• Dolar Alış 7.9641TL
  • Dolar Satış 7.9324TL
  • Euro Alış 9.4252TL
  • Euro Satış 9.3876TL
Reklam
Reklam

UNUTULAMAZ!

Reklam
, 0 Yorum

Bugün 1999 yılında yaşanan deprem felaketinin 21. Yıldönümü ve 17 bin 480 vatandaşımızın hayatlarını kaybettiği depremin ardından koskoca 21 yıl geçti ama rahmete kavuşan yakınlarının acısı devam ediyor ve bu doğa faciasında deprem yörelerinde bulunan bazı hemşerilerimiz de hayata veda etmişlerdi. Afette yaşamlarını yitiren hemşerilerimin bazı yakınları ile değişik yerlerde arkadaşlarla birlikte karşılaşırken, acılarını paylaştığımızı dile getirerek hayatlarını kaybedenlerin ruhlarına Fatiha okuyup teselli etmeye çalıştık ve kendileriyle konuşurken gözleri dolan hemşerilerimizin, kaybettikleri yakınlarının derin acılarını hiçbir zaman unutamayacakları gerçeğini bir kere daha gözlemleyerek duygulandık.

Ülkemiz her noktasında deprem riski taşıyor ve yaşanan sayısız deprem olayında can kaybı yaşanmaması teselli bulmamıza vesile olduysa da, deprem uzmanlarınca özellikle 16 milyon nüfuslu İstanbul ilimizde büyük bir deprem yaşanabileceğinden söz edildiğinde, tüylerim diken/diken oluyor. Siirt ilimizin birinci derecede deprem kuşağında yer aldığı ise yine deprem uzmanlarının belirlemeleri doğrultusunda yıllardan beri ifade edilmektedir. Deprem afetlerinde can kaybının yüksek oranda gerçekleşmesi nedeni, çok sayıda binanın depreme dayanıklı olmamasıdır ve söz konusu binaları depreme dayanıklı konuma getirme çalışmaları, maalesef yavaş bir tempo ile sürdürülmektedir. Hiçbir şeyin can kadar önem taşımadığı gerçeği göz önünde bulundurulursa, bu konuya öncelik verilmesi gerektiğinin kaçınılmazlık arz ettiğine hükmedilecektir sanırım.

Bu yıl bazı illerimizde meydana gelen ve ilimizde de hissedilen depremler esnasında halkımızın nasıl bir haleti ruhiye ile evlerinden açık alanlara koşuştuklarını unutmuş değilim. Hissedildiğinde bile korkutan/ürküten deprem afetlerinin en az can kaybı ile atlatılmaları için afete dayanıklı olmayan binaların bir an önce dayanıklı konuma getirilmesi şarttır ve bu beklentinin önemsenmemesi durumunda icra edilecek hizmetlerin, vatandaş nezdinde hiç bir kıymeti harbiyesi olmayacaktır.

1999 yılında yaşanan büyük deprem felaketinin 21. yılında yakınlarını yitirenlerin hiçbir gün acıyı üzerlerinden atamadıklarını gözlemlemenin derin üzüntüsü içinde afette hayatlarını kaybedenlere köşemden de rahmet dileyerek yakınlarının acılarını paylaştığımızı vurgularken, depreme dayanıklı olmayan binaları dayanıklı konuma taşıma beklentisinin artık dikkate alınmasını temenni ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN