• Dolar Alış 7.7200TL
  • Dolar Satış 7.6892TL
  • Euro Alış 9.0675TL
  • Euro Satış 9.0313TL
Reklam
Reklam

EN BÜYÜK GAZİ!

Reklam
, 0 Yorum

Yarın 19 Eylül “Gaziler Günü”dür. TBMM’nin, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’e ”Mareşal” rütbesi ile ”Gazi” unvanı verişinin yıldönümü yarın Türkiye genelinde etkinliklerle kutlanacak.

Sakarya Meydan Savaşı’nın kazanılmasından sonra, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’ya, Millet Meclisi, 19 Eylül 1921’de kanunla ”MÜŞİR” (MAREŞAL) rütbesi ile ”GAZİ” unvanını vermişti. Mustafa Kemal’e, Milli Mücadele’nin başında Erzurum’da bulunduğu sırada, kendisini İstanbul’a çağıran Saray ile 8-9 Temmuz 1919 gecesi yaptığı telgraf görüşmesinde; resmi memuriyetine son verildiği bildirilmişti. Mustafa Kemal Paşa da Harbiye Nezareti’ne ve Padişah’a, ”resmi vazifesiyle beraber askerlik mesleğinden istifa ettiğini” bildiren bir telgraf göndermişti. Hiçbir rütbe sahibi olmayan Mustafa Kemal mücadelesini ”milletinin sinesinde” sürdürüyordu.

Sakarya Meydan Savaşı öncesinde Mustafa Kemal’e, Millet Meclisi, 5 Ağustos 1921’de ”Başkomutanlık” verdi. Savaşın, 13 Eylül’de kazanılmasının ardından, ”Garp Cephesi Komutanı” İsmet (İnönü) Paşa ile Genelkurmay Başkanı Fevzi (Çakmak) Paşa, cepheden, ”Edirne Mebusu İsmet ve Kozan Mebusu Fevzi” imzalarıyla Meclis’e 15-16 Eylül 1921’de gönderdikleri tarihi önergeyle, Mustafa Kemal’e ”Müşirlik” rütbesi ile ”Gazilik” unvanı ”tevcihini” önerdiler. Meclis’in kanunla bu önergeyi kabul etmesiyle ”Mareşal” rütbesi ve ”Gazi” unvanı verilen Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Meclis’te şöyle bir teşekkür konuşması yaptı:

”… Kazanılan bu başarı, Yüksek Heyetinizin iradesiyle kuvvet bulan ordumuzun iradesi sayesinde, düşman ordusunun iradesinin  kırılması suretiyle belirmiştir. Bu sebeple ödüllendirişinizin gerçek muhatabı yine ordumuzdur.”

Mustafa Kemal, 20 Eylül 1921’de orduya yayımladığı bildiride ise şunları kaydetti:

”…Zaferden dolayı sizin kahramanlıklarınızla, sizin gösterdiğiniz nihayetsiz fedakarlıklar pahasına kazanılan bu büyük muzafferiyetlerin millet tarafından takdirini gösteren bu rütbe ve unvanı, ancak size mal ederek bütün askerlik hayatımın en büyük iftihar sermayesi olarak taşıyacağım.”

Biz ATATÜRK’Ü de, Şanlı Ordumuzu da,  şehitlerimizi ve gazilerimizi de yürekten seviyoruz. Ordumuzu “PEYGAMBER OCAĞI” olarak biliyoruz. Askerimizin adı “MEHMETÇİKTİR” Bu adı Hazret-i MUHAMMED’İN (O’na al ve ashabına salat ve selam olsun) adından almıştır. Bunu çok iyi biliyoruz ve bunun bilincindeyiz.

Ordumuza, şehitlerimize gazilerimize dil uzatanları, her vesile ile karalamaya çalışanları hiç mi, hiç sevmiyoruz. Şayet, bugün Türkiye Cumhuriyeti varsa, dinimizi özgürce ifa edebiliyorsak, günün beş vaktinde minarelerimizden ezan sesleri yükseliyorsa, camilerde namaz kılınıyorsa, bunu, Kahraman Ordumuzun gazilerine ve şehitlerine borçlu olduğumuzu biliyoruz.

Milli birlik ve beraberliğimizin teminatı, ŞANLI ORDUMUZDUR. Bunu bildiğimiz için yıkıcı, bölücü eylemler, bize sivrisinek vızıltısı gibi gelmektedir.

Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet payidar kalmasının da KAHRAMAN ORDUMUZLA, ŞEHİT VE GAZİLERİMİZ sayesinde olacağına inanıyoruz.

Bu düşünceler içinde haykırarak diyoruz ki: Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, yaşasın Türkiye Cumhuriyetinin varlığını korumak ve kollamakla görevli Şanlı Türk Ordusu! YAŞASIN EN BÜYÜK GAZİ VE EBEDİ BAŞKOMUTAN MUSTAFA KEMAL ATATÜRK!

Başta Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları olmak üzere bütün şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz ruhları şad, MEKÂNLARI CENNET OLSUN…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN