• Dolar Alış 8.1479TL
  • Dolar Satış 8.1154TL
  • Euro Alış 9.6291TL
  • Euro Satış 9.5907TL
Reklam
Reklam

KKTC’NİN ÖNEMİ

Reklam
, 0 Yorum

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin anavatan için taşıdığı büyük önem, Doğu Akdeniz’deki zenginliklere göz dikip bu zenginliklerden bizleri dışlamaya yönelik seferber edildiği gözlemlenen gayretler sonucu, çok daha iyi anlaşılmış oldu kanımca… 1974 yılında kahraman ordumuz, o günün hükümetince alınan karar doğrultusunda Kıbrıs Barış Harekâtlarını başarıyla icra etmeseydi, yani garantörlük haklarına sahip çıkılmasaydı, Doğu Akdeniz’de “Biz de varız!” deme şansımız olmayacaktı kuvvetle muhtemel…

İsrail, Yunanistan, Güney Kıbrıs, Mısır, Lübnan ve Suriye el birliği yaparak Doğu Akdeniz’deki zenginlikleri bölüşme çalışmalarına start verince ülkemiz, uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullanma kararlılığı ile sahaya inerek haklarımızdan asla vazgeçmeyeceği mesajını verdi ve sorunun diyaloglarla aşılmasından yana olduğunu da ifade etti ayrıca… Yıllar önce Kıbrıs’ın ülkemiz ve Kıbrıs’taki Türk’ler için taşıdığı stratejik ve hayati öneme dikkat çeken önder Atatürk. “…Bu ada bizim için çok önemlidir…” buyurmuştu  ve Kıbrıs Türk’lerini yok ederek adanın tümüne sahip olmayı hedefleyenlere, unutmayacakları bir ders verildi Barış harekâtlarıyla…

Garantörlük hakkımızı kullanmanın ardından 46 yıl geçtiği halde Kıbrıs’a kalıcı bir çözüm üretilmek istenmemesi, adadaki soydaşlarımızın haklarını ortadan kaldırma hevesiyledir ve bu hevese destek verenler, birçok önemli konuda karşımıza çıkarıyorlar sorunu… KKTC’nin dikkate alınmayarak Güney Kıbrıs Rum kesiminin AB üyeliğine alınması samimiyetsizliğinde; düşünülen çıkarların yanı sıra haçlı ruhunun da payı vardır elbet….

Doğu Akdeniz’de coğrafi açıdan bölgeye sınırı olan ülkeler; Türkiye, Mısır, KKTC, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum kesimi olup el birliği yapanlar, ülkemizi ve KKTC’yi mevcudiyetleri saptanmış zenginliklerden dışlamak istiyorlar ama çarşıya uymadı evdeki hesapları… Söz konusu zenginlikler konusunda hak sahibi olmayan ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve İtalya ise Doğu Akdeniz’de enerji merkezleri faaliyetlerini sürdüren bazı şirketlerle kontak kurmak suretiyle elde edilecek zenginliklerden yararlanmayı hedeflediklerinden, hak sahiplerinin diyalog yolu ile uzlaşmalarını istemiyorlar haliyle…

Kıbrıs Barış Harekâtlarını gerçekleştirme kararı alan zamanın hükümeti ile yetkililerine, bu kararı çok üstün başarı ile sonlandıran kahraman silahlı kuvvetlerimiz mensuplarına,  günümüze dek duyulan sonsuz minnet ve şükranı bir kere daha seslendirerek harekâtta yaşamını yitiren şehitlerimizi rahmetle anarken, dış politikada yalnızlığa itiliyor olmamız nedenlerinin sağlıklı şekilde irdelenmesi gerektiğine dikkat çekmek isterim önemle… KKTC’yi Türkiye’miz dışında resmen tanıyan bir tek ülkenin olmaması, bu olumsuzluğun göstergesidir maalesef… Hadi bazı ülkelerin haçlı ruhu ile hareket ettiklerini kabullenelim de, niçin tanımazlar Müslüman ülkeler?.. Bu olumsuzluk, oldukça üzücü ve bir o kadar da  düşündürücüdür aynı zamanda!..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN