• Dolar Alış 7.6503TL
  • Dolar Satış 7.6198TL
  • Euro Alış 8.9849TL
  • Euro Satış 8.9490TL
Reklam
Reklam

İŞ VEREMEYECEKSEN, NEDEN BU KADAR ÜNİVERSİTE AÇTIN!

Reklam
, 0 Yorum

Türkiye’nin en önemli sorunu nedir diye sorulacak olursa hiç tereddüt etmeden (İŞSİZLİKTİR) diyeceğiz. Türkiye’de resmi istatistiklere göre işsizlik oranı yüzde 15’ler düzeyinde. Resmi rakam bu olursa, gerçek rakam ne kadardır, kim bilir!

İşin acı tarafı, işsizler arasında genç nüfusun yüzde 25’ler dolayında olmasıdır. Bundan daha acısı da, sayıları 2 milyona yakın üniversite mezununun iş bulunmasıdır.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan yaptığı bir konuşmada “Her üniversite bitirenin iş sahibi olması diye bir şey yok!” buyurmuş!

2019-2020 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı “Efendim işsizlik var, olabilir. Her üniversite bitirenin iş sahibi olması diye bir şey yok” diyorsa, o zaman vatandaşlar olarak sormamız gerekir. (Madem her üniversite mezununa iş veremeyeceksiniz, o zaman neden her ile bir üniversite açtınız!) Bir genç, üniversiteyi bitirinceye kadar ailesine ve devlete kaça mal olmaktadır! Madem üniversite mezunlarını işe almayacaksınız bunca üniversite açarak devlete ve bunca öğrenci alarak ailelerine yaptırdığınız masrafa yazık değil mi!

Türkiye’de, gençlerin yüzde 99’u üniversiteye, iş sahibi olmayı hayal ederek girerler ve mezun oluncaya kadar gecelerini gündüzlerine katarak çalışırlar. Devlet de, öğrenciler okusunlar diye binalar yapar, laboratuvarlar kurar, öğretim görevlileri atar, aileler, ekmeklerinden kısarak, yarı aç, yarı tok kalma pahasına çocuklarının istikbali için harcamalar yaparlar. Ancak, çok zengin ailelerin çocukları belki iş için değil, bilgi birikimi ve CUMHURBAŞKANI ADAYI OLMAK İÇİN DİPLOMAYA GEREKSİNİMLERİ OLACAĞINDAN ÜNİVERSİTE OKURLAR. Malumunuz olduğu üzere üniversite mezunu olmayan CUMHURBAŞKANI OLAMIYOR!

Konuşmasında Vakıf Üniversitelerine de vurgu yapan AKP Genel Başkanı “Bizim vakıf üniversitelerinin patronları kendi ceb-i hümayûnlarından değil orayı doldurmak için gayret ediyorlar” ifadelerini kullanmıştır. Bu elbette doğru bir teSPİTTİR. Ancak, Vakıf Üniversitelerinin de kimlerin tekelinde olduklarına ve Devletten yardım görüp görmediklerine bakmak lazım!

Sayın Erdoğan’ın konuşmasında verdiği bazı önemli mesajları da dikkatlere sunalım:

*”En büyük adaletsizlik, eğitim adaletsizliğidir. Göreve geldiğimizden beri tüm evlatlarımıza mümkün olan en iyi imkânları sağlamanın gayretinde olduk.”

*”En büyük adaletsizlik, eğitim adaletsizliğidir.”

*”Almanya’da yüksek öğrenim öğrenci sayısı 3 milyon, bizde 8 milyon. Almanya’nın nüfusu bizimle hemen hemen aynı. Merkel bunu öğrenince ‘Bunu bilmiyordum’ dedi. Ancak nitelik noktasında aşmamız gereken bir mesafe var.”

*”Efendim işsizlik var, olabilir. Her üniversite bitirenin iş sahibi olması diye bir şey yok.”

*”Şırnak’tan ilk derecede öğrenci çıkabiliyor. İmkânlar hazırlanırsa Şırnak’tan Hakkari’den de çıkar. İstanbul Ankara ile yarış edebilen öğrencileri buralardan da çıkarabildiğimizi görmek bizi mutlu ediyor. Burada bir şeyi ayrıca ifade edeceğim, bu vesileyle yeni kurulan üniversitelerin yöneticilerine üstlendikleri görevin ağırlığını hatırlatmak istiyorum, her bir yönetici başarısını 4 yılda çeyrek asır ileriye taşıyabilir. Bu şekilde gerçekten takdire şayan üniversitelerimiz olduğunu da biliyorum Ancak bazı üniversitelerimiz hâlâ kendilerinden beklediğimiz yere ulaşamamış durumda. Rektörlerimizden özellikle üniversitelerle şehri bütünleşme konusunda çok daha fazla gayret göstermesini bekliyorum. Önümüzdeki dönemde rektör atamalarımızın kriterlerini çok daha yükseğe çıkaracağımızı ve adayları akademik ve idari bakımdan çok sıkı bir inceleme sürecinden geçireceğimizi belirtmek istiyorum.”

*”Üniversite öğrencilerin aldığı burslara zam gelecek. Yüksek lisans öğrencilerimize bin lira veriyoruz. Bu imkândan faydalanan öğrenci sayısı 1 milyon 613 bindir.”,

Vakıf üniversiteleri tamamen ticari çalışıyor.

*”Üniversitelerimizin araştırma alt yapılarına mükerrer yatırımlar yaparak kaynak israfının önüne geçmek için de hemen bir envanter çıkarmalı. Verimlilik esasına dayalı bir eylem planı hazırlamalıyız. Vakıf üniversitelerimizin üzerine giderek daha çok yapışan ticari kurum algısının önüne geçmek için bilimsel araştırmalarına daha çok yönelmelerini sağlamalıyız. Bil hassa kalite odaklı gelişmiş adı vakıf ama vakıf olmaktan çıkmışlar, tamamen ticari çalışıyorlar. Vakıf dediğimiz zaman farklı şeyler anlıyoruz. Öğrencisinin cebinden ne çıkacak o değil. Tam aksine vakıfta ecdat nasıl tanımlıyor; ceb-i hümayûnundan ödemek suretiyle diyor. Şimdi de bizim vakıf üniversitelerinin patronları kendi ceb-i hümayûnlarından değil orayı doldurmak için gayret ediyorlar.”

Sözün özü: Mezunlarına iş verilemeyecekse, ihtiyaç dışı üniversiteler kapatılsın, hem devlet, hem aileler masraftan kurtulsun. Gençler  (ÜNİVERSİTEYİ DE BİTİRDİM, YİNE İŞ BULAMIYORUM!) stresine kapılmasın. Psikolojileri bozulmasın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN