• Dolar Alış 8.1479TL
  • Dolar Satış 8.1154TL
  • Euro Alış 9.6291TL
  • Euro Satış 9.5907TL
Reklam
Reklam

GENÇLİK HAFTASI

Reklam
, 0 Yorum

15 Mayıs – 21 Mayıs arası günler GENÇLİK HAFTASIDIR. Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK, gençleri ne kadar önemsediğini, onlara ne kadar güvendiğini BÜYÜK NUTKU’NUN SONUNDAKİ “GENÇLİĞE HİTABESİYLE” açık bir şekilde vurgulamıştır. ATATÜRK, kurduğu Cumhuriyeti siyasilere, bürokratlara, hâkimlere, hekimlere, öğretmenlere, tüccarlara, bankerlere,  mucitlere, köylülere, esnaflara hatta ve hatta POLİSLERE, JANDARMAYA, ORDUYA emanet etmek ihtiyacını hissetmemişken, neden, GENÇLERE EMANET ETMEK İHTİYACINI HİSSETMİŞTİR. Bunu iyi düşünmek, iyi irdelemek lâzımdır.

19 Mayıs’ın, “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanması ilk defa 1937 yılında gerçekleşmiştir. Bunun bir de ilginç bir anısı vardır. Bu anıyı öğrenmek, en azından Bayramı kutlamak kadar önemlidir.

1936 yılında, 19 Mayıs günü Atatürk Dolmabahçe Sarayında yanında Şükrü Kaya, Ruşen Eşref, Kılıç Ali, Salih Bozok, Mehmet Seydan ve Nuri Conker’den oluşan yakın çevresiyle oturmaktadır. Yanında oturanlara sorar ve:

-Bugün, günlerden ne? der, önce içinde bulunulan günü (haftanın hangi günü ise) söylerler. Atatürk, soruları sürdürür:

-Peki, bugün ayın kaçı?

-19 Mayıs!

Cevabını alınca, yine sorar:

-Bugün, ne oldu, söyleyin bakalım?

Atatürk’ün yanındakilerden her biri bir başka şey söyler. Ama hiç birinin verdiği cevap, Atatürk’ün beklediği cevap değildir. Bunun üzerine Atatürk, biraz kızar gibi oluyor:

-Bugün, 1919 yılında, Samsun’a çıktığım gündür. Asıl Bayram yapılması gereken gün de bugündür.

İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Atatürk’ün bu sözünü bir emir olarak telakki eder ve 1937 yılında, 19 Mayıs günü ilk defa Gençlik ve Spor Bayramı kutlaması gerçekleştirilir.

Bugünkü yazımızı ATATÜRK’ÜN, TÜRK GENÇLİĞİNE HİTABESİ’Nİ (Orijinal Metin) Meclis’e hitabındaki mukaddimesiyle sunarak noktalayalım:

“Saygıdeğer Efendiler, sizi günlerce işgal eden uzun ve teferruatlı nutkum, nihayet geçmişe karışmış bir devrin hikâyesidir. Bunda milletim için ve gelecekteki evlâtlarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek bazı noktaları belirtebilmiş isem kendimi bahtiyar sayacağım.

Efendiler, bu nutkumla, millî varlığı sona ermiş sayılan büyük bir milletin, istiklâlini nasıl kazandığını, ilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan millî ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım.
Bugün ulaştığımız sonuç, asırlardan beri çekilen millî felâketlerin yarattığı uyanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir.

Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum.”

Evet, Gençlik Haftası içindeyiz ama  etkinlikler pek yavan gidiyor. Gençler, durumdan vazife çıkarırlar diye korkuluyor herhalde…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN