• Dolar Alış TL
  • Dolar Satış TL
  • Euro Alış TL
  • Euro Satış TL
Reklam
Reklam

(HAŞA) ALLAH’I ALDATAMAZSINIZ!!!

Reklam
, 0 Yorum

Devlet makamlarının çeşitli kademelerinde bulunanların yetki ve salahiyetleri ölçüsünde sadece yasal açıdan değil, manevi açıdan da sorumlulukları vardır. Özellikle, Müslüman geçinenlerin bu gerçeği çok iyi bilmeleri gerekir.  Bir genel müdürün, valinin, bakanın veya unvanı ne olursa olsun bir kurum yetkilisinin ve de en üst düzeydeki devlet başkanının sorumlulukları kademe   kademedir.

Hazret-i Ömer’in (Allah Ondan razı olsun) halife olduğu zamana ait anlatılan meşhur bir anekdot vardır.

Hz. Ali’den (Kerremallahu vechehü) intikal eden bu olayı özellikle Müslüman geçinen yetkililere anımsatmakta yarar vardır.  Hazret-i Ali şöyle anlatmıştır:

-“Bir gün Ömer’i, binekli olarak ve telaş içinde, hızlı hızlı giderken gördüm; ‘Ya Emire’l-müminin nereye gidiyorsun?’ diye sordum. ‘Devlete ait develerden biri kaçmış, onu aramaya gidiyorum’ diye cevap verdi. O zaman ben: ‘İnan ki, senden sonra bu milleti idare edecek olanlara ağır bir yük bırakıyorsun! Herkes senin yaptığını yapamaz!’ dedim. Bunun üzerine şöyle konuştu: ‘Hz. Muhammed aleyhissalatü vesselamı, hak peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, Fırat kenarında bir oğlak kaybolsa (yahut bir kurt bir koyunu kapsa) korkarım ki kıyamet gününde onun bile hesabı Ömer’den sorulur!”

Evet, Hazret-i Ömer’le ilgili olarak, Hazret-i Ali tarafından nakledilen anekdot bu.

Hazret-i Ömer’in adaletinin sembolü olan bu ifadeyi milli şairimiz Merhum Mehmet Akif Ersoy bir şiirinde:

“Kenar-ı Diclede bir kurt kapsa koyunu,

Gelir de adl-i ilâhi Ömer’den sorar onu!”

Beyitiyle edebiyatımıza kazandırmıştır.

Hazret-i Ömer’in bir de mum anekdotu vardır. Birbirine bağlantılı olması açısından bu anekdotu da anımsatalım:

Hz. Ömer halife iken, bir gece vakti  ziyaretçisi gelir. Hazret-i Ömer, devletin işleriyle meşgul bir haldedir. Gelen ziyaretçi selam verir, Hazret-i Ömer, duraksar. Önce önündeki mumu söndürerek, ikinci bir mumu yaktıktan sonra muhatabının selamını alır.

Muhatabı sorar:

-Ya Ömer, niçin hemen selamımı almadın ve bir mumu söndürüp diğer mumu yaktıktan sonra konuşmaya başladın?

Hz Ömer cevap verir;

-Evvelki mum devletin hazinesinden alınmıştı. O yanarken özel işlerimle meşgul olsaydım Allah indinde mesul olurdum. Seninle devlet işi konuşmayacağımız için, kendi cebimden almış olduğum mumu yaktım, ondan sonra senine konuşmaya başladım.

İşte, bu iki anekdottan yola çıkarak ülkemizi yöneten yetkililere ve etkililere seslenerek diyoruz ki:

*Mutfağında tenceresi kaynamayan kişilerin, ailelerin açlığından, susuzluğundan,

*Devlet sınavlarında başarılı oldukları halde saçma mülakat sistemiyle kazanmasını engellediğiniz ve işsiz bıraktığınız gençlerden,

*Yaptığınız adrese dayalı ihalelerden,

*Ehline verilmeyen ve bu yüzden aksayan işlerden,

*Evsiz, barksız halde sokaklarda sürünerek yaşayanlardan,

*Devlet sistemi içinde yapılan ve israf olarak sayılacak her işten,

*Ve daha nelerden-nelerden sorumlu olduğunuzu unutmayınız!

Bu sorumluluklarınıza yasal kılıf uydursanız bile, manevi yönden kılıf uydurmanız mümkün değildir. Çünkü (haşa) ALLAH’I ALDATAMAZSINIZ!

Bizden hatırlatmak!

TAŞLAMALAR

BU SEÇİM BAŞKA SEÇİM

OLDU GERÇEK OLAN BU

SEÇİMİN İPTALİNE

SEBEP NE OLA YAHU

 İSTANBUL’U KAZANAN

TÜRKİYE’Yİ KAZANIR

PARTİLERİN TELAŞI

BİLİNİZ Kİ BUNDANDIR

 İSTANBUL TÜRKİYE’DİR

VE TÜRKİYE İSTANBUL

BUNA GÖRE DÜŞÜN SEN

SEBEBİNİ ARA BUL

 SEÇİMİ BIRAKIN DA

ODAKLANIN GEÇİME

TENCERELER BOŞ KALDI

BUNUN ZARARI KİME

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN