• Dolar Alış 7.9641TL
  • Dolar Satış 7.9324TL
  • Euro Alış 9.4252TL
  • Euro Satış 9.3876TL
Reklam
Reklam

EY GÜZEL İSTANBUL…

Reklam
, 0 Yorum

Her noktasında deprem riski taşıyan ülkemizde son zamanlarda değişik yerlerde meydana gelen depremler halkımızı endişelendirmeye devam ederken, bazı deprem uzmanları İstanbul’da 7,2 büyüklüğünde bir deprem yaşanabileceğini ifade ederek gereken önlemlerin alınması için ilgililerin dikkatini çekmeye çalışıyorlar.  Geçmiş yıllarda yurdumuzun bazı yerlerinde meydana gelen deprem afetlerinde birçok vatandaşımızın yaşamını yitirdiği ve ekonomimizin büyük zarar gördüğü bilindiği halde, olası bir depremi en az can kaybıyla atlatmak için depreme dayanıksız olan binaları dayanıklı konuma taşıma şeklindeki önlemlerde yavaş hareket edilmektedir. Afette, can kaybının yaşanmasının en önemli nedeni, binaların depreme dayanıklı olmayışlarıdır ve yıllardır bu gerçeği gereğince dikkate alan olmamaktadır. Siirt’imiz de birinci derecede deprem kuşağındadır ve depremlerin yaşandığına dair haberleri dinlerken ürkmememiz/korkmamamız imkânsız…

Bazı  hemşerilerimizin; “Ya Rab; ilimizi, ülkemizi ve tüm mahlukatı afetlerden muhafaza eyle..” niyazında bulunurlarken, 16 milyon nüfuslu güzelim İstanbul’da 7,2 büyüklüğünde bir depremin yaşanabileceği açıklamaları karşısında tüylerinin diken/diken olduğunu belirterek; “Depreme dayanıklı olmayan binaları depreme dayanıklı hale getirmek, en öncelikli beklentilerden biridir…” diyorlar.  İstanbul ilimizin 7,2 büyüklüğünde bir deprem yaşayabileceğine yönelik deprem uzmanlarının yaptığı uyarıların bir an önce kulak bulması gerekir. Çünkü, İstanbul ilimizde depreme dayanıklı olmayan binlerce bina olduğu zaman/zaman ilgililerce de dile getirilmektedir ve o halde gecikmeden söz konusu binalara vaziyet etmek bir görev addedilmelidir. Yurttaşlarımızın ölümüne yol açacak afetlerde can kaybını en aza indirgemek, her türlü hizmetten önemlidir ve bu beklentiyi dikkate almadıkça, başka hizmetler hiç bir anlam ifade etmeyecektir. Öyle ya; bizlere kazandırılan hizmetler, gereken önlemler alınmadığından deprem afetlerinde yok olsalar, enkaza dönüşecek hizmetlerden söz etmeye hakları kalır mı hiç? Deprem uzmanlarının “İstanbul depreme” hazırlıklı olsun açıklamaları vesilesiyle yazımı kaleme alırken; bestesini Kadri Şençalar’ın yaptığı şarkının sözlerini anımsadım. “Ey güzel İstanbul, benim sevgili yarim/Güzelliğin aksetmiş boğazın sularına/Benim her şeyim sensin, seninle bahtiyarım/Ah o kızlar sarılmış sinene, kollarına..”

16 milyon nüfuslu İstanbul’umuzun olası bir depremi en az can kaybıyla atlatması için, şart olan önlemlerin geciktirilmeden alınmaları gerektiğine dikkat çekiyor ve Siirt’te de böyle bir çalışmaya öncelik verilmesini temenni ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN