• Dolar Alış TL
  • Dolar Satış TL
  • Euro Alış TL
  • Euro Satış TL
Reklam
Reklam

DÜŞÜNDÜREN TEHDİT!

Reklam
, 0 Yorum

Suriye’deki gelişmelerin ilk start aldığında ABD ile birlikte hareket eden ülkemiz, bir Rusya uçağının düşürülmesinden sonra yaşadığı sıkıntılı dönemin ardından bu ülkeyle olan ilişkilerini düzeltmeye yönelik attığı adımlar, yıllardır “Müttefik” ve “Stratejik ortak” diye halkımıza empoze edilen ABD’nin canını sıkmış bulunuyor ve S-400 füzelerinin satın alınmasına yönelik karar, söz konusu can sıkıcılığın tavan yaptığı gerçeğini sermiş oldu gözler önüne…

ABD’nin müttefikliğinden ülkemizin ne tür faydalar sağladığını bilmiyorum ama, bu ülkenin akan yıllar içinde dost ve müttefiklikle bağdaşmayan sayısız olumsuzluklar sergilediğini çok iyi biliyorum çoğu vatandaşımız gibi… 1964 yılının 5 Haziran’ında ABD Başkanı Johson’un Kıbrıs konusunda merhum İnönü’ye gönderdiği tehdit mektubu yanı sıra başka tarihlerde de müttefiklikle çelişen sayısız tutum ve tavırlarıyla tanınan bu ülke, 15 Temmuz’da ülkemiz yönetimine son vermek isteyen bir terör örgütünün başını barındırmaya devam etmekle, samimiyetsizliğini çok net şekilde tescil etmiştir kanımca da…

İçinde bulunduğumuz ayın 6’sında da, yani Johnson’un mektubundan 55 yıl sonra ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan’ın Milli Savunma Bakanımız Hulusi Akar’a gönderdiği mektupta, ülkemizin Rusya’dan S-400 füzelerini almaktan vazgeçmemesi durumunda savaş uçağı F-35 uçaklarını alamayacağını ilettiği, alımdan vazgeçilmesi için 31 Temmuz 2019 tarihine kadar kararını netleştirmesini istediği, Milli Savunma Bakanlığımızın  da; “Kapsamlı güvenlik işbirliğini muhafaza edecek şekilde bir çözüm bulunması yönündeki beklentiyi dile getirerek, görüşmelere devam edilmesinin önemine vurgu yaptığı”, öğrenildi medya haberlerinden…

Bazı hemşerilerimin belirttikleri gibi; “Ülkemizdeki mevcut yönetime son vermeye kalkışan bir terör örgütünün başını barındırmaya devam eden bu ülkeden müttefik ve stratejik ortak diye söz etmek anlamsızdır” bence de… Rusya’dan S-400 füzelerini satın almamızdan fevkalade rahatsızlık duyduğunu aldığı kararlarla tescil eden ABD; komşu ülkeyle olan her alandaki ilişkilerimizin daha da yaygınlaşmasından endişe duyuyor, bizlerden sağladığı çok yönlü imkanlar azalacağından… Ülkemiz yetkilileri, aylardır bu konuda devam eden sürtüşmelere yönelik olarak S-400 füzelerini satın almaktan vazgeçilemeyeceğinin altını çizerlerken, bir çözüm üretmek için başlatılman görüşmelerin sürdürülmesine gayret ediyorlar aynı zamanda… Yani ABD yönetimini tatmin edecek bir çözüm arayışı söz konusu ve şüphesiz, mevcut koşullarda bu yapılabilir ancak…

Sergilediği çok yönlü olumsuzluklara rağmen ABD ile olan tüm ilişkilerimizi sonlandıracak bir karar alma yerine, ifade edilen müttefikliği devam ettirme arzusu ağır basmakta… Rusya’ya da ABD’nin hatırına binaen S-400’leri almaktan vazgeçtik denilemeyeceğine göre nasıl bir çözüm üretilecek diye düşünmeden edemiyorum ülkenin bir vatandaşı olarak…

ABD’nin Kıbrıs konusunda dile getirdiği tehditten 55 yıl sonra yine bir Haziran ayında S-400 füzelerine yönelik yaptığı tehdit de oldukça düşündürücüdür elbet… Keşke ne Rusya’nın S-400’lerine, ne de ABD’nin F-35’- lerine ihtiyacı olmayan ve birçok önemli ihtiyacını kendi bünyesinde karşılayabilen bir ülke konumunda olsaydı ülkemiz…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN