• Dolar Alış 8.1479TL
  • Dolar Satış 8.1154TL
  • Euro Alış 9.6291TL
  • Euro Satış 9.5907TL
Reklam
Reklam

KENDİNİZE KÜFRETTİRMEYİN!

Reklam
, 0 Yorum

Mevsim yağışları sebebiyle Şehrimizin ana yollarında bile su birikintileri oluşmağa başladı. Yollar bozuk olunca, su birikintilerinin oluşması kaçınılmaz olur. Kaldı ki, şiddetli yağışlar her zaman su birikintileri oluşturur.

Mevsim yağışlarıyla oluşan su birikintileri sebebiyle sürücüler ve yayalar açısından dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Yayaların, mümkün mertebe su birikintilerinden uzakta yürümeleri gerekir. Sürücülerin de, mecburi olarak su birikintilerinden geçerken suları etrafa sıçratmamak için dikkatli davranmaları ve yavaşlamaları lâzımdır.

Ancak, öyle sürücüler var ki, su birikintilerine geldiklerinde kasıtlı olarak hız yapmakta ve birikintilerdeki suları yoldan geçenlerin üzerlerine sıçratmaktan adeta zevk almaktadırlar.

Duymasalar bile, üzerlerine su sıçrattıkları vatandaşlardan küfürler yediklerini anımsatarak, dikkatli olmalarını hatırlatalım. Kendilerine, analarına, babalarına, eşlerine, bacılarına küfür getirmek istemeyen sürücüler, su birikintilerine dikkat etsinler. Su birikintilerinde hız yaparak yolda yürüyenlerin üzerlerine su sıçratanlara yaya vatandaşların yaptıkları küfürlerden bazılarını sıralayalım da bu küfürlerle anılmayı isteyen sürücülerin dikkatlerini çekelim:

-Görmemişin taksisi olmuş…

-O….. çocuğuna bak!

-Vay it oğlu it!

-Avradını ……m

Bu ve benzeri küfürlerle anılmak istemeyen sürücüleri uyarmak bizden!

ANEKDOT

Geçmiş yıllarda, şiddetli bir bahar yağmuruna tutulan Siirtli, yağmurdan fazla etkilenmemek için adımlarını hızlandırmışken, önünden geçtiği iş yerinin dostu olan sahibi koşmuş, eline bir şemsiye tutuşturmuş. Tabii, yağmurdan ıslanmamak için kendisine uzatılan şemsiyeyi teşekkür ederek alan yağmurzede, gideceği yere gitmiş ve bilahare şemsiyeyi götürerek yine teşekkürle sahibine iade etmiş.

Ancak, asıl ŞEMSİYE MUHABBETİ ondan sonra başlamış. Şemsiye sahibi, gördüğü her yerde ve müteaddit defalar:

-O gün sana şemsiyeyi yetiştirmeseydim, sucuk gibi ıslanacaktın, ha! diyormuş. Şemsiye sahibinin, bir, iki değil belki on, yirmi defa ŞEMSİYEYİ verdiğini anımsatması, artık, adamcağızın canına tak etmiş. Bir gün, bir parkta oturmuş, arkadaşlarıyla sohbet ederken, ŞEMSİYEYİ veren dostu gelmiş, yanlarına oturmuş. Sözü döndürmüş, dolaştırmış, yine şemsiyeye getirerek belki otuzuncu defa:

-O gün sana şemsiyeyi vermeseydim, sucuk gibi ıslanacaktın ha! demiş.

Kafasının tası atan şahıs, elbiseleriyle parkın havuzuna atlamış ve sırılsıklam bir şekilde havuzdan çıktıktan sonra, ŞEMSİYE SAHİBİNE söylemiş:

-Allah aşkına, yeter artık bu ŞEMSİYE MUHABBETİ! O gün, ne kadar ıslansam bu kadar ıslanır mıydım!

Siz, siz olun da, yaptığınız büyük, küçük hiçbir iyiliği başa kakmayın. Aksi takdirde ŞEMSİYEYİ ALAN ŞAHIS GİBİ muhatabınızın canına tak eder, cevabınızı da alırsınız!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN