• Dolar Alış 7.9641TL
  • Dolar Satış 7.9324TL
  • Euro Alış 9.4252TL
  • Euro Satış 9.3876TL
Reklam
Reklam

İSTANBUL’DA İSTEDİĞİMİZİ ALAMADIK

Reklam
, 0 Yorum

31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerle ilgili hazırlıklar son hızla yürüyor. Adalet ve Kalkınma Partisi İstanbul’un 39 ilçesinde seçimlere gireceği adayları açıkladı. İşin doğrusu ilçe adaylarının açıklanmasını büyük bir merakla bekliyordum.

Çünkü İstanbul’un değişik ilçelerinde ikamet eden ona yakın hemşerimiz belediye başkan adaylığı için başvuruda bulunmuştu.  Bunların tamamına yakını tanıyorum. İçlerinde gerçekten kendisini yetiştirmiş, gelecek vaat eden, halkla iletişimi süper olanları da vardı. Bunlardan bir ya da iki tanesinin; Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören gibi Siirtlilerin yoğun oldukları yerlerde aday olarak gösterilebileceğini umuyorduk ama olmadı. Hiç bir Siirtli listeye girmedi. Yani amiyane bir tabirle havamızı aldık ve bu duruma üzülmemek elde değil.

Çünkü, Türkiye’nin en büyük ili olan bu ilde, hatırı sayılır oranda bir Siirtli nüfusu var. Kimi verilere göre 1 milyona yakın Siirtli yaşamını İstanbul’da sürdürüyor. Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre Siirt nüfusuna kayıtlı olan ve İstanbul’da ikamet eden Siirtlilerin sayısı 300 bin civarında. Bunlara nüfus kayıtlarını bu ile taşımış olanları da eklediğimiz de bu sayı en kötümser tahminle bile 600 binleri bulur ve bu kadar yoğun bir kitleye bir tane dahi olsa, bir Siirtli aday düşmez mi?

Üstelik tek başına Fatih bile yeter. Birçok yerde küçük Siirt olarak adlandırılan bu ilçede Siirtliler büyük bir oranı teşkil ediyor. Neredeyse her apartmanda bir ya da birkaç Siirtli aile yaşıyor. Hatta bazı apartmanların tümü Siirt’lilerden oluşuyor. Ama ne yazık ki bir ya da iki mahalle muhtarlığı dışında, bu ilçemizde bile bir varlık gösteremiyoruz.

Bu kadar yoğun bir nüfusa sahip olmamıza rağmen başarıya ulaşamamamız insanı düşündürüyor. Bu arada başkanlığını Zeki Akyüzlü’nün yaptığı Siirt Vakfının harcadığı yoğun çabaya ve kulis çalışmalarına rağmen bu sonucun alınması üzücü. AK Parti Genel Merkezi nezdinde hiç mi etkili olamıyoruz?

Bunun nedeni aslında belli. Bizler, lobiciliği bilmiyoruz. Bizler birbirimize destek olmayı sevmiyoruz. Bırakın destek olmayı, bırakın  sevmeyi, bazen köstek olabiliyor, rakibinin vermediği zararı verebiliyoruz.  Bu huyumuz devam ettiği sürece durumumuzda bir değişiklik olmasını beklememiz tam anlamıyla  hayalperest bir tutum olur.

Bu arada, 2019 yılının  ülkemize ilimize ve hepimize hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN