• Dolar Alış 7.6883TL
  • Dolar Satış 7.6576TL
  • Euro Alış 8.9572TL
  • Euro Satış 8.9215TL
Reklam
Reklam

BÜTÜN YABANCI GÜÇLER SURİYE’DEN ÇEKİLSİN!

Reklam
, 0 Yorum

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sınırımızda oluşturulmak istenen terör koridorunu engellemek amacıyla Suriye’ye girmesi başta ABD olmak üzere AB ve NATO’nun da işine gelmiyor. Bunun için, Türkiye’nin bir an önce Suriye topraklarını terk etmesi istenmekte.

Suriye’de, sadece Türk Silahlı Kuvvetleri mi var. Elbette ki hayır. ABD, Rusya, İran, İsrail, Almanya, Fransa askerleri de bir şekilde Suriye’de bulunuyorlar. Bunlara bir de IŞİD, YPG/PYD, ÖSO gibi örgütleri de katınız. Bütün bunlar işgalci değil de, kendi sınır güvenliğini korumak için Suriye’ye giren TSK mı işgalci…

Suriye, Birleşmiş Milletler tarafından tanınmış, sınırları belli bir ülkedir. Bu ülkenin gerçekten özgürleşmesi isteniyorsa, bütün yabancı güçlerin çekilmesi gerekir. Türkiye’nin çekilmesiyle Suriye özgürleşmez, bilâkis çok daha zor durumlara düşer.

Suriye’de bulunan bütün ülkelerin kendilerine göre bir takım hesapları vardır. Esad rejiminin en güçlü savunucularından biri olan İran, rejim güçlerine para, silah ve istihbarat desteği vermekte. İran Devrim Muhafızları’ndan askeri danışmanlar da Suriye’de görevlendirilmiş durumda.  Lübnan’daki İran destekli Hizbullah savaşçılarının da bu ülkede oldukları bir gerçek. Bilindiği gibi İran halkının büyük bölümü Şii. Suriye’deki Şiiler ise kendini Sünnilik ile özdeşleştiren bazı militan gruplar tarafından hedef alınmakta. Tahran yönetimi de Suriye’deki savaşa müdahil olarak Şiiliğin koruyucusu rolüne soyunmuş bulunuyor. İran ayrıca Suriye’de Esad’ı iktidarda tutmak istiyor. İran’dan gelen yardımın Lübnan’daki Hizbullah’a ulaşmasına izin veren Esad, ABD’nin Ortadoğu’ya nüfuz etmesine karşı çıkıyor ve bölgesel liderlik konusunda Suudi Arabistan’a karşı İran’ın tarafını tutuyor.

Rusya, 2015 yılında başlattığı hava saldırılarıyla Esad’a destek vermekte. Bu destek, cephede ibrenin rejim lehine dönmesini sağlayan en önemli faktörlerden biri oldurtken, Rus yetkililer söz konusu hava saldırılarıyla IŞİD gibi terör örgütlerini hedef aldıklarını belirtmektedirler. Ancak Rus savaş uçakları diğer Esad karşıtı grupları da vurmakta. Rusya’nın, Suriye’de olmasının amacı hem Esad’ı iktidarda tutarak hem de Lazkiye’deki askeri hava üssüyle Tartus’taki donanma üssünün güvenliğini sağlayarak Ortadaoğu’daki nüfuzunu sürdürmek.

Suudi Arabistan, içlerinde bazı İslamcı militan grupların da bulunduğu Suriyeli muhalif güçlere para ve silah yardımı yapmakta. Ayrıca ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyona katılarak IŞİD hedeflerine yönelik hava saldırıları düzenlemekte. Nüfusu büyük oranda Sünni olan Suudi Arabistan, 2003 yılındaki Irak işgalinden bu yana İran’ın Basra Körfezi’ndeki nüfuzunu artırma girişimlerine karşı çıkıyor. Riyad yönetimi Esad’ın yerine Suudi yanlısı ve İran karşıtı bir Sunni lider getirmek istiyor.

İsrail, savaşın başlamasından bu yana öncelikli olarak Suriye’deki Hizbullah ve İran hedeflerine hava saldırıları düzenlemekte.  İran’ın Suriye’de nüfuz kazanmasına engel olmak istiyor. İsrail’in var olma hakkını sorgulayan İranlı liderler, İsrail karşıtı terör örgütlerini de finanse etmekte. İsrail ayrıca Hizbullah’ın güçlenmesine engel olmayı amaçlıyor. Hizbullah birçok defa komşu ülke Lübnan’dan İsrail’e roket saldırıları düzenledi. İsrail, Hizbullah’ın aynısını Suriye’nin batısında yer alan ve stratejik öneme sahip olan Golan Tepeleri’nden de yapmasından korkuyor.

ABD, 2014 yılından beri hava saldırıları düzenleyen IŞİD karşıtı uluslararası koalisyona öncülük ediyor. Muhaliflerle birlikte savaşmaları için yüzlerce Amerikan komandosunu da bölgeye göndermiş bulunmakta. Ayrıca Suriye’nin kuzeyindeki muhalif gruplara silah ve hava desteği sağlıyor. Bu grupların içinde ABD’nin NATO müttefiki Türkiye ile savaşan Suriyeli Kürt güçler de var.

ABD’nin açıkladığı öncelik, IŞİD ve Suriye’deki diğer aşırı grupları yok etmek. ABD’nin Esad konusundaki yaklaşımı ise artık o kadar net değil. ABD Başkanı Donald Trump’ın selefi Barack Obama “Esad gitmeli” diyordu. Trump yönetimi ise rejimin kimyasal silah kullanmasına gösterdiği tepkiyi katmazsak, Esad’ın akıbeti konusunda daha muğlak bir duruş sergiliyor.

Alman ise Suriye üzerinde uçaklarıyla yaptığı gözlem uçuşlarıyla IŞİD’e yönelik hava saldırılarına destek vermekte. Almanya ayrıca Esad’ın herhangi bir barış anlaşmasında görevden ayrılması için Suriye liderini ikna etmeleri konusunda Rusya ve İran’a çağrıda bulundu. Sözde, Almanya’da terör saldırıları düzenleyen IŞİD’in mağlup edildiğini görmek istiyor. Ayrıca Esad rejimine de karşı. Alman yetkililer, Esad görevde kaldığı sürece, kalıcı bir barış sağlanamayacağını belirtiyor.

Fransa önce muhalif güçlere tıbbi malzemeler ve silah gönderdi. 2015 yılında ise IŞİD’e yönelik hava saldırılarına katıldı. IŞİD’in Kasım 2015’te Paris’te düzenlediği terör eylemlerinin ardından da bu saldırılarını yoğunlaştırdı. Fransa ayrıca Esad’ı kimyasal silaha başvurmaması için uyardı.

Fransa’da düzenlenen IŞİD bağlantılı terör saldırılarının ardından bu örgütü mağlup etmek istiyor.

Görüldüğü gibi, Suriye’de çok sayıda yabancı güçler var. Her birinin kendilerine göre ülkelerinin çıkarları doğrultusunda hesapları bulunmakta.

Türkiye’nin Suriye’de bulunmasının sebebi ise en çıkarsız ve masumane olanı. Türkiye, sınırlarında bir terör koridorunun oluşmasına ve Suriyeli Kürtlerin Suriye’nin kuzeyinde özerklik kazanmasına engel olmak istiyor. Böyle bir gelişmenin Türkiye’deki Kürt ayrılıkçı hareketi cesaretlendirmesinden endişe ediyor. Ankara ayrıca Türkiye’de terör saldırıları düzenleyen IŞİD’i de bertaraf etmeyi amaçlıyor. Şam’da ise daha Türkiye yanlısı bir hükümet kurulmasını istiyor.

Evet, Suriye’de yalnız Türkiye değil 10’a yakın devletin askerleri var. Buyursunlar, hepsi çekilsinler, Türkiye de çekilsin. Ama, (Türkiye çekilsin, biz kalalım) diyorlarsa, o zaman avuçlarını yalarlar!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN