• Dolar Alış 7.5593TL
  • Dolar Satış 7.5292TL
  • Euro Alış 8.9590TL
  • Euro Satış 8.9232TL
Reklam
Reklam

“DOĞRUDAN DOĞRUYA KUR’ÂN’DAN ALIP İLHÂMI ASRIN İDRÂKİNE SÖYLETMELİYİZ İSLÂM’I”

Reklam
, 0 Yorum

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, önemli bir gerçeğe vurgu yaptı. Sayın Cumhurbaşkanının her fırsatta din konusunda ahkâm kesen ve aklı başında Müslümanlara bile (İslamiyet bu mu) dedirten bazı aklı evvel hocaların bakış açılarının yanlışlığına vurgu yapması oldukça önemli bir çıkıştı. Sayın Erdoğan millet olarak bilimde, teknikte, sanayide muasır medeniyet seviyesine ulaşabilmemiz için öncelikle yanlış din anlayışından kurtulmamız gerektiğine vurgu yaparak:

“Son günlerde din adamı olarak ortaya çıkıp da ne yazık ki kadınla ilgili çok farklı açıklamalarda bulunup dinimizde yeri olmayan bazı kendine göre içtihatta bulunan kişiler çıkıyor ortaya. Anlamak mümkün değil. Bunlar ya bu asırda yaşamıyorlar farklı bir asırda yaşıyorlar çünkü İslam’ın güncellenmesinin gerektiğini bilmeyecek kadar da aciz bunlar. İslam’ın güncellenmesi var. İslam’ı 14-15 asır öncesi hükümleriyle bugün uygulayamazsınız. Bugün İslam’ın uygulanması zamanın koşulların şartlarıyla değişiyor.

Birçok hoca efendi şimdi beni tefe koyup çalacak rabbim tefe koymasın. Dini hususların tartışılmasında da seviyeler vardır. Aslolan bizim mukaddes kitabımız Kuran’dır Kuran’a ters değilse mesele bitmiştir.”

Sayın Erdoğan’ın da işaret ettikleri gibi, din adına ahkâm kesen bu sözde din adamlarının, İslam Dinine faydaları değil, büyük zararları vardır. İstiklâl Marşımızın Yazarı Merhum Mehmet Akif Ersoy’un dizelerine kulak verelim. Bu gerçek ilim adamı ve gönül ehli ne diyor:

Eğer maksûdu ancak âhiret olsaydı Yezdân’ın

Ne hikmet vardı ibdâında hiç yoktan bu dünyânın?”

“Yedi yüz yıllık eserlerle bu dînin hâlâ

İhtiyâcâtını kâbil mi telâfî? Aslâ”

“Doğrudan doğruya Kur’ân’dan alıp ilhâmı

Asrın idrâkine söyletmeliyiz İslâm’ı”

Evet ve maalesef Bugünkü din anlayışımız ve dünya görüşümüz değişmedikçe mezhep çatışmalarının, kardeş kavgalarının ve iç çekişmelerin eksik olmadığı klasik bir Orta Doğu ülkesi olmaktan kurtulamayız.

Aslında din-terakki ilişkisi eskiden beri tartışıla gelmiştir. Belli bir kesim, (din terakkiye mânidir) derken muhafazakâr çevre buna şiddetle karşı çıkmıştır. Meselenin özüne inilemediği için de bu tartışmalar kuru bir inatlaşmadan öteye geçmemiştir.

Din elbette terakkiye mâni değildir. Lakin günümüzdeki yanlış din anlayışının ilerlememizi engellediği de bir gerçektir. Din “İBÂDÂT” ve “MUÂMELÂT”tan oluşur. İbadet, Allah ile kul arasındaki ilişkileri, muâmelât ise insanlar arası münasebetleri düzenler. Bugün dinin toplumu ilgilendiren kısmı maalesef unutulmuş, ibadetlerimiz de gayesinden uzak, mekanik hareketlere dönüşmüştür. Oysa Mehmet Akif’in de dediği gibi din sadece ahret için değildir. Öyle olsaydı durup dururken dünyanın yaratılmasına ne gerek vardı?

İşte bu yüzdendir ki Akif, ziraî dönem din anlayışının, sanayi toplumunun ihtiyaçlarına cevap veremeyeceğini, dolayısıyla dinin yeniden yorumlanması gerektiğini söylemiştir.

Örnek olması açısından belirtelim. Mesela Kur’an-ı Kerim’de Düşmana karşı savaş için atlar hazırlayın buyurmaktadır. Günümüzde “at” savaş aracı olmaktan çıktığına göre bu ayeti “Düşmana karşı uçaklar, denizaltıları, tanklar, toplar, İHA’lar, hazırlayın” şeklinde yorumlamamız gerekmez mi! Bu gibi savaş araç ve gereçlerini yapmak Müslümanlar üzerine farz değil mi!

Sonuç itibarıyla ilhamı Kur’ân’dan almak şartıyla dinin kurallarını çağın ihtiyaçlarına göre yeniden yorumlamak gerekmektedir.

Sözün özü, İlhamımızı Kur’ân’dan alarak dini, günümüz ihtiyaçlarına göre yeniden ele almak mecburiyetindeyiz. Aksi halde kendimize de, yaşadığımız cemiyete de İslam dinine de yazık etmiş oluruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN