• Dolar Alış 7.9641TL
  • Dolar Satış 7.9324TL
  • Euro Alış 9.4252TL
  • Euro Satış 9.3876TL
Reklam
Reklam

ŞERİFLER VE SEYYİTLER

Reklam
, 0 Yorum

Peygamber Efendimiz Hazret-i MUHAMMED’İN (O’na, al ve ashabına salat ve selam olsun) soyundan gelenlere (EHL-İ BEYT) denilir. Ehli Beyt de  ŞERİF ve SEYYİT olarak iki isim altında tanımlanır. Hazret-i Fatma Anamızın sevgili çocukları Hazret-i Hasan’ın soyundan gelenlere ŞERİF, Hazret-i Hüseyin’in soyundan gelenlere ise SEYYİT unvanı verilir. Bilindiği gibi, Peygamber Efendimizin erkek çocukları dünyaya gelmişse de, büluğ yaşına ermeden vefat etmişlerdir. Peygamber Efendimizin unvanlarından olan (EBÜ’L KASIM) Arap adetlerince, doğan ilk çocuklarının adlarından dolayı, verilen unvandır.

Peygamber Efendimiz şöyle buyurmaktadır: “Bu iki oğlum (Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin) dünyadan iki reyhandırlar. Yine bu iki oğlum ister (imamet işi için) kıyam halinde olsunlar, isterse otursunlar imamdırlar.”

Bir başka buyruklarında da “Her haseb ve neseb (soy), Benim haseb ve nesebim hariç kesilecektir. Her kızın evlatlarının asabesi (koruyucusu) Fatıma’nın evlatları hariç baba tarafındandır. Çünkü Ben onların (Fatıma evlatlarının) babası ve asabesiyim.”

“Hz. Ebubekir’in rivayetiyle Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır:

“Şüphesiz Benim bu oğlum (Hz. Hasan) Seyyid’dir. Allah-u Teala’nın O’nun sebebiyle Müslümanlardan iki büyük cemaatin arasını bulması umulur.”

“Haccac, Yahya ibn Ya’mer’e birini gönderip şöyle dedi: “Bana ulaştığına göre sen Hasan ve Hüseyin’in Hz. Peygamberin zürriyetinden olduğunu iddia ediyormuşsun. Bunu Allah’ın Kitabı’nda mı buluyorsun? Ben onu başından sonuna kadar okudum bulamadım.”

O da şöyle cevap verdi: “En’am Suresi’ni okumadın mı: O’nun soyundan Davud’u, Süleyman’ı? hidayete erdirdik? Yahya’yı ve İsa’yı da?”

Haccac, “evet okudum” deyince, “Babası olmadığı halde İsa, İbrahim’in zürriyetinden değil midir?” diye sordu ve Haccac da, “doğru söyledin” dedi.”

Bugün böyle bir yazıyı yazmak gereğini nereden duydum derseniz, hafta içinde Şehrimizde (SEYYİDLER VE ŞERİFLER BULUŞMASI)  düzenlenmişti bundan esinlendim.

Peki, nasıl oluyor da sadece İlimizde değil, Türkiye’nin birçok şehirlerinde, ilçelerinde, beldelerinde, hatta köylerinde bile SEYYİTLER ve ŞERİFLER var. Çünkü ilk yıllardan itibaren dini yaymak için başta seyitler ve şerifler olmak üzere çok sayıda sahabe, tabiin ve tabiinlerin tabiinleri dünyanın dört bir yayına yayılmışlardı. Afrika ülkelerine, Asya kıtasına, hatta Avrupa kıtasına gidenler bile olmuştu. İşte, İslam dininin yayılması için dünyanın dört bir köşesine dağılanlar içinde ŞERİFLER ve SEYYİTLER de olmuştur. Bugün kendilerine seyit ve şerif unvanı verilerek anılanlar da bunların ahfadlarıdır.

Şunu da unutmamak gerekir ki seyitlere ve şeriflere hürmet etmek, bizatihi Peygamber Efendimize hürmettir. Tabii, bir gerçeği de vurgulamakta yarar var. Şecereleri (soy kütüğü) olanların dışında her başına yeşil sarık saranlara da aldanmamak gerektiğinin altını çizmek gerek…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN