• Dolar Alış 7.8338TL
  • Dolar Satış 7.8025TL
  • Euro Alış 9.1583TL
  • Euro Satış 9.1217TL
Reklam
Reklam

YİNE BAĞ VE BAHÇELER

Reklam
, 0 Yorum

İlimizde neredeyse sanayinin esamesi bile okunmayacak durumda olunca, geriye vatandaşımızın tek geçim kaynağı olarak tarım ve hayvancılık kalıyor. Bunlar içinde de il merkezi için en önemli unsur etrafımızı çevreleyen bağ ve fıstık bahçelerinden oluşan alanlardır ve bu nedenle bazen tekrar kabilinden de olsa bunlara değinmek zorunda kalıyoruz.

Son zamanlarda yazdığım yazılarda bağ ve bahçelerde görülen zararlılara, hastalıklara, verim düşüklüğüne, yolların durumuna ve çıkan yangınlara değindim ancak, bu alanların düşmanları o kadar fazla ki, saymakla bitmiyor.

Zaman-zaman kimliği belirsiz kişiler bağ ve bahçelere girerek beraberlerinde götürdükleri motorlu testerelerle yetişkin ağaçların dallarını kesiyor ve üstelik kestikleri dalları da orada bırakıyorlar.

Bundan daha yaygın olarak görülen bir olayda hırsızlık olaylarıdır. Bilindiği üzere son yıllarda birçok hemşerimiz bağ ve bahçesinin etrafını ter örgülerle çevirmeye ve demirden kapı taktırmaya başladı. Hatta bir kısmı da bağ ve bahçesine su deposu götürdü. Durumu uygun olanlar ise bir bağ evi yaptı. Sanırım ilimizin etrafındaki bağ ve fıstık bahçelerinde sayıları yüzü aşan bir odadan tam donanımlı olanına kadar ev bulunuyor.

İşte bu durum hırsızların işine yaramaya başladı. Bağ ve bahçelere dadanan hırsızlar buradaki evlere girmeye çalışıyor ve bulabildiklerini alıp götürüyorlar. Evlere giremeyen hırsızlar depoları ya da kapıları alıp, hurda fiyatına satıyorlar. Bağ ve bahçe sahipleri çalınan su deposu veya kapının yerine bir başkasını taktırıyor ancak, yenisi de birkaç haftaya kalmadan yerinden alınıp, doğrudan hurdacıya varıyor.

Bağ ve bahçe sahipleri kendilerini yıldıran, moral motivasyonlarını sıfıra indiren bu durumdan şikayetçi ve bir an önce önlem alınmasını istiyorlar. Aslında burada jandarma teşkilatının alacağı önlemin yanında esas daha doğru çözüm hurdacılarda. Sayıları onu bulmayan bu esnaf kesimi kendilerine getirilen her malı satın almadan önce, kimin getirdiğini ve nereden getirdiğini sorgularlarsa bu sorun kökten çözülür.

Burada Rahmetle Erbakan hocanın “Hiçbir şeyi polis marifetiyle çözemeyiz. Çünkü o polisin başına da bir polis dikmemiz gerekiyor. Bu böyle devam edip gider. Tek çözüm vicdandır” mealindeki görüşünün devreye girmesi gerekiyor.

Umarım bu esnaflarımız biraz empati yapar ve aynı şeyin yarın başlarına gelebileceğini düşünerek, hurda ürün satın alırken daha duyarlı ve daha titiz davranırlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN