• Dolar Alış 8.1479TL
  • Dolar Satış 8.1154TL
  • Euro Alış 9.6291TL
  • Euro Satış 9.5907TL
Reklam
Reklam

DÜNYA TASARRUF GÜNÜ!

Reklam
, 0 Yorum

Her yılın 31 Ekim günleri (Dünya Tasarruf Günü) olarak kutlanır. Böyle bir günün ihdas edilmesinin amacı, tasarruf bilincini toplumların hayatına yerleştirebilmektir. Türkiye’de de 1935 yılında bazı bankalar, 1924’te Birinci Uluslararası Tasarruf Kongresi’nde kabul edilen 31 Ekim gününü, Uluslararası Tasarruf Günü olarak kabul etmişlerdir.

Dünya Tasarruf Günü, insanları birikimlerini yastık altından çıkartıp bir bankada değerlendirme fikriyle tanıştırmak amacıyla ortaya çıkmıştır.  İnsanı zenginliğe götürecek yolculuk, kumbaraya atılan ilk bozuk para ile başlar. Muhtemelen daha önce hiç duymamış olsanız da 31 Ekim, Dünya Tasarruf Günü olarak kutlanmaktadır. Tasarruf etmenin insanlar ve ülke ekonomileri için ne kadar önemli olduğunu vurgulamak amacıyla 1924 yılında World Savings Banks Institute (WSBI-Dünya Tasarruf Bankaları Enstitüsü) adlı bir enstitü kurulmuştur. O tarihten bu yana da Dünya Tasarruf Günü’nün kutlanması bir gelenek halini almıştır.

Ancak, Dünya Tasarruf Gününü, bankaların istemleriyle sınırlarsak, büyük bir yanılgıya düşeriz. Tasarruf, sadece paradan, puldan yapılmakla sağlanamaz. Bakın, aklımıza gelen tasarruf kalemlerinden bazılarını sıralayalım:

*Her türlü enerji kaynaklarını tasarruflu kullanmak.

*Doğal kaynakları tasarruflu kullanmak,

*Suyu tasarruflu kullanmak,

*Her türlü gıda gereksinimlerini ve özellikle ekmeği tasarruflu kullanmak,

*Giyisileri tasarruflu kullanmak,

*Kağıdı, kalemi, defteri, kitabı tasarruflu kullanmak,

*Benzini, mazotu, doğalgazı, elektriği tasarruflu kullanmak,

*Bitkiyi, ağacı, ormanı tasarruflu kullanmak,

*Taşıt, vasıtalarını, makam araçlarını, mobilyaları, ev araç ve gereçlerin tasarruflu kullanmak,

Ve akla gelebilen, gelmeyen satırlara ve sayfalara sığmayacak kadar geniş bir yelpazesi var tasarrufun.

Yazımızı bir Kızılderili atasözüyle noktalamak en iyisi olacak:

“Son ırmak kuruduğunda son ağaç yok olduğunda son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”

Kızılderili bu konuda bir de şiir yazmış. İşte o şiirin tercümesi:

“Beyaz adam Annesi toprağa ve kardeşi olan gökyüzüne, alıp satılacak, yağmalanacak bir şey gözüyle bakar.
Onun bu ihtirasıdır ki, toprakları çölleştirecek ve her şeyi yiyip bitirecektir. Beyaz adamın kurduğu kentlerde huzur ve barış yoktur.

Bu kentlerde bir çiçeğin taç yapraklarını açarken çıkardığı tatlı sesler ve bir kelebeğin kanat çırpınışları duyulamaz.

Beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu, son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde anlayacak…”

Aslında, nelerin tasarruf edilmesi gerektiğini bu Kızılderili atasözü kadar içtenlikle dile getiren başka bir söylem var mı!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN