• Dolar Alış 7.8438TL
  • Dolar Satış 7.8125TL
  • Euro Alış 9.2983TL
  • Euro Satış 9.2612TL
Reklam
Reklam

VAKIFLAR HAFTASI (7-12 MAYIS)

Reklam
, 0 Yorum

Vakıflar Haftası, Mayıs ayının ikinci haftasıdır. Bu yıl, 7-12 Mayıs tarihleri arasında kutlanacak. olarak kutlanır. Bütün Anadolu gibi, Siirt de, vakıf zengini bir beldedir. Sadece il, ilçe merkezlerinde değil, köylerde bile zengin vakıf gayrimenkuller vardır. Sadaka-i cariye hükmünde olan Vakıflar konusuna atalarımız büyük titizlik göstermişlerdir. Geçmişte, atalarımız en güzel gayrimenkullerini vakıf hizmetlerine adamaktan imtina etmemiş, bu konuda adeta birbirleriyle yarış içinde olmuşlardır.

İnsanoğlu öldükten sonra amel defteri kapanır amma, arkalarında sadaka-i cariye bırakanların amel defterleri asla kapanmaz. Hayır işlerine vakfettikleri gayrimenkuller amaçlarına uygun kullanıldıkları sürece, amel defterlerine sevaplar yazılmağa devam edilir.

Vakıflar, bütün toplumun malıdırlar. Bu bakımdan, vakıf konusuna gereken hassasiyetin gösterilmesi, bu toplumda yaşayan herkesin görevidir. O kadar çok konularda vakfiyeler ihdas edilmiş ki, bunları düşündüğünüz zaman, atalarımızın toplumsal konularda ne kadar hassas oldukları ortaya çıkar.

Sadece camiler ve medreseler için değil, öyle toplumsal sorunlar için vakıflar ihdas edilmiş ki, bu kadar ileri görüşlü olan atalarımızı rahmetle ve minnetle anmak durumundayız. Düşünün ki, yere balgam atan densizin attığı balgamı temizlemek, insanların ikamet alanından uzaklaşmalarını sağlamak için meskun olmayan mahallere, pekmez kapları koyarak haşereleri (sinek gibi) o yönlere çekmek, yetim kızları evlendirmek, dullara yardım etmek, hastalar için şifahaneler, yaşlılar için dar-ul acezeler kurmak. Ve aklımıza gelmeyen daha nice toplumsal konular için kurulan vakfiyeler vardır.

İşin gerçeğini söylemek gerekirse, Siirt, vakıf gayrimenkulleri açısından zengin olmakla birlikte, helâl-haram demeden kırıştıran haramzadeler sebebiyle bu özelliğini giderek yitirmektedir. Çünkü alabildiğine vakıf yağması var. Atalarımız vakfettiler, biz yağmalıyoruz. Bu yağmada hepimizin payı ve vebali bulunmaktadır. Ne var ki, gözümüzün önündeki bu yağmaya karşı “BANA NECİLİK” karakterimiz olmuş gibi…

Tabii, bizzat vakıflar idaresinin de zaman – zaman vakıf gayri menkulleri çeşitli kılıflar altında peşkeş çektiğini görmezden gelemeyiz. Vakıf haftası konusunda İlimizde ve Şehrimizde önemli bir etkinlik yok, gibi. Oysa Siirt hem il, hem Şehir olarak VAKIF ZENGİNİDİR. Ancak, atalarımızın vakfettiklerini yağmalayan günümüz insanlarının, bu haftanın anlam ve önemini bilebileceklerini pek tahmin etmiyoruz. Öylesine bir VAKIF YAĞMASI ile karşı karşıyayız ki, yeni vakıflar kurmak şöyle dursun, mevcutlarını korumak bile imkânsız. Bu gidişle, çok değil 20-30 yıl sonra Şehrimizde, bütün vakıf gayrimenkullerinin, özel şahısların ellerine geçtiğini görürseniz, hiç şaşırmayınız.

İlimizde ve Şehrimizde vakıflarla ilgili bir etkinliğin olmayışının önemli bir nedeni de, Vakıflar Teşkilatının bulunmamasından kaynaklanıyor, olsa gerektir. Birkaç yıl önce kurulan Vakıflar Şube Müdürlüğü bile çok görülerek lağvedilirken, Siirt’teki vakfiyeler de, sahipsiz ve başı-boş bırakıldı.

Çok köklü bir vakıf kültürüne sahip ülkemizde, hemen-hemen akla gelebilecek her hizmet için tesis edilmiş vakfiyeler vardır. O kadar çok çeşitli amaçlara yönelik vakfiyeler var ki, tespitleri ve vakıf senetlerinin yazılması için, ciltler dolusu kitaplar yetmez…

Şehrimizde, hemen her camiin, hatta her mescidin bir vakfiyesi vardır. Cami ve mescitler dışında, medrese vakfiyeleri ikinci plânda yer alır. Çeşmelerle ilgili vakfiyeler yanında, hastalar, yolcular için tesis edilmiş ve artık ilga olmuş nice vakfiyeler de vardı. Vakıflar aracılığıyla kurulmuş hanlar, hamamlar, medreseler, çeşmeler, değirmenler ve daha neler, neler varken, bunların büyük çoğunluğu artık yok. Çünkü ONLAR VAKFETTİLER, BİZLER YAĞMALADIK…

Bir örnek olmak üzere, Osmanlı Padişahlarından Sultan Muhammed Han’ın bir vakfiyesiyle ilgili ilginç bir VAKIF SENEDİNİ, okuyucularımızın dikkatlerine sunalım, istedik:

FATİH SULTAN MEHMET’İN SAĞLIK VAKFI İLE İLGİLİ VASİYETNAMESİ

“Ben ki; İstanbul Fatihi abd-i aciz Fatih Sultan Mehmet bizatihi alın terimle kazanmış olduğum akçelerimle satın aldığım İstanbul’un taşlık mevkiinde kain ve malumu’l-hudut olan 136 bap dükkanımı aşağıdaki şartlar muvacehesinde vakfı sahih eylerim. Şöyle ki;

Bu gayri menkulatımdan elde olunacak nemalarla İstanbul’un her sokağına ikişer kişi tayin eyledim. Bunlar ki ellerindeki bir kap içerisinde kireç tozu ve kömür külü olduğu halde günün belirli saatlerinde bu sokakları gezerler. Bu sokaklara tükürenlerin, tükürükleri üzerine bu tozu dökerler ki; yevmiye yirmişer akçe alsınlar. Ayrıca 10 cerrah 10 tabip ve 3 de yara sarıcı tayin ve nasbeyledim.

Bunlar ki, ayın belli günlerinde İstanbul’a çıkarlar, bilaistisna her kapuyu vuralar. Ve o evde hasta olup olmadığını sorarlar. Var ise şifası ya da mümkün ise şifayab olalar. Değilse kendilerinden hiçbir karşılık beklemeksizin darülacezeye kaldırılarak orada salah bulduralar.

Maazallah her hangi bir gıda maddesi buhranı da vaki olabilir. Böyle bir hal karşılığında bırakmış olduğum 100 silah, ehli erbaba verile. Bunlar ki; hayvanatı vahşiyenin yumurtada veya yavruda olmadığı sıralarda balkanlara çıkıp avlanalar ki, zinhar hastalarımızı gıdasız bırakmayalar.

Ayrıca külliyemde bina ve inşaa eylediğim imarethanede şehit ve şühedanın harimleri ve medine’i İstanbul fukarası yemek yiyeler. Ancak yemek yemeye veya almaya bizatihi kendileri gelmeyip, yemekleri güneşin loş bir karanlığında kimse görmeden kapalı kaplar içerisinde evlerine götürüle.”

Bütün bunları anlattıktan sonra, HEMŞERİLERİMİZE SORUYORUZ: VAKIF YAĞMASINA DEVAM MI!

ŞEHRİMİZDEKİ VAKFİYELER!

Vakıflar Haftası bugün start alıyor. Bu sebeple VAKIFLA ilgili bir yorum yapalım istedik. Vakıf demek bilindiği gibi bir hizmetin gelecekte de yapılması, sürüp gitmesi için, belirli koşullarla ve resmi bir işlemle bırakılan gelir, para ya da gayrimenkul anlamına gelir.

İlimiz, vakfiyeler yönünden çok zengindir. Şehrimizdeki arsaların ve arazilerinin yarısına yakınının çeşitli vakfiyelere ait olduğu bilinen bir gerçektir. Siirt, zaman içinde gelişince vakfedildikleri zamanlar tarla, bağ, bahçe olan araziler, arsa durumuna geldiler ve büyük değer kazandılar. Gerçi vakfedilmiş araziler, arsalar yanında dükkânlar, evler, hanlar, hamamlar da bulunmaktadır. İşte, Atalarımız tarafından vakfedilen bu arsaları yağmalamak da biz torunlarına düştü!!!

Gelirleri, genelde camiler, medreseler, çeşmeler, hanlar ve benzeri hayır işlerine sarfedilmek üzere kurulan, bazıları resmiyette mülga olmuş bu vakfiyelerden aklımıza gelenleri sıralayalım:

Şeyh Musa Vakfiyesi,

-Şeyh Muhammed El Askeri (Çarşı Camii) Vakfiyesi,

Ulu Cami (kırk şehitler) vakfiyesi,

Şeyh Halef vakfiyesi,

Şeyh Hasan Vakfiyesi,

-Şeyh-ül Üryan vakfiyesi,

Şeyh Abdulkadir vakfiyesi,

-Hacı Hüseyin Ağa Vakfiyesi,

Tarmol Vakfiyesi,

-Han-ıl Esved Vakfiyesi,

Hazret-i Fakirullah Vakfiyesi,

Daha sıralanacak o kadar çok vakfiye ismi var ki…

ANEKDOT

Siirt’in bu zengin vakfiyeleri bazen anekdot tadında olayların yaşanmasına sebep olmuyor değil. Bir dostumuz anlattı. Bir yerde, arazi konusunda ihtilaf hasıl olunca iş mahkemeye düşmüş. Bilirkişi olarak çağrılan yaşlı zata Hâkim sormuş:

Elini vicdanına koy ve öyle söyle. Bu arazi kimin?

Bilirkişi gerçeği söylemiş:

Benim bildiğim kadarıyla Şeyh Musa’nındır!

Hâkim, ciddi bir ses tonuyla konuşmuş:

Öyleyse, Şeyh Musa’yı çağırın!

Hâkimin bu talebi üzerine, bilirkişi yanlışını, daha doğrusu eksiğini anlayarak cevap vermiş:

Efendim, benim adını verdiğim ŞEYH MUSA HAZRETLERİ, Siirt’in meşhur evliyalarından bir zattır. Adına kurulmuş VAKFİYESİ vardır. Yine adını alan bir mezarlıkta türbesi bulunmaktadır deyince Hâkim durumu anlamış!

Evet, durum bu! Arazi tespitleri yapılırken, (Şeyh Musa’nındır) diyen insaflı bilirkişi gibi, bütün bilirkişiler insaflı olsalar, durumdan haberdar olmayan hâkimler, (Şeyh Halef gelsin), (Şeyh Hasan gelsin) ve benzeri deyimleri çok kullanacaklar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN