• Dolar Alış TL
  • Dolar Satış TL
  • Euro Alış TL
  • Euro Satış TL
Reklam
Reklam

KAMU ARAZİLERİNDE YOKSULUZ

Reklam
, 0 Yorum

Siirt genel olarak arazi açısından yoksul bir kent ve topraklarının önemli bir bölümü yerleşime pek uygun olmayan dağlarla kaplı. Bu durum Kurtalan hariç, il merkezi ve diğer ilçelerimizde bariz bir şekildedir. Konut ve işyeri yapımına yarayacak arazi çok azdır.

İl merkezinde durum daha da kötü. Kentin neredeyse üç tarafı da dağları çağrıştıran yüksek tepelerle çevrili. Dolayısıyla kentin gelişmeye müsait tek tarafı Kurtalan yönüne doğru olan tarafıdır. Gelişme tek yöne olunca da pek sağlıklı olmuyor ve arazi sıkıntısı çekiliyor. Arazi fiyatları Siirt ölçeğindeki bir il için oldukça pahalı oluyor. Nitekim bu durum konut fiyatlarına da yansıyor ve onların da bedellerini yükseltiyor.

Arazi sıkıntısı artık kamu yatırımlarını da etkiler hale gelmeye başladı. Kamu arazisi bulunmadığı için artık bazı yatırımların gerçekleştirilmesi tehlikeye giriyor. O dönemlerde adeta bir furya halinde kamu arazileri tek-tek satışa çıkarıldığı için kamuya ait arazi yok derecesine düştü. O dönemde bu satışlarda ilgilenenler için adeta kapan-kapana durumu söz konusuydu.

Kamu arazisi denince tanıyanların hep rahmetle yad ettikleri STSO’nun Başkan Yardımcısı sevgili arkadaşım Nedim Kuzu’yu hatırlamamak mümkün değil. 2000’li yılların ortalarında kamuya gelir sağlama gerekçesiyle neredeyse bütün araziler satışa çıkarılmıştı. Rahmetli buna karşı çıkmış ve yaptığı açıklamalarla bu durumun ileride yol açacağı sorunlara değinmişti. Hatta bir açıklamasında ileride en temel ihtiyaçlar olan bir okul ve bir sağlık ocağı yapımı için dahi arazi bulamayacağımızı dile getirmişti. Ancak o dönemde bu itirazlara pek kulak veren çıkmamıştı. Hatta birçok kişi rahmetliyi kınamıştı. O dönemde gerçekten çok büyük ölçüde kamu arazisi sudan ucuz bedellerle satılmıştı.

Nitekim şimdi o günleri yaşamaya başladık. Artık bir kamu kurumu için hizmet binası yapımı söz konusu olduğunda yetkilileri en fazla düşündüren şey arsanın bulunmasıdır. Üstelik bu durum her geçen gün biraz daha bariz bir şekilde kendini belli edecektir. Buna ne diyelim? En azından ileriyi ön görememenin hazin hikayesidir. Bu hikayenin acı sonuçlarını şimdiden bizler yaşıyoruz. Torunlarımız ise çok daha fazlasını yaşayacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN