• Dolar Alış 7.6883TL
  • Dolar Satış 7.6576TL
  • Euro Alış 8.9572TL
  • Euro Satış 8.9215TL
Reklam
Reklam

HAKLARIMIZI SAVUNMADA YETERSİZ KALIYORUZ!.

Reklam
, 0 Yorum

İlimiz Valiliği Özel İdare Müdürlüğü’nün 24.02.2003 tarihinde Türk Patent Enstitüsüne Siirt Fıstığı’nın tescili için yaptığı başvuru, yapılan değerlendirme sonucu 27.07.2007’de tescil edilmesine karar verilmiş ve karar Enstitünün Başkanı Doç. Dr. Yusuf Balcı imzası ile hayata geçmişti. Bu gerçeğe rağmen, Antep Fıstığı Derneğinin 2006 yılında Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesine açtığı Siirt Fıstığı tescilinin iptali davası 23 Aralık 2008 tarihinde Gaziantep’in lehinde sonuçlanmış ve bu üzen karara karşı ilimiz Valiliği de dava açmıştı ama, halen sonuçlanıp-sonuçlanmadığını bilmiyoruz, ancak; özellikle siyasilerimizin haklarımızı savunmada yetersiz kaldığı gerçeğini çok iyi biliyoruz. 2003 yılında bize tanınan bir hakkın elimizden alınmış olması, bu mağduriyetimiz için yeterli mücadele verilmediğinin bir göstergesidir.

Coğrafi işaretler; genel özellikleri bakımından üretimi, kaynağı ve benzer özelliklere ilişkin olarak belli bir ün kazanmış olan ürünleri koruma altına aldığından önem taşırlar ve maalesef Siirt Fıstığı “Gaziantep Fıstığı’nın bir türü” diye belirlendiği için yurdumuzun değişik yörelerinde satılmakta olan Siirt Fıstığı, “Gaziantep Fıstığı” olarak pazarlanmaktadır. Valiliğimizce açıldığı belirtilen mahkeme sonuçlanmamışsa, Fıstıkların hasat dönemi başladığında, Gaziantep’in bir tek ağacında bile Siirt Fıstığı iriliğinde Fıstık yetişmediği kanıtlanarak, alınan karar çürütülebilir. Gaziantep Fıstığı’nın bir türü olsa, bir tek ağaçta olsun Siirt Fıstığı iriliğinde ürün veren Fıstık ağacı olmaz mı?.. Mahkeme sonuçlanmamışsa bu tezi davaya bakan Avukatlara izah etmek gerekir. Yok, açtığımız dava yine aleyhimize sonuçlanmışsa bu mağduriyeti gidermek için yine hukuk mücadelesi verilmelidir.

Son zamanlarda Büryan Kebabı’nın Siirt’e ait olduğunu belgeleyen Türk Patent Enstitüsünün kararına Bitlis’ten itirazlar olduğunu öğrendiğimden, coğrafi işaretler konusunda dikkatli olmamız gerektiğine bir kere daha dikkat çekmeyi görev addettim. Neymiş efendim, bir rivayete göre Evliya Çelebi’nin ünlü eserinde Büryan Kebabı’nı Bitlis ilinde yediğini dile getirdiği iddia ediliyor. Oysa, Evliya Çelebi’nin meşhur Seyahatname eserinde “Bitlis’te Büryan Kebabı yedim” diye bir ifadesi yoktur. Kendisine ikram edilen ET yemeğini Büryan’a benzettiği belirtiliyor ve bu ifade, Büryan yemeğini Siirt’te yediği anlamına gelmektedir. Çünkü, o dönemlerde bölgemizde Siirt dışındaki başka bir yerde Büryan Kebabı’ndan söz edilmiş değildir. Yani Bitlis de Gaziantep’te uğranılan Fıstık tescili mağduriyetini Büryan Kebabı’nda uygulamaya heveslenmiştir. Coğrafi işaretler konusunda yaşanan mağduriyetler için uğraş vermesi gerekenleri  duyarlı olmaya davet ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN