sayısı ise 8 milyon ile 130 ülke nüfusundan fazla. Genç işsiz sayısındaki artış daha da vahim; resmî kayıtlara göre her 4 kişiden 1’i işsiz, son bir yılda genç işsiz sayısı 515 bin artarak 2 milyon 800 bine ulaştı.

Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminden önceki son 12 aylık dönemde (2017 Temmuz ile 2018 Haziran arası) bütçe açığı 68 milyar iken son 12 aylık (Kasım 2018 ile Ekim 2019) arası bütçe açığı 111 milyar lira oldu. Tüm bu rakamlar bir şeyi gösteriyor, ne Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin ne de ekonomi yönetiminin bir karşılığı kalmıştır.

Bir şeyler yapmak için daha kaç insanımızın hayatına son vermesini bekliyorsunuz siz? Eğer bir şeyler yapmak isteyip de yapamıyorsanız bu ülkeyi iyi yönetemiyorsunuz demektir. O zaman görevi devretmenizin zamanı da gelmiş hatta geçmiş oluyor. Bir an önce, yönetemediğiniz bu ülkeyi yönetmekten vazgeçip kenara çekilmenizi tavsiye ediyorum.”

MHP Grubu adına konuşan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay’ın konuşmalarından satır başları:

“Türkiye, tarihinin en büyük ekonomik saldırılarına maruz kalmasına rağmen faiz-kur-enflasyon sarmalından çıkması konusunda önemli bir mesafe alındı.”

“Milli ekonomi seferberliğine girişmeli ve üretime odaklanmalıyız. Üretim ekonomisini inşa etmeye yönelik yapısal reformları hayata geçirmek mecburiyetimiz vardır.”

Ekonomi milli tasarruflara ve milli kaynaklara dayanmalıdır. Ekonomi borç ve rant sarmalından, savurganlıktan kurtarılmalıdır. Sanayimizi, bilim ve teknolojimizi süratle ileri seviyelere getirmeliyiz. İstihdam sorunu mutlaka çözülmelidir, tarım ve hayvancılık güçlendirilmelidir.

Hükûmetin 5018 sayılı Kanun’a uygun bir şekilde bütçe sürecini yönetmesi, yasama ile yürütme arasındaki bilgi asimetrisini de giderecektir. Bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütçe üzerindeki kapasitesinin artırılması, Parlamento’nun bütçe hakkını pekiştirecek adımlardan biri olacaktır. Bu kapsamda, Plan ve Bütçe Komisyonu bünyesinde bütçe ofisinin kurulması ve Sayıştayın görev ve kapasitesinin mali danışmanlık sağlayacak şekilde genişletilmesi yerinde olacaktır.

Bütçe sürecinde Meclisin yasama yetkinliğini artıracak adımlardan biri de ihtisas komisyonlarının bütçe sürecine dâhil olmasından geçmektedir. Örneğin, Dışişleri Bakanlığı bütçesi Dışişleri Komisyonunda, Adalet Bakanlığı bütçesi Adalet Komisyonunda görüşülebilmelidir.”

Bütçe üzerine konuşan HDP Eş Genel Bakanı Pervin Buldan’ın konuşmalarından satır başları:

“Reform dediniz, tüm değerleri deforme ettiniz. Anormal olan ne varsa normal hale getirdiniz. Hukuk dışılığı kaldırmanın yolu, hukuku ortadan kaldırmaktır. Şu an yapılan tam da budur. Bakınız! Demirtaş ve Yüksekdağ dahil tutuklu HDP’lilerin fezleke ve iddianamelerini hazırlayanlar Cemaat’in savcı ve hakimleridir. Üstelik bazıları da şu an cezaevindedir. FETÖ’cülerin fezlekesiyle tutuklanan Demirtaş’ın, Yüksekdağ’ın tahliyesini engelleyen kimdir? Bizzat AKP Genel Başkanıdır. Demirtaş, Yüksekdağ ve tutuklu tüm seçilmişler derhal serbest bırakılmalı. Hukuksuzluğa son verilmelidir.

AKP seçimle elde edemediğini kayyum zoruyla ele geçirmektedir.  Belediyeler kayyumların hırsızlığı, yolsuzluğu nedeniyle zaten borç ve haciz batağındadır. Personel maaşı zar zor ödeniyor. Kayyumların yolsuzluk suçu Sayıştay raporlarıyla sabittir. Yerellerde adeta yolsuzluk düzeni kurulmuştur. İlla teröre destek aranacaksa cemaate ‘ne istediniz de vermedik’ diyenlerde aranmalıdır.

Yarın halkın önüne sandık konulsa kayyumcılar tarihin en büyük tokadını yiyecektir. Halk iradesini temsil eden bu parlamentoyu da kayyum hukuksuzluğu karşısında tavır almaya çağırıyoruz.

İktidarın; HDP’siz parlamento, HDP’siz yerel yönetimler, HDP’siz siyaset, HDP’siz yaşam planlarını görüyoruz. Türkiye AKP’siz yapar ama HDP’siz yapamaz. HDP’siz değil ama AKP’siz bir Türkiye’nin çok da uzakta olmadığını şimdiden size hatırlatmak isteriz.

AKP’nin siyasi hikâyesi bitmiştir. Türkiye tam bir yol ayrımındadır. Bunun için bu iktidarın biran önce gönderilmesi gerekiyor. Bu nedenle erken seçim çağrısı yapıyoruz. Sandık biran önce halkın önüne konulmalıdır. Erken genel seçim tüm siyaset kurumunun ve toplumun acil gündemi olmalıdır. Haziranlar umuttur, Haziranlar cesarettir. Haziranlar Başarı ve zaferdir.”

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’nin konuşmalarından satır başları:

“2020 bütçesine baktığınızda, barışın ve toplumsal barışın yoksunluğunu görürsünüz. Bu bütçeye baktığınızda ortak zenginliğimizden yoksun bırakılmışlığımızı, topyekûn yoksulluğu görürsünüz. Bütçe olma vasfını yitirmiş bu metne baktığımızda demokrasi yoksunluğunu görürsünüz.

Kürtler başta olmak üzere, bütün dünya, Suriye’deki iç savaşın çözümsüz kalmasının temel nedeni olarak mevcut iktidarın Kürt düşmanlığını görmektedir. Suriye krizinin tek çözüm yolu siyasi diyalog ve müzakereden geçer. Suriye’de nasıl bir çözüm gelişeceğinin kararını oranın halkları vermelidir. Emperyalistler ve tekçi ve mezhepçi bölge devletleri bu çözüme saygı duymak zorundadır.

Cumhurbaşkanlığı sistemin MR’ı 2020 yılı bütçe kanun teklifidir. Ekonomik ve siyasi krizleri derinleştiren bu kanun teklifi savaş, yoksulluk, talan ve beceriksizlik bütçesidir. Bu bütçe teklifi kara deliklerle dolu bir tekliftir. Bir trilyonluk bütçenin 250 milyarı savaş, savunma ve güvenliğe harcanmaktadır. 2020 bütçe teklifi aynı zamanda bir talan bütçesidir. Nereye, nasıl harcanacağı belli olmayan kalemlerle doludur.

Biz, Demokratik Anayasayı hayata geçirerek ortak vatan ve demokratik cumhuriyette yaşamak için demokratik siyaset kurumu üzerinde her türlü baskıyı ve vesayeti uygulamak isteyen kayyımcı anlayışa karşı hodri meydan diyor, erken seçim çağrımızı bir kez daha yineliyoruz. Bu ülkeye dair derdi olanlar, bu ülkenin demokratik geleceğini düşünenler için Demokratik Anayasayı hayata geçirme ve Demokratik Cumhuriyeti inşa etme zamanıdır. 2020 Merkezi yönetim bütçesine hayır oyu vereceğimizi söylemek istiyorum.”

Grubu adına söz alan AKP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Nurettin Canikli, muhalefetin eleştirilerine yanıt verdi.

Nurettin Canikli, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, yargıda FETÖ borsası kurulduğuna yönelik eleştirilerine değindi. Canikli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“FETÖ borsasından bahsedildi. Benim anladığım şu; Sayın Kılıçdaroğlu’nun elinde FETÖ borsasıyla ilgili bazı bilgiler var. Yani yine, kendi ifadesinden yola çıkarak söylüyorum; Sayın Cumhurbaşkanımızın avukatları üzerinden FETÖ borsası kurulduğu ve burada birtakım işlemler yapıldığı şeklinde elinizde bilgiler, belgeler var, öyle anladım ben. Peki Sayın Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet başsavcılığına şikayet ettiniz mi bunları? Ben merak ediyorum. Yani böyle bir şey varsa, birinin suç işlediğini öğrenmişseniz, birinin kanunlara aykırı bir şekilde davrandığını öğrenmişseniz eğer, ne yaparsınız? Elbette konuşursunuz, söylersiniz, ona bir şey demiyorum. Ama gidersiniz, en temel vatandaşlık görevi olarak Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunursunuz. Bu, en temel vatandaşlık görevidir ama anladığım kadarıyla böyle bir başvuru yok. Nedir bu şimdi?”

CHP’li Engin Özkoç, AK Parti İstanbul  Milletvekili Nurettin Canikli’nin söz hakkı olmamasına rağmen, Meclis Başkanı Mustafa Şentop tarafından söz verdiği öne sürdü. Şentop, CHP’li Özkoç’un eleştirisinin haksız olduğunu belirterek, tepki gösterdi.

Bütçe görüşmelerinin naklen verilmesine devam ediliyor. Lütfen takip ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN