• Dolar Alış 7.6883TL
  • Dolar Satış 7.6576TL
  • Euro Alış 8.9572TL
  • Euro Satış 8.9215TL
Reklam
Reklam

SİİRT’İN MEDYAN YAŞI YÜKSELİYOR

Reklam
, 0 Yorum

Siirt’in medyan yaşı yükseliyor. Dilerseniz medyan yaşının yükselmesini ele almadan önce medyan yaş nedir onu hatırlayalım.

Günümüzün ansiklopedileri  sosyal medyadaki ansiklopedilerde medyan yaşı şöyle tanımlanıyor” “Ortanca yaş (medyan yaş), bir nüfus gurubunun yaşları, küçükten büyüğe doğru sıralandığında tam ortada kalan bireyin yaşıdır. Bu durumda toplam nüfusun yarısı bu yaştan büyük, öbür yarısı küçüktür. Ortanca yaş demografik (nüfussal) yaşlılığı gösterme yöntemlerinden biridir.”

Tanımlamada da belirtildiği medyan yaş bir toplumla ilgili önemli demografik verilerinden birisidir.Medyan yaşının yüksek olması o toplumun yaşlandığını gösteriyor. Türkiye’nin medyan yaşı 31.4 tür.

Yani bir başka anlatımla, ülkemizde yaşayan insanları yaş sıralamasına göre sıraladığımızda tam ortadaki kişinin yaşı 31.4  olarak karşımıza çıkıyor. Nüfusumuzu kaba taslak 80 milyon olarak kabul edersek , 40 milyonu bu rakamın altında,  diğer 40 milyonu da üstündedir.Bu rakamlar her gün basında yaşlanan toplumlar olarak karşımıza çıkarılan Japonya da 44.7, Almanya da 44.3 tür.

Siirt’in medyan yaşı 2017 yılında açıklanan verilere göre 20.8’dir. Bu ülke ortalamasının çok altında.  Genç nüfusa sahip diğer iller şöyle Şanlıurfa 19,5, Şırnak 19,5, Ağrı 20,5, Muş 20,9, Van 21,2, Batman 21,3, Mardin 21,9, Bitlis 22,0, Hakkari 22,3, Diyarbakır 22,8, Iğdır 24,4, Gaziantep 24,5, Kilis 25,8, Kars 25,8,. Görüleceği gibi en genç nüfusa sahip olan illerin tamamına yakını bizim bölgelerden olan  iller.

Ancak birkaç yıl önceki verilerde Siirt’in medyan yaşı daha düşüktü.Örneğin 2011 yılı verilerine göre ortalama yaşımız 19.29’du. Bu gibi verilerde birkaç yıl içerisinde bir verinin 19.29 dan 20.8’e yükselmesi çok anlamlıdır.

Aslında bu veriye üzülmek mi lazım sevinmek mi lazım insan  ilk anda karar veremiyor. Toplumların yaşlanmaktan korktukları günümüz dünyasında aslında buna üzülmek gerekiyor. Ancak dünya ortalamasının çok-çok altında, yani henüz tehlike sınırına girmemiş  olmamız ve halen mevcut çocuk ve gençlerimizin başta eğitim ve istihdam olmak üzere bir çok sorununu çözemediğimiz gerçeğini göz önünde bulundurduğumuzda bu üzüntümüz biraz olsun azalıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN