• Dolar Alış 8.1479TL
  • Dolar Satış 8.1154TL
  • Euro Alış 9.6291TL
  • Euro Satış 9.5907TL
Reklam
Reklam

EĞİTİMDE KALİTE

Reklam
, 0 Yorum

Eğitimde kalite sorunu yalnız ilimizin değil, bütün ülkenin sorunu. Üstelik bu kalite sorunu ya da bir başka deyimle kalitesizlik iki farklı şekilde karşımıza çıkıyor. Birincisi toplam kalitesizlik.. Yani hem ilimizde hem de ülkemizde eğitim alanında henüz arzu edilen düzeye gelememişiz. Geçmiş yıllara oranla çok daha iyi düzeyde olmamıza rağmen, daha kalkınmış ülkelerde olduğu gibi ülkemizde öğrencilerimiz bilim ve teknolojiyle haşir neşir olamamış.

Tüm ülkeyi ilgilendiren ve giderme yolunda hızlı adımlar attığımız bu sorunun yanı sıra bir de bölgesel kalitesizlik olarak tanımlayabileceğimiz bir kalitesizlik sorunumuz var. Bu sorunu il genelinde ele alacak olursak; başta il merkezi olmak üzere ilçelerde de okulların verdikleri eğitimlerin kaliteleri arasında büyük farklılıklar gözlemleniyor. İsim vermek istemiyorum.. Çünkü en azından il merkezindeki bu okulları hepimiz biliyoruz. Okul öncesinden liselere kadar bütün okullar toplum nezdinde belirli bir sınıflandırmaya tabi tutulmuşlardır.

Her insanın en iyi yatırımı çocuğunu iyi yetiştirmesi olduğundan, bütün veliler çocuklarını bu okullara kaydettirebilmek için akla hayale gelmedik metotlara başvuruyorlar. Araya hatırlı insanları koyuyorlar, olmadı çocuklarını kaliteli eğitim verildiğine inandıkları okulun çevresinde bulunan bir yakınlarının adresine kaydediyorlar. Hatta bunun da bir adım daha ilerisi, aynı okulda öğretmenlerin verdikleri eğitimin kalitesinin tartışılmasıdır. Çocuğunu kaliteli eğitim verildiğine inandığı okula kaydettirebilme şansını yakalayan veli bu kez de daha iyi eğitim verdiğine inandığı öğretmenin sınıfına verilmesi için yöneticilerin yakasına yapışıyor.

Gerek okullar ve gerekse öğretmenler düzeyindeki bu ayırım çok üzücü. Bunun hızlı bir şekilde bertaraf edilmesi ve toplumdaki bu algının yıkılması gerekiyor. Bunun içinde yapılacak şeylerin başında öğretmenlerin iyi yetiştirilmesi ve özellikle bu meslek için motive edilmeleri gerekiyor. Öğretmen yetiştirmeyen bir fakülteden mezun olan bir gencin birkaç aylık formasyon eğitimi ile bu kutsal mesleğe hazır hale geleceğine inanmıyorum. Bu nedenle son zamanlarda formasyon eğitiminin kaldırılacağı yönündeki haberleri sevinçle takip ediyorum.

İkinci bir hususta öğretmenlerin meslek içi eğitimlerine önem verilmesi.. Birçok öğretmenimiz 30-35 yıl hizmet vermesine rağmen bir meslek içi eğitime tabu tutulmamaktadır. Yani mezun olduğu dönemdeki bilgilerle mesleğini sürdürmektedir. Oysa o günden günümüze bilim o kadar değişmiş ki, kelimelerle anlatmak neredeyse mümkün değil. Bu konu hayati ve bu konunun üzerinde hepimizin önemle eğilmesi gerekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN