• Dolar Alış 7.9641TL
  • Dolar Satış 7.9324TL
  • Euro Alış 9.4252TL
  • Euro Satış 9.3876TL
Reklam
Reklam

MELEDESİZ BİR RAMAZAN

Reklam
, 0 Yorum

On bir ayın sultanı Ramazan ayı başlıyor. Nefis muhasebemizi yapacağımız ve Allah kısmet ederse ibadetlerimize daha bir dört elle sarılacağımız mübarek ayın başlamasına sayılı günler kaldı.

Ramazan denince yakın bir zamana kadar Siirt’te hemen aklımıza Melede ateşi gelirdi. Yaşları 50 ve üstünde olanların çocukluk hatıralarında ayrı bir yeri olan bir gelenekti melede ateşi. Ramazan ayının başlamasına bir gün kala gerçekleştirilen bu geleneğin nasıl meydana getirildiğini şöyle kısa bir şekilde hatırlamaya çalışalım.

Ramazan ayının başlamasına 15-20 gün kala bütün mahallelerde yaşları 7 ile 17-18 arasında olan çocuk ve gençleri bir telaş kaplardı. Her mahallenin bu yaş grubundaki çocukları toplanır ve melede için kendi aralarında bir görev bölümü yaparlardı. Bir bölümü evlerin kapılarını tek-tek çalarak orada yaşayan ailenin bütün çocukları ve özellikle nazlı çocukları için tekerlemeler söyleyerek çalı çırpı toplarken, diğer grup ise  akşam üstü işyerlerinin kapatıldığı  ve erkeklerin evlerine döndüğü saatlerde mahallenin ana arter yollarını ince sırıklarla kapatarak  yine meledi ateşi için  çalı çırpı almak üzere çalı çırpı toplarlardı.

Gerek evlerden toplanan, gerekse para ile satın alınan bu çalı çırpılar başka mahallenin çocukları tarafından alınmasın diye korunaklı bir yerde muhafaza edilirdi ve bu çalı çırpılar  Ramazan ayının arifesinde, yani oruç tutacağımız günün öncesinde ikindi namazının ardından mahallenin meydanına getirilerek büyük bir özenle kule şeklinde dizilmeye başlanırdı. Kulenin dizimi tamamlandıktan sonra üzerine biraz gazyağı dökülerek tutuşturulurdu. Mahallenin bütün çocukları hattı bazı yetişkinleri ateş sönünceye kadar orada kalırlardı.

Bir yandan ateşin sönmesi beklenirken bir diğer yandan da gözler gökyüzünü tarayarak diğer mahallerde yakılan melede ateşi takip edilmeye çalışılırdı. En görkemli, alevi en fazla yükseğe çıkan Melede ateşini yakan mahallenin çocukları bunun övünürlerdi ve bunu bir gurur vesilesi olarak sayarlardı.

Burada akla “Peki Ramazan da Melede ateşi neden yakılıyordu?” diye bir soru akla gelebilir. Bana göre bunun iki nedeni vardı; birincisi önemli ve zorlu bedeni bir ibadet olan Ramazan ayını genç nesillere sevdirerek kavratmak, ikincisi ise bilindiği  teknolojideki gelişmelerden önce Ramazan ayının başlamasına hilalin görülmesi üzerine karar veriliyordu. Melede ateşinin yakılması ile çevredeki köy ve mezra gibi yerleşim yerlerinde yaşamlarını sürdüren insanlara Ramazan ayının gelişini haber vermekti.

Özetle, Melede ateşi heyecandı, sevinçti ve ne yazık ki diğer birçok konuda olduğu gibi yeni nesil bunu tatmaktan mahrum kaldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN