• Dolar Alış TL
  • Dolar Satış TL
  • Euro Alış TL
  • Euro Satış TL
Reklam
Reklam

SOSYAL İÇERİKLİ BİR SİİRT ANEKDOTU

Reklam
, 0 Yorum

Siirt’te yaşandığı anlatılan masalımsı bir anekdot vardır. Dürüstlüğün, paylaşmaya önem vermenin, karşısındaki kişinin hak ve hukukunu düşünmenin önemine vurgu yapması açısından mana dolu bu anekdotu okuyucularımla paylaşmak istedim. İşte, ibret dolu o anekdot:

Öyle anlatılır ki, bundan yıllar-yıllar önce Siirt’te yaşayan iki kardeş varmış. Kardeşliği, hakkıyla yaşayan ve her konuda birbirine destek olmakta yarışan bu kardeşler, çiftçilikle uğraşır, babadan kalma tarlalarını ekip, biçerek geçimlerini bununla sağlarlarmış.

Yine, tarlalarını ekip biçtikleri bir yıl, mahsullerini daha başak halindeyken kile usulü bölüşmüşler, sonra da birinin hakkı, diğerine geçmesin diye hangi kümenin kime ait olacağı konusunda kura çekmişler. Böylece hangi kümenin, kime ait olduğunu belirlemişler.

Taksimatı yapan kardeşler, başak halindeki buğdaylarını daha sonra değerlendirmek üzere tarlada bırakıp eve gitmişler. Eve gitmişler ama yapılan taksimat büyük kardeşin içine sinmemiş. Kendi kendine:

-“Ben evliyim, kardeşim daha bekâr, evlenecek, paraya ihtiyacı olacak, iyisi mi, haberi olmadan, tarlaya gideyim de kendi payıma düşen buğdaydan, kardeşimin payına katayım.” demiş ve tarlaya giderek kendi buğday kümesinden, kardeşinin buğday kümesine dökerek, hiçbir şey olmamış gibi gönül huzuruyla eve dönmüş.

Gerçek kardeşlik duygusu bu ya,  küçük kardeş de kendi kendine düşünüyor ve için-için:

-“Kardeşim evli, çoluğu-çocuğu var. Ben yalnız başıma biriyim. Onun benden çok daha fazla paraya ihtiyacı olacak, iyisi mi tarlaya gideyim, ağabeyimin haberi olmadan, kendi payımdan onun payına aktarma yapayım.” demiş ve o da tarlaya giderek, kendi buğday kümesinden, ağabeyinin kümesine bir hayli buğday başağı aktarmış.

Öyle anlatılır, iki kardeşin bu samimi davranışları YÜCE ALLAH’IN öylesine hoşuna gitmiş ki, daha BAŞAK halinde olan buğdaylara (ALTIN OL) buyruğunu vermiş, bütün başaklar, altına dönüşmüş.

İster (masal) deyin, isterseniz de (öyle şey olur mu) diyerek gülüp geçin. Ancak bu anlatılanda çok önemli bir vurgu ve alınacak dersler vardır. O da gerçek kardeşlik duygusunun ne anlama geldiğidir.

Hem, başakların altına dönüştürülmesi YÜCE ALLAH’IN indinde hiç de zor bir iş değildir. (KÜN FEYEKÜN) hükmü tartışmasızdır. (OL) dedi mi, olur…

Aslında bu gibi durumların, sadece kardeşler arasında değil, toplumun her kesimi arasında yaşanması ne güzel olurdu. İşte, gerçekte SOSYAL ADALET dedikleri bu olsa gerek. Toplumda sosyal adalet, ancak, insanlara ihtiyaçlarına göre vermekle sağlanabilir.

ANEKDOT

Gönlü zengin biri, genelde fakir fukaranın, garip gurebanın takıldıkları çayhaneye benzer bir yere girmiş. Bir masada sohbet eden iki kişinin yanlarına giderek takılmış. İçlerinden birine:

-Ara sıra içer misin, kıza, kadına takılır mısın?diye sormuş.

Sorduğu kişi samimiyetle cevap vermiş:

-Param olsa hem içerim, hem kıza, kadına takılırım!

Diğerine aynı soruyu sorunca beriki  cevap vermiş:

-Haşa, sümme haşa! Ne içkiyle, ne kızla, kadınla aram olmaz!

Bu cevapları alan gönlü zengin ehli keyf adam çıkarıp birinci muhatabına 10 (on) altın, ikinci muhatabına ise 1 (bir) altın vermiş. Kendisine 1 altın verilen kişi dayanamayarak sormuş:

-Beyzadem, günah fiiller işleme düşkün kişiye on altın verip de bana neden bir tek altın verdiğinin hikmetini öğrenebilir miyim!

Gönlü zengin kişi cevap vermiş:

-Ben, ihtiyaca göre sadaka veririm. Gerisi HAZRET-İ ALLAH’IN bileceği iştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN