• Dolar Alış TL
  • Dolar Satış TL
  • Euro Alış TL
  • Euro Satış TL
Reklam
Reklam

HELALİ, HARAM; HARAMI, HELAL YAPMAK!

Reklam
, 0 Yorum

Diyanet İşleri Başkanlığının TOKİ evlerinin uzun taksitlerle ve haliyle faizli olarak satılmalarına fetva vermesi hayli tartışmalara yol açtı. (Faizin azı da, çoğu da haramdır) düsturunun bir yana bırakılarak, TOKİ evlerinin alımıyla ilgili verilen fetva, gerçekte zorlama bir fetvadır. Diyanet İşleri Başkanlığının bu işe müdahil olması ve TOKİ evleri alımında uygulanan faizin helal olduğunu söylemesi yanlıştır.
Bakın, helali haram; haramı helâl yapmak küfürdür! Bir kimse zaruret dolayısıyla günah olduğunu bile-bile TOKİ evlerinden alırsa, umulur ki, YÜCE ALLAH’IN affına mazhar olur. Yaygın bir şekilde kullanılan ve artık günümüzün olmazsa olmazları hükmündeki kredi kartlarında da durum aynıdır. Zaruretten dolayı işlenen benzeri günahlar da umulur ki affedilir. Ancak, bu gibi muameleler için (yok yahu, ne günahı!) denilerek, günah olan bir fiil, günah değilmiş gibi empoze edilmeye çalışılırsa, o zaman, yapılan eylemin adı günah değil, küfür olur!
İtiraf etmeliyim ki, zaman-zaman ben de banka kredisi kullanmak zorunda kaldım. Hala kredi kartları kullanıyorum. Ancak, bu eylemlerin günah olduğunu biliyor ve zaruretten dolayı işlediğim bu günahlardan dolayı yine de Yüce ALLAH’ın affına sığınıyorum. Ama helale, haram; harama, helal demiyorum!
Diyanet İşleri Başkanlığı ne Kuran-ı Kerim’de, ne hâdis-i şeriflerde bir hüküm yokken, SİGARAYI HARAM İLAN ETTİ. Şimdi de, TOKİ evleri alımındaki faizlerin helâl olduğunu söylüyor. Yani, helali haram; haramı, helâl ediyor!
Sigaranın haram olduğuna dair ben ne Kur’an-ı Kerim’de, ne de hâdis-i şeriflerde bir işaret bulamadım. Diyanet İşleri Başkanlığı bulduysa lütfen açıklasın. Ancak, FAİZİN kesin olarak HARAM olduğunu vurgulayan ayet-i kerimeler ve hadis-i şerifler vardır.
Faizin haram olduğunu vurgulayan bazı ayet-i kerimelerin meali alilerini okuyucularımızın dikkatlerine sunuyoruz:
*Riba (FAİZ) yiyen kimseler, şeytan çarpan kimse nasıl kalkarsa ancak öyle kalkarlar. Bu ceza onlara, “alışveriş de faiz gibidir” demeleri yüzündendir. Oysa Allah, alışverişi helal, faizi de haram kılmıştır. Bundan böyle her kim, Rabbinden kendisine gelen bir öğüt üzerine faizciliğe son verirse, geçmişte olanlar kendisine ve hakkındaki hüküm de Allah’a kalmıştır. Her kim de yeniden faize dönerse işte onlar cehennem ehlidirler ve orada süresiz kalacaklardır.
*Allah faizi mahveder, oysa sadakaları bereketlendirir. Allah günahta ve inkârda direnen hiç kimseyi sevmez.
*Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve artık faizin peşini bırakın, eğer gerçekten müminler iseniz.
*Eğer böyle yapmazsanız, o zaman Allah ve Resulü tarafından size savaş açılmış olduğunu bilin. Eğer tevbe ederseniz, sermayeleriniz sizindir. Haksızlık etmezsiniz, haksızlığa da uğramazsınız.
*Ey iman edenler! Kat kat artırılmış olarak faiz yemeyin. Allah’tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.*Yahudilerin zulmetmeleri ve birçok kimseleri Allah yolundan alıkoymaları, yasaklandıkları halde faiz almaları ve insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle daha önce kendilerine helâl kılınan temiz şeyleri haram kıldık. Onlardan kâfir olanlara can yakıcı bir azap hazırladık.
*İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz faiz, Allah yanında artmaz. Allah’ın rızasını dileyerek verdiğiniz zekata gelince, işte onlar, malları kat kat artmış olanlardır.
***

Dikkat edilecek olursa, ayet-i kerimelerde almak mecburiyetinde kalanlardan çok özellikle faizle para verenlere hitap edilmektedir. Bu bakımdan, zaruret sebebiyle faiz ödemek durumunda kalanlar, umulur ki affedilirler. Buna, TOKİ’DEN EV ALANLAR DA DAHİLDİR!

ANEKDOT

30-35 yıl devlet memurluğu yapan Siirtli emekli olmuş ve emekli ikramiyesini almıştı. Verilen ikramiye, ne ev almasına yeterdi, ne de bir iş yeri açmasına! Ancak, emekli maaşıyla geçinilemeyeceğini bildiği için ikramiye parasını bir şekilde değerlendirmek istedi. Bankaya vadeli olarak yatırsa, belli bir miktarda faiz alacaktı. Ancak, (HARAM OLUR) endişesiyle yapmadı. Emekli ikramiyesini ortaklaşa çalıştırsın diye tanıdık bir esnafa verdi. Aradan bir süre geçtikten sonra, parasını verdiği esnafa giderek, durumu sordu. Esnaf:
-Şunu aldım, bunu verdim, şöyle aldım, şöyle sattım! diyerek lafı uzatıp, bir şeyler anlatmağa başlayınca, emekli memur:
-Kardeşim, lafı uzatmağa gerek yok. Ben zaten sana itimat ederek parayı verdim. Kâr mı ettik, zarar mı, sen bana onu söyle deyince, sözde parayı ortaklaşa çalıştıran esnaf cevap vermiş:
-Ne kârımız var, ne zararımız!
Aldatıldığını anlayan emekli memur bunun üzerine:
-Kardeşim, o zaman paramı ver. Haram da olsa, götürüp bankaya yatıracağım! Her vadesi geldiğinde gidip faizini alacağım. Ne yapayım, ALLAH AFFETSİN!

TAŞLAMALAR

HELÂLİ, HARAM YAPMAK

HARAMI HELÂL YAPMAK

BİLESİNİZ ADINA

KÜFÜR DENİLİR ANCAK

NE HARAMA HELÂL DE,

NE DE HELÂLE HARAM

BUNU EMRETMEKTEDİR

BİLİNİZ DİN-İ İSLAM

SİGARA HARAM İMİŞ

FAİZİN AZI HELÂL

EĞER FETVA ARARSAN

DİYANETTEN FETVA AL

BU DİYANET İŞLERİ

DEĞNEKÇİYE BENZİYOR

HÜKÜMET NE EMRETSE

BİLİN Kİ ONU DİYOR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN