• Dolar Alış 8.0550TL
  • Dolar Satış 8.0228TL
  • Euro Alış 9.5238TL
  • Euro Satış 9.4857TL
Reklam
Reklam

TİMSAH GÖZYAŞLARI DÖKMEYİ İYİ BİLİYORUZ (1)

Reklam
, 0 Yorum

Büyük bir çoğunluğumuz timsahları doğal ortamlarında görmedik; ya hayvanat bahçelerinde ya da belgesel veya fotoğraflardan biliyoruz. Ancak buna rağmen timsahlar hakkında çoğumuz az veya çok bir bilgi sahibiyiz. Örneğin, çoğumuz timsahların  avlarını yedikten sonra arkasından göz yaşı döktüğünü biliyoruz.

Biz Siirtliler de galiba bir farkla, timsahların bu alışkanlığına sahibiz. Belki biz avımızı yemiyoruz ama ilgisiz kalarak, destek vermeyerek yem olmasına ve yok olmasına seyirci kalıyoruz. Ardından, ahlarla vahlarla neden böyle oldu diye de yakınmaya başlıyoruz. Şöyle bir geriye dönüp baktığımızda çoğumuz böyle olaylara tanıklık ettiğimizi veya bizzat içinde olduğumuzu hatırlayacağız.

Dilerseniz birkaç örnekle konuyu somutlaştıralım. Siirt Spor bir zamanlar birinci ligde oynadı. Beşiktaş’ından Fenerbahçe ve Trabzon’una kadar birçok takımın Siirt’e gelmesini sağladı. Sonra Fadıl Akgündüz desteğini çekince takım tepetaklak düşmeye başladı. Maddi açıdan güçlü kaç işadamımız bu kötü gidişi durdurmak için harekete geçti? Kaçımız parmağımızı teprettik? Kaçımız karınca kararınca benden bu kadar deyip sembolikte olsa destek verdik? Hatta bırakın destek olmayı maçlarına bile bedava girebilmenin arayışı içerisinde olan çok sayıda hemşerimiz bile vardı. Elimizden hiç bir şey gelmese bile kalabalık gruplar oluşturarak, zenginlerimizin ve yetkililerimizin kapılarını aşındırıp, bu kulübe sahip çıkmalarını istedik mi veya kaçımız istedi?

Ama Siirt Spor amatör lige düşüp ardından kapanınca mendiller hazır, hepimiz ağlayıp dövünmeye başladık. Oturup kalktığımız yerde; bu memlekette yaşayan her bir bireyin, aynı zamanda bu memleketin de sahiplerinden biri olduğunu unutarak, sahipsiz memleket diye söylenir olduk.

Bir hemşerimiz üretime dayalı bir işletme açsın. Ürettiği ürün emsallerinden daha kaliteli bile olsa onu tercih etmiyor. Oysa biraz daha kalitesiz ve biraz daha pahalı  olsa bile ilimizin ekonomisini güçlendirebilmek açısından onu tercih etmeliyiz. Ürününü alarak ona en büyük maddi ve manevi desteği verebiliriz. Ürününü tercih etmediğimiz hemşerimiz işletmesinin kapısına kilit vurduğunda koromuz hazır.Başlarız yüreklerimizin en derin yerlerinden ah vah etmeye. Hemen sızlanmaya, söylenmeye başlarız. Bu memlekette hiçbir işin başarılamayacağından başlar, bu memleketin hiçbir zaman kalkınamayacağı kesin hükmüyle bitiririz ve anlatırda anlatırız. Kendimiz hariç, o işletmenin sahibi hariç herkesi suçlarız. Yok şöyle yapılmalıydı, böyle desteklenmeliydi? İşletme sahibi şu yanlış politikayı uygulamamalıydı. Şunu yapmalıydı, bunu yapmalıydı v.s… Ama hiçbir zaman, bu olayda benim bir ihmalim var mı, ben kötü sonu önlemek adına bir şeyler yapabilir miydim diye kendi kendimize sormayız.

Bu konuya yarınki yazımızda devam edeceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN