• Dolar Alış 7.6503TL
  • Dolar Satış 7.6198TL
  • Euro Alış 8.9849TL
  • Euro Satış 8.9490TL
Reklam
Reklam

TIBBIN BABASI HİPOKRAT MI, HAZRET-İ LOKMAN MI!

Reklam
, 0 Yorum

14 Mart Tıp Bayramı kutlamalarında batı âleminde HİPOKRAT öne çıkarılır. Doktorlar için (HİPOKRAT YEMİNİ) denilen bir yemin vardır. İslami anlayışa göre ise Tıp biliminin babası HAZRET-İ LOKMAN’dır. Gerçekte her ikisini de TIBBIN BABALARI kabul etmek gerekir.

Önce, Hipokrat’ın kim olduğuna, Hipokrat Yemini’nin ne olduğuna açıklık getirelim.  Hipokrat, Batı âleminin pozitif tıp biliminin kurucusu ve ‘Tıbbın Babası’ olarak kabul ettiği şahıstır. Milattan Önce 460 yılında Bodrum’un karşısındaki bizim İstanköy, Yunanlıların Kos adını verdikleri adada doğduğu sanılmaktadır. Tıpla uğraşan bir aileden gelmektedir, babası Herakleides de zamanın ünlü hekimlerinden biridir. Hipokrat gözlem ve deneye dayanan tıbbın kurucusudur. Hastalıkların bir nedeni ve bunların fiziksel ve gerçekçi bir açıklaması olduğunu ortaya koymuş ve tıbbın bir bilim haline gelmesine öncülük etmiştir. Hipokrat için ‘tıbbı dinden ayıran kişi’ tanımlaması da yapılabilir, çünkü o çağlarda, dinsel ve felsefi inançlar doğrultusunda uygulama yapan bir tıp anlayışı hâkimdi. Hastalıkların tanrıların gazabından ve tabiatüstü güçlerden kaynaklandığına inanılırdı. Hekimler o dönemde aynı zamanda din adamları, tapınaklar da hastane idi. Hekimlik kehanete, büyüye ve fizik dışı güçlere inanılarak yapılırdı.

Hipokrat Yemininin aslında Hipokrat’ın kendisi tarafından değil, onun ekolüne mensup bir öğrencisi tarafından 5. yüzyılda yazılı hale getirildiği kabul edilir. İki bin yıldan beri de eğitimini tamamlayan her hekim mesleğini uygulamaya Hipokrat Yeminini ederek başlamaktadır.

Bu yeminin başlıca iki bölümü vardır. Birinci bölümde, hekimin tıp öğrencilerine, ikinci bölümde ise hastalarına karşı olan sorumlulukları ve yükümlülükleri belirtilir. Hastaya zarar vermemek, daima onların iyiliklerini düşünmek, ağrılarını gidermek, ötenaziye ve çocuk düşürmeye karşı çıkmak ve hastalara ait sırları saklamak bu yeminin temel özellikleridir:

Günümüzde tıp fakültelerini bitiren öğrencilere, bu yeminin biraz değiştirilmiş şekliyle yemin ettirilerek diplomaları verilir. İşte günümüz hekimlerinin yaptıkları Hipokrat yemini:

“Hekimlik mesleği üyeleri arasına katıldığım şu anda, hayatımı insanlık yoluna adayacağımı açıkça bildiriyor ve söz veriyorum. Hocalarıma saygı ve gönül borcumu her zaman koruyacağıma, sanatımı vicdanımın buyrukları doğrultusunda dikkat ve özenle yerine getireceğime, hasta ve toplumun sağlığını baş görev sayacağıma, benden hizmet bekleyen kimselerin sırlarına saygılı olacağıma ve onları saklayacağıma, hekimlik mesleğinin onurunu ve temiz töresini sürdüreceğime, meslektaşlarımı kardeş bileceğime, din, milliyet, ırk, siyasi eğilim ya da toplumsal sınıf ayrımlarının görevimle hastam arasına girmesine izin vermeyeceğime, insan hayatına kesinlikle saygı göstereceğime, baskı altında kalsam bile tıp bilgilerimi insanlık değer ve yasalarına karşı kullanmayacağıma, açıkça, özgürce ve namusum üzerine ant içerim.”

İslam dinine göre Tıbbın Babası” bir PEYGAMBER OLDUĞU konusunda işaretler bulunan HAZRETİ LOKMAN’DIR.

14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle Hazret-i Lokman Aleyhisselamın Oğluna yaptığı vasiyetlerini dile getirerek tıp biliminin bu büyük dehasını da analım istedik.

Bir gün Lokman oğlunu alaraktan yanına

Şefkatle, muhabbetle şöyle buyurmuş O’na

“Oğlucağızım sakın Allah’a hiç şirk koşma

Şirk elbette en büyük zulümdür insanlara

Oğulcağızım bil ki hardal tanesi kadar

İyilik ve kötülük er-geç önüne çıkar

Kaya içinde veya göklerde yahut yerin

İçinde saklansan da Allah önüne senin

Çıkarır hesabını görürsün onun mutlak

Çünkü Allah lâtiftir bir şüphen olmasın bak

O’nun ilmi en gizli şeylere kadir, nafiz

Ve Habir’dir her şeyden haberdardır şüphesiz

Oğulcağızım benim, dost doğru kıl namazı

İyiliği emret ve zulme hiç olma razı

Kötü yolda olanı vazgeçirmeğe çalış

Hoş gör bu konularda azar görsen de alış

Emri bil maruf ile nehyi anil münkerde

Bulun çünkü bu farzdır bil bunu katiyetle

Kibirlenip yüzünü çevirme insanlardan

Yeryüzünde yürüme şımarık olanlardan

Zirâ ki Allah kibir taslayan kişileri

Sevmez övünenlerle, kendini beğeneni

Yürüyüşünde gerek mütevazi mutedil

Ol, sesini alçak tut, sesin en çirkini bil

Muhakkak eşeklerin anırışıdır belli”

Bu öğütleri herkes çocuğuna vermeli

 HAZRET-İ LOKMAN’IN İBRETLİ SÖZLERİ

Sorulmuş ki Lokman’a “Hikmeti Rabbin sana

Niçin vermiş ve nasıl nail oldun sen buna?”

Buyurmuş ki “Doğru söz söylemekle eriştim

Emaneti vaktinde ehline eda ettim

Lüzumsuz olan şeyi terk ederek ömrümde

Böylece mazhar oldum Rabbimin hikmetine”

Denilir ki Lokman’a, Efendisi “Kesilen

Bir koyunun en leziz iki uzvundan hemen

Yemek pişir ve getir bakayım” diye sınar

Hazret-i Lokman dahi dil ve yüreği yapar

Bir gün yine Lokman’ın efendisi bir koyun

Kestirir der “En kötü iki uzvunu bunun

Yemek yap da getir” der, sınavın devamı bu

Lokman yine pişirir dil ve yürek uzvunu

Efendisi sorunca bu işin hikmetini

Lokman şöyle açıklar bilin ki sebebini:

“Bu iki uzuv eğer gerçekten iyi ise

Gayetle iyi olur sahipleri her kimse

Yüreği ile dili kötü olan kimsenin

Hali, her kötü şeyden daha kötüdür bilin”

Yine bir nasihati sırasında oğluna

“Tövbeyi tehir etme” der ki “aldanıp O’na

“Ölüm denen ansızın gelebilir ey oğlum

Bir haberci göndermez, uyarmak için ölüm

Kalbin günahkâr iken Allah’tan kork, kendini

İkram göresin diye gösterme hem muttaki

Pişmanlık duyan olmaz sükutundan dolayı

Söz gümüşse sükutun altın olmalı payı

Âlim kişileri bul, meclislerine katıl

Hikmetli sözler söyler elbette ehli akıl

Ölü kalbi diriltir ALLAH, hikmet nuruyla

Nasıl ki diriltmede, yeri yağmur suyuyla

Sekiz şeye dikkatli olmak lâzım herkese

Dört zamanda, dört şeyi korumak gerek bize

İki şey var hatırdan asla çıkarmayasın

İki şey var onları dahi unutmayasın

Korunacak dört şeyin biri namaz kılarken

Gönlünü korumandır bütün vesveselerden

İkincisi bil oğlum insanlar arasında

Dilini korumandır, büyük yarar var bunda

Yiyip içtiğin zaman boğazını da koru

Sakın haram lokmayla doldurmayasın onu

Başkasının evine girdiğinde gözünü

Koru gözetme sakın eğri tutma gönlünü

Hatırdan çıkmaması gerek olan iki şey

Allah’ın büyüklüğü ve ölümdür yavrum hey

Yaptığın iyiliği, gördüğün kötülüğü

Unutabilsen budur hasletin üstünlüğü”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN