REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Siirt Gazetesi

2018’DE DE UMUTLAR NOEL BABA’DA!

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
2018’DE DE UMUTLAR NOEL BABA’DA!
4-Fatih ARITÜRK( siirtgazetesi@gmail.ccccom )
7 views
20 Aralık 2017 - 12:39
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

2018 yılında da emeklilere, işçilere, memurlara yine bir şey yok anlaşılan! Yani, umutlar yine NOEL BABA’DA olacak.

2018 yılı da zamlar yılı olacak gibi. Elektrik, benzin, doğalgaz, tüp gaz, sigara, içki velhasıl aklımıza ne geliyorsa zam görecek. Bu tahminleri nereden yapıyoruz derseniz, (Perşembe’nin gelişi, Çarşamba’dan bellidir) atasözünü anımsatırım.

Anlayacağınız, 2018 yılına girilirken zam görmeyecek hiç bir emtia kalmayacak.  Zam görmeyecek olansa emekli, işçi, memur maaşlarıdır. Zam var ama yine minimum düzeyde!

2017 yılında gereğinin çok altında zam gören ve zaten canları çıkan emekliler, işçiler, memurlar 2018 yılında da aynı dramatik artışlarla karşı karşıya kalacaklar. Bunun için de adeta burunlarından soluyorlar. Yeni yürürlüğe girecek bunca zamlardan sonra, nasıl geçinecekler, bunun hesabını yapmak lâzım. Bu ülkede asgari ücretlinin net aylığını düşünün. Ancak çay ve simit parasına yeteceği ortada. Çay ve simidin en ucuz olduğu Şehir olarak Siirt’i bile düşünürseniz sonuç aynı. Hele bir asgari ücretlinin 3 çocuğu varsa, eşi ile birlikte 5 nüfuslu demektir. Asgari ücret daha açıklanmadı ama 1400 TL’den maksimum 2 bin TL’ye yükseltilse ne yazar. 2 bin TL bile Çay simit parasından öteye geçmez. Ev kirası, yakacak, elektrik, su parası, sağlık harcamaları, çocukların okul masrafları, elbise ve akla gelebilecek daha nice harcama kalemleri! Tabii ekmekle, simit parasını İstanbul’a göre hesaplarsanız, o zaman asgari ücretin tümü ekmek, simit parasına yetmez.

Evet, yaklaşan 2018 yılı, hiç de iyi ve iç açıcı bir tablo ortaya koymuyor. Bu ülke insanının içini karartan ve “SONUMUZ NE OLACAK!”  dedirten karanlık bir tablo var, ortada!

Bu tablo karşısında (HAYDİ KOLAY GELSİN!) demekten başka elimizden ne gelir!

“BENDENİZ, SEKRETER BEY!”

1960’lı 70’li yıllarda sağlıkta bir atılım olarak geliştirilen SOSYALİZASYON sistemi devreye girdiğinde, Sağlık Ocaklarında unvanları “TIBBİ SEKRETER” olan memurlar varmış. Siirt’in bir ilçesi durumundayken, Kozluk Sağlık Ocağına ABDULLAH adındaki bir hemşerimiz de TIBBİ SEKRETER olarak atanmış.

Rahmetli hemşerimiz, PALA BIYIKLI, iri yarı biriymiş. Bir gün, Tıbbi sekreter odasında otururken, ilçeye yeni atanmış genç bir öğretmen, odanın kapısını çalıp içeriye girmiş. Merhum hemşerimiz kendisine:

-Buyurun, ne istemiştiniz? diye sormuş.

Yeni öğretmen, biraz da mahcup bir tavırla:

-Sekreter Hanımla tanışmak istemiştim de, kendisi yok mu? demiş. Hemşerimiz, manzarayı çakmış. Öğretmenin, “TIBBİ SEKRETER” denilince, bu deyimin, zihninde güzel bir bayanı çağrıştırdığını, bunun için de, belki bir arkadaşlık kurmak ümidiyle geldiğini anlamış. Gülümseyerek:

-Maalesef, TIBBİ SEKRETERİMİZ bayan değil! Unvanı, “TIBBİ SEKRETER” olan bey de benim, yine de tanışmak istiyorsanız, buyurun tanışalım! diyerek elini uzatmış. Tabii, genç öğretmen de, uzatılan eli sıkmak zorunda kalmış. İlçe küçük olduğu için, bilahare TIBBİ SEKRETER İLE ÖĞRETMEN ÇOK SAMİMİ ARKADAŞ OLMUŞLAR. Kurulan samimiyetten sonra, öğretmen gerçeği itiraf etmiş:

-Ağabey, ben “TIBBİ SEKRETER” diye çıtı pıtı bir kızla karşılaşmayı bekliyordum. Karşıma senin gibi palabıyıklı biri çıkınca, inanır mısın o an için korktum, demiş!

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.