• Dolar Alış 7.9641TL
  • Dolar Satış 7.9324TL
  • Euro Alış 9.4252TL
  • Euro Satış 9.3876TL
Reklam
Reklam

“NEREDE HATA YAPIYORUZ?” DİYE KİMSE KENDİNİ SORGULAMIYOR!..

Reklam
, 0 Yorum

İstanbul Kartal’da 7 katlı bir binanın çökmesi faciasından sonra ülke genelinde çürük binaların tespitine yönelik bir çalışmanın başlatılarak üç ay içinde tamamlanması hedefleniyor şimdi… Ülkemizin büyük bir kesimi deprem riski altındadır ve geçmiş yıllarda yaşanan depremlerde çoğu insanımız yaşamını yitirirken ekonomik alanda büyük zarar gördüğümüz gerçeğini yeterince önemsemiyoruz yine de… Yapılan araştırmalar ışığındaki açıklamalara göre; mevcut 18 milyon yapı stokumuzun %67’si kaçaktır ve Kartal’daki faciadan sonra çürük binalarla ilgili ihbarlardan söz ediliyor aynı zamanda…

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum önemli konuyla ilgili olarak; “Hedefimiz yılda 300 bin kentsel dönüşüm projesi gerçekleştirmek. Bu sayede inşallah önümüzdeki 20 yıl içerisinde Türkiye’de deprem riski taşıyan bina kalmamış olacak..” ifadesiyle gereken duyarlılığın gösterildiğine vurgu yapıyor ama 51 ilimizin 1. derecede deprem kuşağında olduğunun belirtildiği ve insan canının her şeyden daha çok kıymet taşıdığı gerçeği göz önünde bulundurulursa, deprem riski taşıyan bina kalmaması için biçilen 20 yıllık sürenin çok fazla bir süre olduğuna hükmedilecektir kanımca da… Kimi zaman benimsenmeyen durumlar sonucu yaşamını yitiren vatandaşlarımız olduğunda; “İnsan canı bu kadar ucuz olmamalı!..” denildiğini anımsadığımdan, ülkemizdeki deprem gerçeği nedeniyle de aynı deyimi kullanmak yanlış olmaz elbet…  Allah korusun bir deprem felaketi ile karşı karşıya kalındığında çok sayıda insanımızın hayatını kaybetmemesi büyük önem taşıdığına göre, riskli olan binaların depreme karşı dayanıklı duruma getirilmesine yönelik sürecin 20 yılı kapsamaması gerekmektedir ve böyle bir duyarlılığın gösterilmemesi, insan canının ülkemizde önemsenmediği algısını pekiştirecektir haliyle…

Ülkemizin çözüm bekleyen önemli sorunları yanı sıra halkımızın da bir o kadar önemli beklentileri vardır ve halkımızla ülkemiz menfaatleri her şeyin üstünde tutulsaydı, çoğuna çözüm üretilecekti ama ülke yönetiminde söz sahibi olanlar, gereken duyarlılığı göstermemişlerdir maalesef… Hedeflenen muasır medeniyet düzeyini yakalamada yaptığımız rötar, akan yıllar içindeki elverişsiz icraatların sonucudur ve bu olumsuzlukta tüm yönetimlerin vebali vardır kesinlikle… Benimsenmeyen seçim mevzuatlarına rağmen yine de halkın iradesiyle yüce makamlara gelenler, koltuk sevdasını millet ve memleket menfaatleri üstünde tutmasaydılar, kalkınmış ülkeler safındaki yerimizi alacak ve küresel bazda söz sahibi olacaktık bazı ülkeler gibi…

Hatadan dönmek fazilettir ama ülke yönetiminde söz sahibi olanlar, çözemedikleri sorun ve beklentiler için “Nerede hata yapıyoruz?” diye sorgulamıyorlar kendilerini… Her noktasında deprem riski taşıyan ülkemizde yüksek katlı binaların boy salmasına göz yumulması, olumsuzluklar nedeniyle kimsenin kendini sorgulama gereği duymadığının göstergelerinden biridir sadece… Yazık değil mi cennet ülkemize ve vaatlerle aldatılan halkımıza!..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN