• Dolar Alış 7.9432TL
  • Dolar Satış 7.9115TL
  • Euro Alış 9.4266TL
  • Euro Satış 9.3890TL
Reklam
Reklam

YÜREĞİMİZDEKİ KIRILIŞ İZMİR

Reklam
, 0 Yorum

Stajyer Psk. Deniz ÖZTANIK

Her geçen gün birbiri ardına gelen olaylar, doğal afetler, kazalar, krizler, terör eylemleri, çatışmalar, tecavüzler ve salgın hastalıklar sonucu bireysel ve toplumsal travmalar yaşamaktayız. Bu olaylar bireylerde ve toplumda huzursuzluk meydana getirmektedir. İzmir’de yaşanan 6.6 büyüklüğündeki deprem fizyolojik etkilerinin yanında psikolojik etkileri de dikkatimizi çeker. Kişilerin ruhsal sağlıklarına dikkat edilmezse yıkılan tek şey binalar olmaz psikolojik anlamda da yıkılmalar söz konusu olabilir.

Tekrardan deprem olma düşüncesi, daha önce kötü anıları olan, depremde yakınlarını kaybeden  insanlar için korkutucudur. Yaşanılan doğal afetler ani ve beklenmedik bir şekilde olduğu için de yoğun bir anksiyete hissi verebilir. Deprem sonrasında her birey özel olduğu için farklı tepkiler verir. Gönüllü olarak Elazığ deprem bölgesinde bulunmuştum orda yaptığım gözlemler doğrultusunda en sık görülen tepkileri şöyledir: panikleme deprem hala oluyor gibi hissetme, donakalma, şok, yaşanılan olayla ilgili sıklıkla konuşmak isteme, içe kapanma,  günlük aktivitelerde azalma, fiziksel olarak açıklanamayacak bedensel ağrılar, uyku ve yeme problemleri,deprem sesini anımsatan irili ufaklı seslerden aşırı irkilme, olayı hatırlatan yer ve kişilerden kaçınma gibi bazı tepkiler verilir.

 Neler Yapılabilir:

  • Depremler insan psikolojisinde de yıkıma sebep olabilir. Diğer doğal afetler gibi travmaya da yol açabilir. Bireyin deprem sonrası ne yaşadığının farkında olması, durumu anlaması geleceği için atacağı ilk adım olabilir.
  • Bizim için mucizenin adı Elif, İdil ve Ayda oldu. Kurtarılan her canda çoşku ve heyecanımız kat ve kat arttı. Fakat kaybedilen canların acısını yaşarken depremin gerçeğiyle yüzleşiriz dolayısıyla depremi yaşamamış yalnızca iletişim araçlarından takip eden kişilerde de travma sonrası stres bozukluğu görülebilir. Bu yüzden gün boyunca depremle ilgili olan haberler takip edilmemeli, depremde enkazın altından çıkarılan insanların videoları defalarca izlenmemeli.
  • Kurtulan ve yaşama tutunan kişilerin fotoğrafları büyük bir sevinçle ve art niyetsiz paylaşıldı. Bu fotoğraflar kalıcı hale geldi. Travmatize olan kişiler ifşa edildi. Bu durum da o kişilerin aynı olayı yaşamasını tetikleyecektir. Dolayısıyla bu gibi durumlarda kendinize şu soruyu sorun: Siz yaşasaydınız yıllar sonra bu fotoğrafınızı tekrar tekrar görmek ister miydiniz? Mümkün olduğunca bu fotoğrafları paylaşmayalım iyi niyetli de olunsa mahremiyetin görmezden gelinmesi konusunda toplumsal farkındalığı sağlayalım.
  • Deprem, yağmur ve kar yağması gibi doğal bir olaydır. Deprem insanlara zarar vermez. Ama deprem sırasında içinde bulunduğumuz ortamın deprem koşullarına uygun olup olmadığı hayati derecede önemlidir. Sayın Doğan Cüceloğlu hocamızın bu durum çok güzel izah etmiştir: ‘’Depremi önleyemeyiz ama karakter sahibi liyakata önem veren vatandaşlar yetiştirerek depreme dayanıklı binalar yapan bir toplum olabiliriz.’’

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN