Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü ve Türkiye’de Basının Durumu

“3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak kutlanır. Dünya Basın özgürlüğünün kutlandığı bu zaman diliminde Türkiye’de çok sayıda gazeteci zindanlarda yatmaktadır. Yetkililere bakarsanız, “Hiçbir gazeteci, gazetecilik faaliyetlerinden dolayı içeride değildir!” amma, gerçek bu mu! Ülkemizde basın özgürlüğü olmadığını yalnız biz değil, uluslararası örgütler de teyit ediyorlar. Türkiye’de maalesef basın ağır bir travma almıştır. Basın özgürlüğüne, düşünce ve ifade özgürlüğüne yapılan sansürler her geçen gün artmaktadır. Yetkililer ve etkililer basının patronlarını aleni bir şekilde sözüm ona uyarıyorlar! “Dükkan senin, istediğin yazarın işine son vermek hakkına sahipsin!” diyerek muhalif yazarları sindirmenin ve susturmanın dolaylı yoldan talebini dile getiriyorlar!

“3 Mayıs Dünya Basın

Tutuklu gazeteciler sebebiyle olacak ki, merkezi ABD’de bulunan insan hakları ve özgürlükleri izleme örgütü Freedom House’ın (Özgürlükler Evi) dünyada basın özgürlüğünün durumunu incelediği raporunda Türkiye, basın özgürlüğünde ciddi gerilemelerin olduğu ülkeler arasında yer almaktadır.

196 ülkenin değerlendirildiği raporda Türkiye 54 puanla 112’inci sırada yer almış bulunmaktadır. Bunun anlamı basın alanında “yarı özgür” konumunda olan bir ülkeyiz! Raporun, Batı Avrupa ülkeleriyle ilgili bölümüne dahil edildiğinde ise Türkiye, basın özgürlüğünün derecesine göre bu listenin son sırasında yer almaktadır.

Türkiye, Mısır, Honduras, Macaristan, Meksika, Güney Kore, Tayland ve Ukrayna’nın aralarında olduğu bazı kilit ülkelerde basın özgürlüğü açısından önemli gerilemelerin olduğu belirtilen raporda, “Türkiye’nin notunun, TCK’nın 301 ve 216’ıncı maddeleri ve Terörle Mücadele Yasası’nı da içeren bir dizi yasa altında gazetecilere yönelik tacizlerin arttığı belirtilmekte. Türkiye’deki bu hukuki baskının, gazeteciler, editörler ve medya sahipleri arasında artan biçimde oto sansüre yol açtığı da iddialar arasında.

Dünya genelinde özgür ve bağımsız medyaya erişebilen insan sayısının son 10 yılın en kötü seviyesine gerilediği tespitinin yapıldığı raporda, her altı kişiden sadece birinin basının “tamamen özgür” olduğu ülkelerde yaşadığı vurgulanmakta.

Raporda değerlendirmeye tabi tutulan 196 ülkenin sadece 68’i (yüzde 35) “özgür” olarak sınıflandırılırken 65 ülke (yüzde 33) “yarı özgür”, 63 ülke (yüzde 32) ise “özgür olmayan” ülkeler kategorisine dahil edilmektedir.

Raporda en özgür ülkeler Finlandiya, Norveç, İsveç, Belçika, İzlanda, Lüksemburg, Andorra, Danimarka, İsviçre ve Liechtenstein olarak yer alırken son on sırada ise en Kuzey Kore, Türkmenistan, Özbekistan, Libya, Eritre, Burma, Belarus, Küba, İran ve Ekvador Ginesi’ne yer verilmekte.

Basın emekçileri, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ne, baskı, sansür ve tutuklamaların arttığı, ‘Hiçbir gazeteci gazetecilikten içeride değil’ diyen bir hükümetin olduğu bir ortamda faaliyet yürütmeye çalışıyor.

Türkiye, cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü gazeteci-yazar sayısı bakımından Dünya birinciliğini sürdürüyor. Bu durum, Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) nezdinde de teyit edilmekte. IPI’nin açıklamasına göre, Türkiye tutuklu gazeteci sayısıyla Dünya birincisidir. Bütün bu gerçeklere rağmen Gazeteci meslektaşlarımıza “Dünya Basın Özgürlüğü Gününüz kutlu olsun!” mu diyelim!