• Dolar Alış 7.9641TL
  • Dolar Satış 7.9324TL
  • Euro Alış 9.4252TL
  • Euro Satış 9.3876TL
Reklam
Reklam

SUYA, SABUNA DOKUNMADAN!

Reklam
, 0 Yorum

31 Mart yerel seçimlerinin yaklaştığı ortamda suya sabuna dokunmadan seçim sürecinde tarafsız kalalım diyerek geçmişe dönük Siirt öykülerini hemşerilerimizle  paylaşalım istedik. İşte ŞANS konusunda anlatılan bir Siirt öyküsü:

Yıllar öncesi Siirt’te çok zengin bir tüccar varmış. Bu tüccar, genelde hayvan ticaretiyle uğraşırmış. Sürüler halinde koyun alır, satarmış. Bir gün, zengin adamın, hayvanlarına baksın diye tuttuğu çoban hastalanmış. Adam, koyun sürüsünün açlıktan kırılmasından korkmuş. Evlerinin bitişiğinde oturan fakir, amma tembel komşusunun evine giderek, bir günlüğüne koyunlarını ormana götürmesini ve ağaçlardan dallar keserek yedirmesini, bunun karşılığında kendisine 1 altın vereceğini söylemiş. Amma, tembel komşusu:

-1 değil, 10 altın da versen, ormana gidip, koyunlarını otlatmam! demiş.

Tüccar, çaresiz olduğu için:

-Git, koyunları otlat, sana gerçekten de 10 altın vereceğim! diye teklifte bulunmuş. Ancak, tembel komşu yine de koyunları otlatmayı kabul etmemiş. Oysa 10 altın, bir çobanın neredeyse 2-3 aylık maaşına denk geliyormuş. Tüccarın uzaklaşmasından sonra, yapılan teklifi reddettiğine pişman olan fakir komşu, peşinden koşarak, teklifi kabul ettiğini söylemiş. Ancak, çok öfkelenmiş olan tüccar bu defa:

-Hayır, 1 altına götürürsen götür. 10 altın vermekten vazgeçtim. Varsın, koyunlar bugün aç kalsınlar, ölecek değiller ya!  diyerek, 10 altın vermekten vazgeçmiş. Tembel adam da, evinin yolunu tutmuş amma, paraya şiddetli ihtiyacı olduğu için kendi kendisine:

-1 altın da, 1 altındır. Gidip kabul edeyim ve hayvanları ormana götüreyim. demiş.

Ancak, hayli kızgın olan zengin:

-1 altın da vermekten vazgeçtim. Bak, ayağın çıplak. Eski bir çarığım var. Ücret olarak çarığı kabul edersen ne alâ! Kabul etmezsen, sen bilirsin! diyerek 1 atın vermekten de vazgeçtiğini söylemiş. Fakirin ayakları gerçekten çıplakmış. 10 altını kabul etmemişken, 1 altına bile razı olmuş, ancak, şimdi o şansını da kaybetmiş. Zenginin getirdiği çarığa bakmış:

-“Çıplak ayaklarıma ne güzel de uyar!” diye düşünmüş ve kabul etmiş. Adam, eski çarığı vermiş. Fakir de, çarığı ayaklarına çekerek ormanın yolunu tutmuş. Bir taraftan da, ağaçlardan dalları nasıl kıracağını ve hayvanların önlerine koyacağını düşünüyormuş. Kendisi bu düşüncedeyken, bakmış ki, iri-yarı izbandut gibi biri, elindeki baltayla ağaçlardan dallar kırmağa ve kırdığı dalları aç olan hayvanların önüne yığmağa başlamış. Kendisinin, iş yapmasına da ihtiyaç kalmamış. Ancak, ağaçların dallarını keserek, hayvanların önüne koyan kişinin kim olduğunu merak etmiş. Biraz da korkarak yanına yaklaşmış ve:

-Sen kimsin, neden bu işi benim yerime yapıyorsun? diye soracak olmuş.

Beriki, cevap vermiş:

-Ben, bu işi senin yerine yapmıyorum. Hayvan sahibinin ŞANSIYIM. Bu işi onun için yapıyorum. İş sana kalsaydı, hayvanlar açlıktan kırılacaktı. Onun için, senin değil, hayvanların sahibinin imdadına yetiştim! demiş.

Fakir adam:

-Peki, benim şansım yok mu? diye soracak olmuş.

Tüccarın, adam kılığına girmiş olan şansı cevap vermiş:

-Var, gel sana göstereyim!diyerek Onu, bir ağacın altında yatmakta olan pejmurde, sıska bir adamın yanına götürerek:

-İşte, senin şansın bu! demiş.

Tembel Siirtli dayanamamış ve kendi şansına bağırmış:

-El âlemin şansına bak. Bir de senin bana yaptığına. 10  altından, 1 altına razı oldum. Sonunda çarıkta karar kıldım! diye sitem etmiş.

Fakirin şansı cevap vermiş:

-Sen dua et ki, çarığı kabul ettiğin zaman, uyukluyordum. Yoksa onu da sana verdirmezdim!

Siirtliler bu öyküyü, şanslı ve şanssız insanlar arasındaki farkı belirtmek açısından anlatırlar.

Fırsat buldukça, Siirt’e ait eski öyküleri yazmayı sürdüreceğiz.

Bütün okuyucularımıza BOL ŞANS DİLEKLERİMİZLE!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN