• Dolar Alış TL
  • Dolar Satış TL
  • Euro Alış TL
  • Euro Satış TL
Reklam
Reklam

MESİHLİK VE MEHDİLİK!

Reklam
, 0 Yorum

İslam âleminde MESİHLİK ve MEHDİLİK kavramları hep tartışıla gelmiştir.

Peygamber Efendimiz HAZRET-İ MUHAMMED’TEN (O’na al ve ashabına salat ve selam olsun) sonra hemen her asırda MESİHLİK ve MEHDİLİK davasına kalkışan birçok din simsarları türemiştir. Hala da, bu iddialarla ortaya çıkanlar vardır.

MESİHLİK VE MEHDİLİK kavramları zaman-zaman İslam âleminin de başına belâlar açmıştır. Bu iddialarla ortaya çıkarak, etraflarına cahil cühela takımlarından kimseleri toplayanlar ve kargaşalara yol açanlar hep olmuştur.

Örnek olması açısından  KUBİLAY’IN Menemen’de Şehit edilmesi olayını anımsayalım. Mustafa Fehmi Kubilay’ın şehit edilmesi olayı da, bir sahte Mehdilik olayından kaynaklanmıştı. 1930 yılında Menemen’de yedek subay olarak askerlik görevini yapmakta olan KUBİLAY, Şeyh Esat adlı bir din simsarının Manisa’da Nakşibendi tarikatını yaymakla görevlendirdiği Laz İbrahim tarafından yönlendirilen, Manisa tarafından gelen çember sakallı, sarıklı ve cüppeli dördü silahlı 6 kişi tarafından 23 Aralık 1930’da sabah namazını takiben camiden aldıkları Yeşil Sancağı yola dikerek silah zoruyla etraflarına adam toplamaya başlamaları ve elebaşılar arasında bulunan Giritli Derviş Mehmet, Şamdan Mehmet, Sütçü Mehmet Emin, Nalıncı Hasan, Küçük Hasan’la birlikte korkunç cinayeti işlemeleriyle neticelenmişti.

Derviş Mehmet camide namaz kılanlara kendini “MEHDİ” olarak tanıtmış ve dini korumaya görevlendirildiklerini söylemişti.  Arkalarında 70 bin kişilik Halife ordusu olduğunu, öğle saatlerine kadar şeriat bayrağı altında toplanmayanların kılıçtan geçirileceğini söyleyerek tehditlerde bulunmuş, diktikleri bayrağın çevresinde dönmeye, tekbir getirmeye, zikretmeye ve “Şapka giyen kâfirdir! Yakında yine şeriata dönülecektir.” diyerek bir isyan hareketi başlatmak istemişlerdi. İşte bu güruh, kendilerini engellemeye çalışan genç Asteğmen Fehmi Kubilay’ın kafasını kör bir testereyle keserek şehit etmiş ve kestikleri başını da sopanın ucuna takarak Menemen’de gezdirmişlerdi.

Hatırlanacağı üzere Abdi İpekçi’nin katili ve Papa 2’nci John Paul’un suikastçısı olarak 30 yıl hapis yattıktan sonra, cezaevinden tahliye edilen Mehmet Ali Ağca da bir ara MESİH OLDUĞUNU İLÂN ETMİŞTİ. Tabii, gerçek Müslümanların bu gibi safsatalara inanmaları mümkün değildir. Çünkü dinimizde yer alan MESİH’İN tarifiyle, kendileri için MESİH ve MEHDİ sıfatını kullananların hiçbir benzerlikleri yoktur. Mehdilik kavramı hadisi şeriflere dayanır.  “Mesih” ise bizzat Kur’an-ı Kerim’de yer alan bir kavramdır. Kur’an-ı Kerimde meâlen şöyle buyrulur:

“Ve şüphesiz Allah’ın resûlü: Meryem oğlu İsa Mesih’i biz öldürdük.” demelerinden. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Ama onlar için benzeri vardı. Şüphesiz onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, ondan dolayı kesin bir şüphe içindedirler. Onların o hususta bilgileri yoktur. Sadece onlar, zanna uyarlar. Kesinlikle onu öldürmediler.”

Âyet-i Kerimenin meâlinden de anlaşılacağı üzere, “MESİH” Hazret-i İsâ’nın (Peygamberimize, O’na, cümle peygamberlere salat ve selâm olsun) adlarından biridir. Mesihlik iddia edenler Meryem oğlu İsâ olmadıklarına ve olamayacaklarına göre, bu iddiaları da ancak ve ancak ANTİSOSYAL KİŞİSEL BOZUKLUKLARDAN NEŞ’ET EDEN HEZEYANLARDIR.

Hazret-i İsâ’nın, kıyametin kopmasına yakın dünyaya teşrif edeceği ve HAZRET-İ MUHAMMED’İN (O’na, al ve ashabına salat ve selâm olsun)  şeriatını tatbik ederek bir süre için hüküm süreceği de akla uygun değildir. Zira son Peygamber Hazret-i Muhammed’tir. Hazret-i İsa bir daha dünyaya teşrif edecek olursa, o zaman son Peygamber de o olurdu!

İslâmi kavramlardan biri olan  “MEHDİLİK” ise yine sıhhat dereceleri tartışılabilecek hadisi şeriflere dayandırılır. Mehdi’nin kıyamete yakın zuhur edeceği ve Peygamber Efendimizin soyundan olacağı belirtilir. Hatta Peygamber Efendimiz tarafından şekli, şemâli tarif edilmiştir. Mehdi’nin gelmesiyle, bütün dünyaya bolluk, bereket ve huzur geleceği söylenir. Ancak MESİHLİĞİN DE, MEHDİLİĞİN DE BİRER ŞAHSİ MANEVİ OLDUKLARI GÖRÜŞÜNDE OLAN ULEMA SINIFINA DAHİL DİN ADAMLARI VARDIR.  Zaman-zaman, MESİHLİK VE MEHDİLİK İDDİASINDA BULUNAN ŞARLATANLAR HEP OLMUŞTUR VE OLACAKTIR!

Unutmayalım, FETÖ’NÜN örgüt başı Fethullah Gülen’in  de MEHDİ olduğunu iddia eden ahmaklar olmuştu. Mehdi değil, bir CİA Ajanı olduğu ortaya çıktı. Sakın ola bu gibi safsatalara inananlar olmasın, Müslümanlar bir daha aldanmasın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN