• Dolar Alış 7.8338TL
  • Dolar Satış 7.8025TL
  • Euro Alış 9.1583TL
  • Euro Satış 9.1217TL
Reklam
Reklam

ELİNİ VERENİN, KOLUNU KAPTIRMASI!

Reklam
, 0 Yorum

Türkçede meşhur bir deyim vardır. Hani (ELİNİ VEREN, KOLUNU DA KAPTIRIR) deriz ya! Şimdi, bu deyimden yola çıkarak, Türkiye’nin Ege ve Akdeniz’de olan durumuna bir göz atalım. Yunanistan, 2004’lü yıllardan beri Ege’deki adalarımızı işgale başlamıştı. Bize ait olduğu ve Lozan anlaşmasıyla Türkiye’ye verildiği kesin olan tam 18 ada Yunanlılar tarafından işgal edilmiş, Türkiye olarak biz bu duruma seyirci kalmıştık. Yunanistan’ın, adalarımızı işgal ettiği yıllarda biz DENİZ KUVVETLERİNİN ATATÜRKÇÜ GENERALLERİNİ KUMPAS DAVALARLA CEZAEVLERİNE TIKMAKLA MEŞGULDÜK. FETÖ’NÜN HÂKİMLERİ marifetiyle Deniz Kuvvetlerinin kahraman subayları, amiralleri tutuklanıyor, sürüm-sürüm süründürülüyorlardı. Oysa o yıllarda Deniz Kuvvetleri muhteşem bir kudrete ulaşmış, Dünyanın en sayılı donanmaları arasında yer almıştı. Siyasi irade ise Ege Denizinde 18 adanın işgalini görmezden gelmiş, ATATÜRKÇÜ AMİRALLERİ NASIL TASFİYE EDECEĞİNİN DERDİNE DÜŞMÜŞTÜ!

Kumpas davalarla, Deniz Kuvvetlerini adeta HADIM ETTİK. Akdeniz’de doğalgaz petrol ve bilmediğimiz daha bazı yeraltı zenginliklerinin bulunduğunu görünce aklımız başımıza geldi. Şimdi, Akdeniz’deki haklarımızın peşine düştük. Ancak, bunu yaparken de çok yanlış adımlar attık. Dış politikamızı adeta sıfırladık. Sadece AB ülkelerini değil, Müslüman ülkeleri de Yunanistan’ın safına geçmesine yol açacak büyük yanlışlara imza attık.  Şimdi, Akdeniz konusunda, yakın bir geçmişte kumpas davalarla iğdiş etmek için çaba sarfettiğimiz Deniz Kuvvetlerine ne kadar haksızlık ettiğimizin ve ona ne kadar ihtiyacımız olduğunun farkına vardık. Zamanında, Yunanistan tarafından işgal edilen 18 adayla ilgili, muhalefetin ve kamuoyunun tepkisine kulak vermeyişimizin sıkıntısını yaşıyoruz.

Milli meseleleri, siyasete alet etmek ne iktidara, ne muhalefete yakışır. İktidarın bütün hatalarına rağmen, Akdeniz’deki haklarımızı korumak için el birliği etmek zorunluluğu vardır. Ancak, gördüğümüz kadarıyla Akdeniz’de yaşanan durumdan siyasi rant peşinde olanlar var. Algı yönetimi uygulayarak Akdeniz konusunu siyasi ranta çevirmek isteyenler, zamanında Yunanistan tarafından işgal edilen 18 ada konusuna gereken hassasiyeti gösterselerdi, bu kadar şımarmasına fırsat verilmemiş olurdu. Biz, daha 2004’lü yıllarda Yunanistan’ın 18 adamızı işgaline sessiz kalmakla elimizi vermiş olduk. Yunanistan, şimdi de dış desteği arkasına alarak kolumuzu koparmanın peşinde.

Muhalefet partilerinin sözcüleri 18 adanın işgalinden bahsederlerken, (Keçilerin otlatıldığı kaya parçaları) cevabını verenler, şimdi başlarını iki elleri arasına alıp düşünüyorlar mı! Eşek Adası, Bulamaç Adası ve diğer kaya adalar. Bir-bir elimizden çıktılar. Egede, 150 kadar küçük adacığın, Yunanistan tarafından işgal edildiği söyleniyor. Ayrıca, Lozan Anlaşmasına göre, Yunanistan’a verilmiş olmakla birlikte askerden ve silahtan arındırılmış olması gereken adalara, adacıklara, kayalıklara Yunanlıların askeri birlikler çıkarmalarını uzaktan uzağa seyrettik. Zamanında müdahale hakkımızı kullanmadık. Biz kumpas davalarla Deniz Kuvvetlerini iğdiş ederken, boşluktan yararlanan Yunanistan da durumu kendi lehine değerlendirdi. Kendi açısından gerekeni yaptı. Biz kahraman amirallerimizi FETÖ’NÜN HÂKİMLERİNE YEDİRİRKEN, FIRSATI KAÇIRMADI. Adalarımızı işgal etti, asker çıkardı, silah depolarına çevirdi. 1996 yılında Kardak Kayalıkları krizi sonrası Ege ve Akdeniz’de 150’nin üzerinde Türk egemenliğinin altında bulunduğu tescil edilen Ada ve Adacıkları “kaya parçası” diyerek küçümserken bu ada ve kayalıkların her birinin “Karasuyu, Münhasır Ekonomik Bölge ve Kıta Sahanlığı”  olduğunu anımsamadık.

AB ülkelerini, İsrail’i ve Mısır’ı arkasına alan Yunanistan tahriklerine devam ediyor. Meis Adasına asker göndermekle yetinmeyen Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakellaropoulou’nun 13 Eylül’de Meis Adası’nı ziyareti yaraya tuz-biber ekti. Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakellaropoulou’nun, Meis Adası’nın kurtuluşunun 77. yıldönümü dolayısıyla adayı ziyaret ettiği açıklanırken, 28 Ağustos tarihinde sayıları açıklanmayan tam donanımlı Yunan askerlerinin sivil feribot ile adaya çıktıkları gözlemlenmişti.

Akdeniz’de ve özellikle 18 adanın işgaline karşı sessiz kalışımız sonrası yaşanan bu gelişmeler aklımıza (SARI ÖKÜZÜ VERMEYECEKTİK) anekdotunu anımsattı.

Evet, Akdeniz konusunda yerden göğe haklıyız ama, 18 adanın işgaline göz yummakla hem elimizi, hem sarı öküzü vermiş olmanın sıkıntısını yaşıyoruz.

TAŞLAMALAR

KREDİ NOTUMUZU

DÜŞÜRMÜŞLER YENİDEN

ELİN GÂVURU ONLAR

İNANMA ONLARA SEN

REİS NE DİYOR, DAMAT

NE DİYOR BİR KULAK VER

REİS İLE DAMADIN

SÖZLERİDİR MUTEBER

BUDUR İŞİN GERÇEĞİ

BİZİ KISKANIYORLAR

BUNUN İÇİN KREDİMİZİ

BİZİM DÜŞÜRÜYORLAR!!!

KREDİMİZ YÜKSEKTİR

REİS’TİR KREDİMİZ

ALLAH’IN İZNİ İLE

GALEBE EDERİZ BİZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN