• Dolar Alış TL
  • Dolar Satış TL
  • Euro Alış TL
  • Euro Satış TL
Reklam
Reklam

SİNEK VIZILDAMASINA SEVİNMEK

Reklam
, 0 Yorum

Sinekler yaz sıcaklarında hayatı bize zehir eden, Tam uykuya ya da bir konuya odaklandığımız en olmadık zamanlarda bir ısırıkları ile bizleri yerlerinden fırlatan, fizikleri küçük verdikleri rahatsızlık büyük hayvanlardır.

Her zaman bu hayvancıkların Yüce Yaradan tarafından neden yaratıldığını düşünmeden onlara tiksinerek bakıyoruz. Hatta ortalıkta gözüktükleri yaz mevsiminde onlardan korunmak için çeşitli önlemlerde alıyoruz. Cibinlik, elektronik cihazlar ve losyonlar, sineklerden korunmak için başvurduğumuz yöntemlerin başında gelenlerdir.

Evlerimizde yürüttüğümüz bireysel mücadelenin yanı sıra sineklerle bir de toplumsal bir mücadele yürütülüyor. Daha önce Sıtma ve Savaş Müdürlüğü tarafından yürütülen bu hizmet, günümüzde daha çok belediyeler tarafından yürütülüyor. Sineklerin üreme merkezleri olan bataklıklar, özellikle çoğalma dönemleri olan ilkbahar mevsiminden başlayarak sık-sık ilaçlanıyor ve çoğalmaları önleniyor.

Özetlemek gerekirse, sinekleri sevmiyoruz ve tiksiniyoruz, görmek istemiyoruz. Hatta nefret ediyoruz. Yani onları bir düşman olarak görüyoruz. Peki insan düşman olarak bellediği bir varlığı gördüğü için sevinir mi? Eğer o insan içinde bulunduğumuz bu günleri yaşıyorsa ve sabah kalktığı andan yattığı ana kadar sürekli coronavirüs salgını ilgili doğru-yanlış binlerce haberin ve programın bombardımanına tabi tutuluyorsa; evet. Çünkü hepimiz biliyoruz ki, virüslerin tamamı sıcak ve kuru havalarda fazla yaşayamazlar. Sineklerde yaklaşan sıcak günlerin habercisi olunca ben geçen gün havalandırmak üzere pencerelerini açtığımız mekânda bir sineğin önce vızıldamasını ve ardından da kendisini görünce bir an içinde olsa sevindim.

Sonrasında bir anda olsa kendi sevincime kendim güldüm. İnsanoğlunun gözle görülemeyen küçük bir mahlûk karşısında ne kadar aciz bir duruma düştüğünü düşündüm. İleri teknolojiler, büyük devletler, kocaman insanlar bu küçük musibetle başa çıkmakta zorlanıyorlar.

Coronavirüs konusuna gelince;  bu konuda gerçekten insanların kafaları karışık, insanlar panik ve korkuya yönelmiş durumda. Bunu yapanların çoğu bilim insanları ve bunlara çanak tutan basın organları. İnsanları bu kadar korkutan bilim insanlarının yine kendileri bu virüsün bağışıklık sistemi güçlü olanları etkilemediğini ve bu nedenle bu sistemimizi güçlü tutmak için morallerimizi bozmamamız gerektiğini belirtiyor. Yani çoğu zaman korkutucu ama bilinmesinde hiçbir yararı olmayan bilgilerle beyinlerimizi ve ruhlarımızı esir alıyor, hem de korkmayın bağışıklık sistemini güçlü kılın diyorlar.

Tam da tavşan kaç tazı tut oyunu.. İnşallah bu zorlu süreci atlatacağız. Tabii ki bunu daha rahat atlatabilmek için de tedbiri elden bırakmamak ve önerilen kurallara uymamız gerekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN