• Dolar Alış TL
  • Dolar Satış TL
  • Euro Alış TL
  • Euro Satış TL
Reklam
Reklam

KÜÇÜK YERLERDE YÖNETİCİ DEDİĞİN (2)

Reklam
, 0 Yorum

Özellikle küçük yerlerde yöneticilerde olması gereken özellikleri dünkü yazımızda ele almaya başlamıştık. Bu önemli konuyu bugünde sürdürüyoruz.

Yönetici dediğin konumu ve statüsü ne olursa olsun kendisinden önce o makamda oturan kişinin yaptıklarını hiçbir algı ve ön yargı olmadan inceler, gözden geçirir, artılarını eksilerini değerlendirir. Yanlış olanları gereksiz olanları ayıklar. Ama doğru olan projeleri ve politikaları da “Bir öncekinin devamıdır ya da taklit ediyor” gibi ortaya çıkabilecek, dedikodulara aldırış etmeden sürdürür. Hatta daha da genişletir.

Yönetici dediğin vatandaşları kurumunun imkanlarından yararlandırırken objektif olur. Yakın çevresini veya baskı ile birilerini bu imkanlardan hak etmedikleri oranda yararlandırmaz. O imkânların kendi malı olmadığını ve devletin, yani hepimizin olduğunu, kendisinin de onların birer emanetçisi olduğunu hiçbir zaman unutmaz.

Yönetici dediği kurumun menfaatlerinden haksız ve mesnetsiz bir şekilde yararlananlar var ise bunların akan musluklarını hemen kapatır. Bundan zarar görenlerin koparacağı yaygara ve hatta tehdit ve iftiralardan çekinmez.

Yönetici dediğin kurumunun bütün ihale ve doğrudan alımlarını titizlikle inceler. Özellikle küçük yerlerde ahbap-çavuş ilişkilerinin doğrudan alımlarda çok kullanıldığını hiçbir zaman unutmaz.  Bu nedenle kurumunun ihtiyaç duyduğu mal ve hizmet alımlarını her türlü şaibeye ve şüpheye son vermek amacıyla mevzuata uygun olarak ihale yoluyla karşılanması için çaba harcar.

Yönetici dediğin kurumunun politikalarını belirlerken ve projeleri uygularken kuyruklarına basıldıkları için yaygara koparan “Yeniçeriler gibi istemezük” diye bağırıp fırtına koparanlardan çekinmez ve hatta onları görmezden gelir. Tek ölçüsü yapacağı işten yararlanacakların oranıdır. Eğer uygulanacak olan proje toplumun % 50’sinden fazlasının yararına ise geri kalanın feryatlarını çok da umursamaz.

Hizmet veya hitap ettiği kitleye zaman-zaman aracısız bir şekilde ulaşabilmeli. Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse bir kurum müdürü kendisine bağlı bir birime, o birimin sorumlusu olmadan da gidebilmeli ve personelin görüşünü alabilmelidir. İlgili birim amirinin olduğu görüşmeler yararlı olmamaktadır. Çünkü küçük toplumların oluşturduğu bir kaygı ile kimse sorumlu kişilerin yanında eksiklikleri söylemez.

Bunlar aklıma gelen ilk özellikler. Elbette yöneticilerde daha birçok özelliğin olması gerektiğini hepimiz kabul ediyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN