• Dolar Alış TL
  • Dolar Satış TL
  • Euro Alış TL
  • Euro Satış TL
Reklam
Reklam

CUMA NAMAZI VE CUMA HUTBELERİ

Reklam
, 0 Yorum

Cuma namazı, mukim ve sağlıklı bütün  Müslüman erkeklere farzdır. Okunan Cuma hutbesinin dinlenmesi de oldukça önemlidir. Cuma namazının rükünlerindendir. Cuma hutbelerinde mümkün mertebe toplumsal konuların işlemesi esastır. Yani, asırlar öncesi meydana gelen olayların anlatılmasıyla geçiştirilmemelidir. Hutbelerin, mümkün mertebe kısa ve sıkıcı olmamaları gerekir. Cuma hutbelerinde siyaset yapmak dinen de aklen de caiz değildir.

Cuma hutbelerini dinlemenin önemini belirten bir anekdotla bugünkü yazımızı noktalayacağız.

Abbasiler döneminin en ünlü Halifesi  Harun Reşid, çocuklarını sınamak için birbirinden habersiz ayrı ayrı çağırır ve her birinden, huzuruna sarıklı 40 öküz getirilmesini ister. Çocuklarından ebleh olanı adamlarına talimat vererek sarayın avlusuna  40 öküz getirtir. Boynuzlarına sarık taktırır ve babasının huzuruna çıkarak, emrini yerine getirdiğini, istediği sarıklı 40 öküzü hazır ettiğini söyler. Harun Reşit, duruma tebessüm ederek, öküzlerin geri götürülmesini söyler.

İkinci çocuk ise, Babasının talimatını yerine getirmek için Cuma gününü bekler. Cuma namazından sonra, namazdan çıkan başları sarıklı cemaati teker teker durdurur ve:

-Hocanın verdiği hutbenin konusu neydi? diye sorar.

Hoca’nın hangi konuda hutbe verdiğini bilmeyen 40 sarıklıyı peşine takarak saraya götürür ve babasının huzuruna çıkararak:

-İşte, istediğin öküzler! der.

Çocuğunun tespit şeklinden çok memnun olan Harun Reşid de, bu çocuğunun kendisinden sonra Hilafet makamına geçirilmesini vasiyet eder.

Sözün özü, Cuma namazına giderken, okunan hutbenin dinlenmesinin çok önemli olduğunu belirtelim. Değerli Hocalarımıza da bir tavsiyemiz var. Hutbelerinde mümkün mertebe toplumsal ve güncel konuları uzatmadan dile getirsinler. Siyaset yapmasınlar. Cemaatten, öküz derekesine inmek istemeyenler de, hutbede verilen mesajlara kulak kesilsinler. Hocalar da, esatiril evvelin değil, güncel konuları özlü şekilde işlemeye gayret göstersinler. İşte o zaman Cuma Hutbesinin amacı gerçekleşmiş olur!

“USTANIN G.TÜ BİLE USTA!”

Siirtli bir köylünün, dededen kalma bir kılıcı varmış. Kılıç, eğrildiği için kınına sokulamaz olmuş. Bir gün şehre gelişinde düzelttirmek için kılıcı da beraberinde getirmiş. Geçmiş yıllarda, Şehrimizde sanatları kılıç yapmak, onarmak olan esnaflar varmış. Bunlardan biri de, Hacı Ali adındaki kılıç ustasıymış.

Köylü, kılıç ustalarından Hacı Ali’nin dükkânına gitmiş ve dede yadigârı kılıcı göstererek düzeltip, düzeltemeyeceğini sormuş. Hacı Ali, kılıcı köylünün elinden aldığı gibi, eskiden koltuk yerine oturdukları döşeğin altına koyup, döşeğin üstüne oturmuş. Böylece, 5-10 dakika oturduktan sonra, üzerinden kalkmış ve kılıcı köylüye uzatmış. Köylü bakmış ki, eğri kılıç, dümdüz olmuş. Rahatlıkla kınına girmiş.

Bu duruma çok şaşıran köylü Kürtçe olarak:

-Babo! Kune usta ji ustaye (Babam, ustanın .ötü bile ustaymış!” diyerek hayretini dile getirmiş…

Yine geçmiş yıllarda, “Kune usta ji ustaye!” sözü, bir deyim olarak ve özellikle iyi ustaların kıymetlerini belirlemek açısından kullanılırmış…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN