• Dolar Alış 8.3357TL
  • Dolar Satış 8.3024TL
  • Euro Alış 9.7306TL
  • Euro Satış 9.6917TL
Reklam
Reklam

YAYGINLAŞAN GÜVENSİZLİK

Reklam
, 0 Yorum

Toplumların öncelikli beklentileri refah ve huzura kavuşmak olup, elverişli icraatlarla söz konusu beklentilerle kucaklaştırılan toplumlar kalkındıkları gibi, söz sahibi olurlar küresel bazda da… Ülkemiz, işaret edilen muasır medeniyet düzeyine ulaşmada rötar yaptığından; “Kalkınmış ülkeler” safındaki yerini alamayarak “Kalkınmakta olan ülkeler” safında yoluna devam ediyor maalesef…

İstiklal Savaşının eşsiz zaferle sonlanmasından sonra ülkemiz, dış borçları tasfiye edildiği ve yönetimlerin en ideali fazilet rejimi Cumhuriyet’e kavuşturulduğu halde, siyasetteki kısır çekişmeler yüzünden halkımız arzuladığı refah ve huzura hasret bırakılmıştır günümüze dek…. Devlet işlerini düzenleme ve yönetme sanatı olan siyaseti meslek edinenler, seçim meydanlarında refah ve huzur türküleri okuyorlar ama seçimler bittikten sonra  söylediklerini unuttuklarından kendilerine duyulan güvensizliğin boyutları büyüyor gün geçtikçe…

Son zamanlarda olası bir erken seçim söylentisi yaygınlaşırken, demokrasinin vazgeçilmezleri siyasi partilerin bir fazla oy alabilmek için yaptıkları ince muhasebeyi umursamayan vatandaşların öncelikli gündemleri; koyu işsizlik ve insanca yaşam koşullarındaki eşitsizlik olup, ziyaret ettiğim her mekanda tanık oluyorum bu bağlamdaki yakınmalara…  Çoğu vatandaşımızın öncelikleri olan refah ve huzur konusunda dile getirdiklerini; “Vaatler yerine getirilmiyor ve bu nedenle artık siyasetçilere güven duymuyoruz.. 2023 yılında kişi başına düşecek milli gelirin 25 bin Doları bulacağı belirtiliyordu, ancak yapılan açıklamalara göre kişi başına düşen milli gelir 10 bin doların altına düşmüş bulunuyor.  4 kişilik bir ailenin kişi başına düşen milli geliri 9 bin dolar olsa toplamda 36 bin dolar eder ki, böyle bir geliri olan aile sayısı, yok denecek az gibidir.. Yani milli gelir dağılımında büyük bir adaletsizlik vardır.. Karşı karşıya kaldığımız refahsızlıkta iktidar kadar muhalefetin de sorumluluğu görmezden gelinemez.  Muhalefet maalesef mağdur edilenlerin haklarını aramada yetersiz kalmaktadır… ” diye özetlerken, devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatı anlamını içeren siyasetin, vaatlerle halkı aldatma sanatına dönüştürüldüğünü ifade etmek isterim ayrıca…  Sorunlara ve beklentilere çözüm üretme yerine kısır çekişmelere ağırlık veren siyasiler şunu bilmeliler ki; hiç bir söylem, seçmen vatandaşları istedikleri gibi etkilemeyecektir bundan böyle…  Zaman denen çok kıymetli hazinenin siyasilerimizin boş vaatleriyle geçiriliyor olması, halkımız ve ülkemiz adına büyük bir talihsizliktir kanımca da… Yazık!…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN